Anahtar kelimeler: Arıca Davadavacı Emtiaların Emtialarını Nakliye İşinin Akdedilen Taşıyıcı Taşıması Anlaştıkların

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2014
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizin █████/2022 tarihli, ...Esas, .. sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak, yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, taşıması alt taşıyıcı firma tarafından yapılan ve ödemesi yapılmayan Türkiye'den ...'ya nakliye olan emtiaların taşıma işinin müvekkili firma tarafından gerçekleştirildiğini, davalı takip borçlusu ile akdedilen anlaşma uyarınca tarafların emtialarını taşınması hususunda anlaştıkların, arıca taraflar arasında akdedilen bu anlaşmanın yanında dilekçe ekinde sunulan faturaların müvekkil ile davalı takip borçlusu arasındaki ticari münasebeti kanıtladığını, takip borçlusu davalı şirketin anlaşmaları uyarınca Türkiye den emtialarını çıkışı yapılarak, ...'ya sevkiyatın gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin, davalı şirkete fatura tanzim ettiğini, ancak davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediğini, borcun tahsili amacıyla .. 33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, yargılama masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında ticari ilişki sebebiyle taraflar arasında akdedilen cari hesap kaydı bulunduğunu, iş bu cari hesap ilişkisi uyarınca Davacı tarafından düzenlenen ... tarihli, ... seri ve sıra numaralı. 6.052,54 TL tutarlı fatura" bedeli olarak ...Bankan A. 5. ... Şubesine ait, ... vade tarihli, 6,052,54 TL bedelli, ... AŞ. Emrine çek düzenlenmiş kargo teslim evrakı ile de sabit olduğu üzere davacıya teslim edildiğini, müvekkili tarafından cari hesaba ve defterlere işlenen çek uyarınca, davacı şirketin belirlilen tutara ilişkin müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafından fatura tarihi olarak belirtilen alacak ile aynı tarihte çek çeşide edildiğini ve aynı tarih olan ... tarihinde ... Kargo ... takip numarası ile ilgili çek davacıya teslim edildiğini, ilgili çek bedeli olan 6.052,54 TL çekin vade tarihi olan 21.12.2012 tarihinde müvekkili hesabından tahsil edildiğini, çeke ilişkin sunulan fotokopi ile de anlaşıldığı üzere dava konusu alacağın ödenmesi için davacıya teslim edilen çekin davacı tarafından ciro edilmiş bulunmadığını, 08.03.2013 tarihli takip itibari ile müvekkili davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı sabit olmasına rağmen, davacı tarafından mükerrer olarak alacak talebinde bulunulduğunu, 08.10.2012 tarihinde düzenlenen ve davacıya teslim edilen çek uyarınca; müvekkilin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının sabit olmasına rağmen, davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak fatura alacağına ilişkin ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkili tarafından icra takibine haklı olarak itiraz edildiğini, davacı ise müvekkilin itiraz gerekçelerinin haklı olduğunu ve müvekkilin borçlu bulunmadığını bilmesine rağmen; ilgili çekin düzenlendiğini, davacıya teslim edildiğini ve davalı tarafça alacağın çak vasıtası ile tahsil edildiğini inkâr ettiğini, dosyaya ibraz olunan çek fotokopisi davacı beyanlarının aksine fatura bedelince davacı emrine düzenlendiği, davacıya fatura tanzim tarihinde teslim edildiği, davacı tarafından ciro edildiği ve ilgili tutara müvekkil hesabından çekin vade gününde tahsil edildiği sabit olduğundan kötü niyetli olarak icra takibi yapan ve huzurdaki davayı ikame eden davacının kotu niyet tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile itirazın iptaline karar verilmesini ve davacının kötü niyet tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, ticari ilişki kapsamında fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce daha evvel yapılan yargılama neticesinde özetle''...Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak tespit edildiği üzere takip ve dava konusu fatura davacı ve davalının kayıtlarında mevcut olup taraflar arsında bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fatura bedeli karşılığında davacıya verildiği iddia edilen çekin davacının teslim almadığını iddia etmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı ... seri Nolu ve 6.052,54.-TL tutarındaki çeki 18.10.2012 tarihinde Aras Kargo şirketi vasıtasıyla gönderdiğini iddia etmektedir. dava dosyasın yer alan kargo teslim formunda göndericinin davalı, alıcının ise İnter Kombi/Rahime (davacı) olarak belirtilmiştir. Davacının icra takibine konu ettiği alacak 6.052,54-TL olup, davacının teslim aldığını inkar ettiği çekin bedeli de 6.052,54-TL'dir. Davacı tarafından takibe konu edilen faturanın tarihi 08.10.2012 olup, bu faturanın karşılığı olarak ödendiği iddia edilen fatura bedeli kadar meblağı içeren çek ... A.5. aracılığıyla 18.10.2012 tarihinde davacıya teslim edilmiştir. Dosyada mübrez ... kayıtlarından da görüleceği üzere, müvekkil tarafından gönderilen çek davacı çalışanlarından "..." adlı kişiye teslim edilmiştir. SGK'ya yazılan müzekkereye verilen cevap yazısı ekinde davacı şirket çalışanlarının listesi incelendiğinde, ...isimli çalışana ilişkin kayıt görülmektedir. Buna göre, davalı tarafından davacı tarafa gönderilen kargonun, davacı yan yetkilileri tarafından teslim alındığı anlaşılmaktadır. Kargonun içeriği hususunda kargo şirketince bir bilgi verilememekteyse de, ... seri Nolu ve 6.052,54.