Anahtar kelimeler: Satımdan Faturadan Bedelli Bakirköy Ödenmemesi Fatura İlamda Özetle Karara Yoluna

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirket adına düzenlemiş olduğu █████/2021 tarihli, ... nolu, 29.748,21-TL bedelli faturadan dolayı alacaklı olduğunu, fatura alacağının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin adresi gereği yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davaya konu icra takibinin temelinde kur farkına dayalı fatura olduğunu, oysa taraflar arasında kur farkı talep edilebileceğine ilişkin bir sözleşme veya düzenleme bulunmadığını, söz konusu faturanın müvekkili şirket tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yapılan yargılamada taraf teşkili sağlanmış, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla dosyamız arasına alınmış, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden B formları getirtilmiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, kur farkına dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve karşılıklı tazminat istemlerine ilişkindir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi aracılığıyla dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlusunun davalı olduğu, 29.198,83 TL asıl alacak ve 549,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.748,21-TL için ilamsız takip yapıldığı, davalının takibe █████/2021 tarihinde itiraz ettiği, davacının davalı tarafından icra dosyasına yapılan itirazın iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmıştır. Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında bağıtlanan sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması gerekir. Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı önemli değildir.Dosya kapsamında, taraflar arasında kur farkı alacağını öngören sözleşme bulunmamakla birlikte dosyada bulunan satış faturalarının incelenmesinde malların döviz karşılığı satıldıkları ve TL karşılıklarının da gösterildikleri görülmektedir. Esasen davacının düzenlediği faturalar USD cinsinden olmakla, sözleşmesel ilişkinin yabancı para cinsinden olduğu ve faturaların mevzuat gereği TL cinsinden düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı kur farkı alacağından dolayı sorumlu olacağından, davacının kur farkı alacağının ödeme tarihlerindeki kurun dikkate alınarak hesaplanması, yani davalının TL cinsinden yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki kur dikkate alınarak yabancı paraya çevrilmesi ve fatura tarihindeki yabancı para ile arada bir fark meydana gelmesi halinde bunun kur farkı olarak davacıya ödenmesi gerekecektir.Bilirkişi raporunda, davacı tarafından düzenlenen faturalar ve USD karşılıkları toplamı 133.735,04-TL - 21.513,14 USD olarak belirlenmiş, davalı tarafından ise ödemelerin TL üzerinden yapıldığı ve buna göre davalı tarafından davacıya yapılan ödemeler ile USD karşılıkları toplamı da 133.958,25-TL - 17.564,99-USD olarak belirlenmiştir. Bu saptamaya göre, davalı tarafından davacıya 3.948,15-USD eksik ödeme yapıldığı sonucuna varılmış, bu tutarın ise takibe konu fatura tarihindeki kur üzerinden karşılığının ise 29.159,46-TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğundan esasa etkili kanıt olarak değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir kayıt olmadığından, davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile, fatura konusu alacak tutarı bilinebilir nitelikte olduğundan davalının itirazında haksız olması nedeniyle davacı yararına kabul edilen tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının 29.159,46-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK'nin 67/2 maddesi uyarınca 5.831,89-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;davalı müvekkilinin ticari defter kayıtlarında kur farkına ilişkin hiç bir fatura kaydı bulunmadığını, hüküm kurmaya elverişli olmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu ile karar verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının kesmiş olduğu kur farkı faturası alacak konusu olarak davacı tarafından ileri sürülemeyeceğini kur farkı faturası dövizli fatura kesildiği zaman, kesim zamanı ve faturanın tahsil edildiği tarih arasında belirli bir süre geçtiği için kur farkı oluştuğunu, oluşan kur farkının tutarı için de fatura hazırlanacağını, dövizli fatura yasal defterlere TL olarak kaydedileceğini, dövizli işlemin döviz karşılığının da kayıtlarda yer alacağını, para cinsi bakımından oluşan farkların giderilmesi için bu faturanın oluşturulduğunu, şirketlerin muhasebesel olarak, kalan TL bakiyesinin kapatılması için kur farkı faturasının kesilmesinin zorunlu olduğunu, çünkü tahsilatın kurunun, kesilen fatura kuruna