Anahtar kelimeler: Küçüki Annesiın Velisi Katılıp Küçükle Annenin Kayyımı Çatışması Edememesi Küçüğün

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Temsil kayyımı atanması istemli (TMK'nun 426 (2) maddesinden kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2019
Yukarıda tarafları yazılı dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı...nün murisi babasının tek başına tüm hisselerin sahibi olduğu .... Ltd. Şti. hisselerinden bir bölümünün babasının ölümü ile birlikte...'ye kaldığını, küçüğün reşit olmaması nedeniyle velisi annesi...'ın da mirasçı sıfatıyla şirket hissedarı olacağını, bu nedenle küçükle annesi arasında menfaat çatışması olması ihtimaline binaen annenin şirket işlerinde küçüğün temsil edememesi nedeniyle küçük ... adına şirket genel kuruluna katılıp oy kullanması için temsil kayyımı atanmasının gerektiğini bildirmiş, şirket genel kuruluna katılmak ve yönetici seçiminde oy kullanmak üzere davacı küçük...i temsil edecek bir temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Dava, HMK'nun 426 (2) maddesinden kaynaklanan bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaatinin çatışması nedenine bağlı olarak somut işle sınırlı olmak üzere temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir.
Aile nüfus kayıt tablosu ve veraset ilamı örneğinden davacı...nün █████/2002 doğumlu olup, henüz reşit olmadığı, babasının █████/2019 tarihinde ölümü nedeniyle velayetin annesi... tarafından kullanıldığı, küçüğün babası ...'in mirasçıları arasında davacı küçük ile annesi ... de yer aldığı, internetten alınan şirket sicil kaydı örneklerine göre ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tek ortaklı limited şirket olup bütün hisselerin davacı küçüğün babasına ait olduğu görülmüştür.
Davacı küçük ile velisi annesinin, şirketin sahibi vefat eden murisin mirasçıları olması nedeniyle şirketin yönetimi ile ilgili yapılacak iş ve işlemler ve alınacak kararlar yönünden HMK'nun 426 (2) maddesinde belirtilen nitelikte aralarında menfaat çatışmasının doğduğu bellidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 431. maddesinde vasinin atanmasına ilişkin kuralların kayyımın atanmasında da uygulanacağı, 430. maddesinde ise temsil kayyımının, kendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı tarafından atanacağı, yine 426. maddesinin ilk cümlesinde temsil kayyımı atamaya yetkili makamın vesayet makamı olduğu düzenlenmiştir.
Her ne kadar ticari şirketlere temsil kayyımı atanması konusunda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olsa da, gerçek kişi ve küçüklere temsil kayyımı atanması konusunda mutlak ve ticari nitelikte bir ticari davanın söz konusu olmadığı gibi temsil kayyımı atanması sebebine ve konusuna bakılmaksızın gerçek kişilere temsil kayyımı atanması görevi açıklanan Türk Medeni Kanunu hükümleri gereği vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi'ne aittir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih █████████-4855 sayılı ilamında da bu nitelikteki uyuşmazlığın çözüm yerinin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu vurgulanmıştır.
Somut olayda davacı küçüğe temsil kayyımı atanması talep edilmekle bu konuda mahkememiz görevsiz olup, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK'nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği ve dosyanın sürüncemede bırakılmaması ve usul ekonomisi dikkate alınarak duruşma açılmaksızın bu aşamada görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu göz önünde tutularak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle;
1-Görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR SULH HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvuru ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2019
Başkan ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Katip ...
E-İmzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!