-TL tutarındaki çekin arkasında ilk cironun davacı adına olduğu görülmesi, söz konusu çekin bedelinin dava konusu fatura bedeli kadar olması, vadesinin fatura tarihinden 10 gün sonra olması, çek düzenleme tarihi ile kargo teslim tarihinin aynı █████/2012 olması nedeniyle, çekin davacı cirosundan sonra bir kaç şahıs/tüzelkişi tarafından ciro edildikten sonra davalının hesabından tahsil edilmesi bir arada değerlendirildiğinde, davacıya teslim edilen kargo içeriğinin dava konusu çek olduğu anlaşılmaktadır. Davalı dava konusu çekte kendi kaşesi altında atılı imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını iddia etmektedir, mahkememizce her ne kadar imza incelemesi için incelemeye esas belgelerin toplanasına dair müzekkereler yazılmışsa da, toplanan delillere dosyamız açısından imza incelemesi gerekli olmadığı kanısına varılmıştır. Şöyle ki, dava konusu çekte kendi kaşesi altında atılı imzanın davalı şirket yetkililerine ait olmadığı anlaşılsa dahi, çekin davalıya tesliminden sonra kendisinden sonraki ciranta olan ....Ltd. Şti'ye nasıl geçtiği hususu davacı ile bu ciranta arasında bir uyuşmazlık konusu olabilecektir. Nitekim, davacının ibraz ettiği ticari defterler üzerinde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, çeki ciro ettiği ifade edilen ...Tic.Ltd, Şirketi ünvanlı herhangi bir firmaya rastlanılmadığı, davalının ibraz ettiği ticari defteri üzerinde yapılan inceleme ve araştırıma sonucunda ...Ltd. Şti şirketi ile çekin son hamili ... Şti Unvanlı firmalara rastlanılmadığı bilirkişi raporunda bildirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalının dava konusu fatura bedelini davalıya çek teslim ederek ödediğinin kabul edilmesi gerektiği, söz konusu çekin davalıya tesliminden sonra davalının elinden rızası dışında çıkmış olması ihtimalinin iş bu davanın konusu olmadığı anlaşılmakla davanını reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, davacının icra takibi yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinini reddine...'' şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarihli, ... Esas,... Karar sayılı ilamıyla özetle ''...Kargo belgelerinde içeriğinde çek olduğuna dair herhangi bir açıklama ya da bilgiye yer verilmemiş olduğu, kargonun davacı şirket adresinde ... ismine teslim edildiği, SGK kayıtlarından ... isminde davacı çalışanı bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece takibe konu fatura bedeli kadar çekin davalı tarafından davacı lehine keşide edildiği, çekin kargo yoluyla davacı çalışanı Rahime'ye teslim edildiği, çekin ciro yoluyla teslim edildiği yetkili hamil tarafından tahsil edildiği böylece fatura bedelinin ödendiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili, kargo içeriğinde çek olduğunun belirtilmediğini, söz konusu çekte bulunan ciro imzasının müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, çeki ciro yoluyla teslim alan .... Ltd. Şti. ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmadığını, kargo yoluyla çeki teslim aldığı belirtilen ..'in şirket çalışanı olmasına rağmen müvekkili şirket adına çek teslim almaya ve tahsilat yapmaya yetkili olmadığını belirterek davalının çekle ödeme iddiasına itiraz etmiştir. Mahkemece davacı itirazları dikkate alınarak ödemeye ilişkin çekte bulunan ciro imzasının davacı şirket yetkili temsilcilerine ait olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırılarak ve içinde çek olduğu belirtilen kargoyu teslim alan davacı çalışanı ...'in davacı şirkette hangi pozisyonda çalıştığı, bu şahsın davacı şirket adına çek teslim alma ve tahsilat yapma yetkisinin olup olmadığı, bu şahsın daha önce davacı şirket adına çek teslim alıp almadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken söz konusu araştırmalar yapılmadan (kötü ödeme olup olmadığı tespit edilmeden) davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur...'' şeklindeki gerekçe ile kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce bozma ilamı sonrasında yeniden yapılan yargılamada ödemeye ilişkin çekte bulunan ciro imzasının davacı şirket yetkili temsilcilerine ait olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırılmak üzere dosya Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne tevdi olunmuş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekin arka yüzündeki ''...'' adına atılı 1. ciro imzası ile ..., ..., ..., ... Ve ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarının tespit edildiği rapor edilmiştir.
