Anahtar kelimeler: Menemen Kesinlik Şartı Eksiklikleri İzmir Sayisi Atılan Adliye Derece Bölge
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 226 parsel sayılı taşınmazın ...'nin taşması, yatak değiştirmesi sebebiyle su altında kaldığını ve bu kısımların sürekli olarak kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: tazminat bedelinin düşük belirlendiğini, objektif değer artış oranının düşük uygulandığını, münavebeye alınan ürünlerin verim ve satış fiyatlarının düşük, masrafların yüksek hesaplandığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, vekâlet ücretinin nispi olarak hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuk ve mevzuata aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, idare aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olarak uygulandığını, dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki niteliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza %10 objektif değer artış oranı uygulanmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1976 tarihinden önce de sular altında kaldığını ve davacıların dava açmaya haklarının olmadığını, davalı idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre %4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanması ve dava konusu taşınmazın konumu, yüzölçümü, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve gelişmişlik durumu dikkate alınarak, tespit edilen metrekare birim fiyatına objektif değer artış oranı ilave edilmesi gerektiği düşünülerek, taşınmazların bedelini hesaplayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle bedele hükmedilmesi ve dava konusu taşınmazlara 04.11.1983 yılından önce el atıldığından, davacılar yararına maktu vekâlet ücreti takdir edilmiş olması doğru görüldüğü; ancak münavebeye esas alınan pamuk, mısır ve domates ürünleri için maliyet cetvelinde belirtilen üretim giderinin ekonomik tarım yapılmasını engeller seviyede yüksek olmasına karşın aynen alınarak metrekare birim fiyatının düşük tespiti, net gelirin hesaplanmasında, maliyet cetvelinde yer alan üretim giderlerinin, brüt gelirin 1/3'ünden az olamayacağı gibi, üretim giderinin brüt gelirin %50'sine yakın olması halinde de, ekonomik tarımdan bahsedilemeyeceğinden, Türkiye ortalamasına göre, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü olarak hesaplama yapılması gerektiği dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu tespit edilen bedel üzerinden ve davalı idare harçtan muaf olduğu hâlde, harçtan sorumlu tutulması hatalı olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuk ve mevzuata aykırı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olarak uygulandığını, dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki niteliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza % 10 objektif değer artış oranı uygulanmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1976 tarihinden önce de sular altında kaldığını ve davacıların dava açmaya haklarının olmadığını, davalı idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazın davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!