Anahtar kelimeler: Arsaya Evlatlığı Muristen Ödeyerek İnşa Murisi Bina Yapacak Bizzat Parasını

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1996 yılında dava konusu .... ilçesi, 1560 parsel sayılı taşınmazın parasını ödeyerek evlatlığı olan davalıların murisi ... adına tapuda tescil ettirdiğini, arsaya bina yapılması için de muristen vekâlet aldığını ve tüm giderlerini bizzat karşılayarak bina inşa ettiğini, murisin taşınmaz satın alacak ve inşaat yapacak mali gücü olmadığını, davacının taşınmazda malik olacağına ilişkin güvene ve davalıların murisinin verdiği yetkiye dayanarak, murisin bilgisi dâhilinde Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında ███████ payın eşi ... devri için açılan davayı kabul ettiğini, ancak murisin vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayanarak sözkosunu payın iptali için Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile murisin dava açtığını, bunun üzerine müvekkilinin de karşı dava ile yerin adına tescilini talep ettiğini, sonuç olarak murisin açtığı davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verildiğini, müvekkilinin yargılama sırasında murisin vefatına üzülmesi nedeniyle bu kararı temyiz etmediğini, yapılan binanın masraflarının davacı tarafından karşılandığını, binanın değerinin de arsa değerinden fazla olduğunu ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesi uyarınca taşınmazın müvekkili adına tescilini, aksi hâlde bina bedelinin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının bu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmaz üzerindeki yapının davalıların murisi tarafından yaptırıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilâmında davacı ...'ın davalıların murisi ... vermiş olduğu vekâlet görevini kötüye kullandığı ve verilen vekâletnamenin satış yetkisi içermeyip murisin yurt dışında çalışması sebebiyle inşaat yapılması için verildiğinin, bu davada kesin hüküm teşkil etmese de, söz konusu kararda inşaat yapılması için vekâlet verildiği tespitleri de dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının murisin vermiş olduğu vekâlete istinaden muris adına yapıldığı yönünde delil teşkil ettiği, ayrıca davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmamış olduğundan, dosyadaki mevcut deliller üzerinden değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının davacının kendisi tarafından yapıldığını ispat edemediği gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil talebi ile terditli bedelin tazmini talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmaz yapı ruhsatında yapı sahibi olarak davalıların murisi ... adına yer verildiği, 1560 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak inşaat için davalılar murisi ...’un Pendik Sigorta Müdürlüğüne 26.05.1998 tarihinde işyeri bildirgesi verdiği, sigorta primleri bildirgesi ve bordrosuna göre davacı ...’ın bu işyerinde sigortalı olarak çalıştığı, imar işlem dosyasında mal, inşaat, yapı sahibi olarak davalılar murisi ....’un adının yer aldığı, Vergi Dairesi Müdürlüğünün 18.10.2004 tarihli kira tespit tutanağına ve kira sözleşmesi örneklerine göre davalılar murisi ...’un dava konusu bina ile ilgili kira sözleşmeleri akdettiği, yıllık gelir vergisi ve emlâk beyanında bulunduğu, bina, çevre ve temizlik vergilerine ilişkin ödemelerde bulunduğu, zorunlu deprem sigortası yaptırdığı, bina ile ilgili bir kısım abonelik bedellerinin davalılar murisi ....’tan tahsil edildiği, binanın davalılar murisi ...’un tasarrufunda bulunduğu, bina ile ilgili yasal sorumlulukların davalılar murisi .... tarafından yerine getirildiği, buna göre binanın davalılar murisi .... ad ve hesabına yapıldığının sabit olduğu, her iki davanın, dava konusu ve tarafları aynı olsa da dava sebepleri farklı olduğundan Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı davasının eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin davacının yapı maliyetlerini ödediğine dair makbuzları, faturaları, davacının yapı sürecinde aktif rol oynadığını gösteren tanık beyanlarını, .... ...’e yapı yapma yetkisini içeren vekâletname vermiş olmasını, bilirkişi raporlarında yapının değerinin arsa değerinden fazla olduğuna dair tespiti gibi çok sayıda somut delili dikkate almadığını, somut olayda 4721 sayılı Kanun'un 724 madde koşullarının bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, .....’ün verdiği vekâletin sadece tapuda işlem yapmak değil, aynı zamanda bina yaptırmak ve yapının her aşamasını yürütmek üzere yetki verdiğini, dolayısıyla davacının malzeme sahibi olduğu kadar vekil sıfatı ile de işlem yaptığını, bu durumda vekâlet hükümleri (TBK m. 502 vd.) ve vekâletsiz iş görme (TBK m. 526 vd.) hükümlerinin göz ardı edilemeyeceğini, adil yargılanma hakkının ve gerekçeli karar hakkının ihlâl edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesi uyarınca temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.