eşitlenerek TL bakiyeyi sıfırlamak muhasebesel anlamda doğru olmadığını, bununla birlikte kur farkı faturası ile hesabın TL bakiyesi kapatılır. Kur farkı faturası bir düzeltme işlemidir. Kur farkı faturasını düzenleyen taraf faturada yer alan KDV’yi ilgili ayda vergi dairesine öder, karşı taraf ise bu KDV’yi kendi beyannamesinde indirim konusu yapar. Taraflar arasında kur farkından doğan alacağa ilişkin hiçbir sözleşme bulunmadığı gibi kur farkına sebebiyet veren ticari edimin ifası bakımından herhangi bir vade belirlenmediği taktirde kur farkının istenmesi mümkün olamayacaktır. Bu sebeple haksız, mesnetsiz ve yasal dayanağı olmayan işbu davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.*taraflar arası kur farkına ilişkin bir sözleşme bulunmadığını, ticari teamül oluşmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının d abu yönde olduğunu, *yapılan ödemelerin çekle gerçekleştiğini, davacının hiç bir ihitirazi kayıt ileri sürmeyip ödemeleri kabul ettiğinden çekle yapılan ödemelerde kur farkının talep edilemeyeceğini, davalının mübrez delillerden de görüleceği üzere yapılan ödemeleri, ...na ait 3 adet 30.000,00- TL, 52.000,00- TL ve 45.000,00- TL bedelli çek ile yaptığını, davacı tarafın kesmiş olduğu 3 adet faturada da faturanın çekle ödeneceğinin işlenip kabul edildiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarında benimsenen uygulamadan da görüleceği üzere çekle ödemede kur farkı talep edilemeyeceğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının bu yönde olduğunu, *icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını,*davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığını, ilk derece mahkemesi tarafından davacıya yemin delilinin hatırlatılmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, satım ilişkisi nedeniyle oluşan kur farkı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 29.198,83 TL asıl alacak, 549,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.748,21 TL alacak yönünden 16.03.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak gösterildiği, ödeme emrinin 22.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 25.03.2021 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı, davalı ile davacı arasındaki ticari alım satım nedeniyle düzenlenen 27.01.2020 tarihli ve 29.198,83 tutarlı ''kur farkı'' açıklamalı faturadan ötürü alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. Buna göre alacağının dayanağının kur farkı alacağı olduğu açıktır. Bir ticari ilişkide kur farkının talep edilebilmesi için, taraflar arasındaki sözleşmede kur farkına ilişkin açık bir hüküm bulunması veya bu konuda taraflar arasında teamül oluşturacak bir uygulama bulunması gerekir. Somut olayda, tarafların ticari defter kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporu, email ile gönderilen sipariş formları, düzenlenen faturalar incelendiğinde taraflar arasında siparişlerde ürün birim fiyatlarının USD cinsinden belirtildiği, yine faturaların USD cinsinden düzenlendiği, bu bakımdan ilişkinin USD cinsinden düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ancak, bilirkişi tarafından tarafların defter kayıtlarının incelenmesi ile sunulunan raporda her iki taraf defterinde ...na ait 3 adet 30.000,00- TL, 52.000,00- TL ve 45.000,00- TL bedelli çek ile ödeme yapıldığı kaydının bulunduğu, konuya ilişkin olarak dosya kapsamında bulunan 20.05.2020 ve 29.05.2020 tahsilat makbuzlarında da bu bedellere ve çek bilgilerine yer verildiği görülmektedir. Çekin hem TL hem de döviz cinsinden düzenlenmesi mümkündür. Davacı, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemez. Davacı tüm alacağının bu bedel üzerinden ödenmesini kabul etmiş bulunmaktadır (Yargıtay 11. HD'nin █████████ Esas, █████████ Kara sayılı ve 08.12.2020 tarihli kararı). İlk derece mahkemesince davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin olarak yatırılan 508,03 TL'den mahsubu ile bakiye 223,70 TL harcın tahsiline Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından sarf edilen 13,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 29.748,21 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti olarak kamudan harcanmış olan 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,7-Tarafların gider ve delil avanslarından artan kısımların, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara iadesine,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf nispi karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 100,00 posta gideri olmak üzere toplam 320,70 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,10-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.28.04.2026