Yine davacı vekili celse arasında vermiş olduğu dilekçe ile dava dışı ...'in 04.09.2003-03.06.2016 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde en son "Satış ve Pazarlama Müdürü" olarak çalışmasını sürdürdüğünü, ...'in müvekkili şirketin yetkilisi olmayıp, temsil ve ilzama yetkili olmadığını, çek alma ve tahsilat yetkisi bulunmamakla birlikte müvekkil şirket bünyesinde çalıştığı dönemde çek teslim almadığını ve tahsilat yapmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Yine mahkememizce dava dışı ...'in davaya konu çek yönünden isticvabına (gerekirse kargo teslim makbuzu yönünden imza incelemesi yapılması konusunda) karar verilmiş ise de, ilgili şahsın ikamet adresinin ... olduğu, yine çekin taşındığı kargo firması olan ... kargonun, teslim makbuzunu aradan geçen uzun zaman nedeni ile imha edildiğini bildirmiş olması ve dolayısı ile dosyadaki fotokopi belge üzerinden inceleme yapılmasının teknik olarak mümkün olmaması nedeni ara karardan rücu edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, bozma öncesi ve sonrası alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; bozma öncesi bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak tespit edildiği üzere takip ve dava konusu faturanın davacı ve davalının kayıtlarında mevcut olup taraflar arsında bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, fatura bedeli karşılığında davacıya verildiği iddia edilen çekin davacı tarafa teslim edilip edilmediği noktasında toplandığı, davalının ... seri Nolu ve 6.052,54.-TL tutarındaki çeki 18.10.2012 tarihinde ... şirketi vasıtasıyla gönderdiğini iddia ettiği, ancak bilindiği üzere kargo ile para çek ve kıymetli evrak taşınmasının yasaya aykırı olduğu, yine çek arkasındaki ciro imzasının davacı şirket yetkililerine ait olmadığının dosyamızdan alınan grafolog bilirkişi raporu ile sabit olduğu, davacı tarafça dava dışı ...'in 04.09.2003-03.06.2016 tarihleri arasında davacı şirket bünyesinde en son "Satış ve Pazarlama Müdürü" olarak çalışmasını sürdürdüğü, ...'in davacı şirketin yetkilisi olmayıp, temsil ve ilzama yetkili olmadığını, çek alma ve tahsilat yetkisi bulunmamakla birlikte şirket bünyesinde çalıştığı dönemde çek teslim almadığını ve tahsilat yapmadığını beyan ettiği, yine dava konusu çek teslim makbuzunun aslı üzerindeki imza yönünden dava dışı ...'nin isticvabına karar verilmiş ise de, ilgili kargo firmasının teslim makbuzu aslını aradan geçen uzun zaman nedeni ile imha ettiğini bildirdiği, dolayısı ile dosyadaki fotokopi belge üzerinden inceleme yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı, dolayısı ile ödeme yaptığını beyan eden ve ispat külfeti kendisinde olan davalı tarafın ödeme iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 103,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 628,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 6.052,54-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 24,30-TL Başvuru Harcı, 103,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.900,00 TL ATK Faturası, 400,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.481,20-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.908,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!