Anahtar kelimeler: Kurularak Almanyada Danışmanlık Kimliği Çağrı Amacının Limited Firmalara Amaçla Merkezi

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: ALACAK (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 29.03.2023
KARAR TARİHİ
: 01.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 02.06.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin İstanbul’da ... hizmeti veren firmalara özel, çağrı merkezi olarak hizmet veren ...Merkezi Ve Yönetim Danışmanlık Ticaret Limited Şirketinin sahibi ve yetkilisi olduğunu, davalı şirkete Türkiye’de çağrı merkezi kurularak hizmet vermek amacı ile 27.04.2021 tarihinde resmi olarak görüşmeye başladıklarını, yapılacak işin amacının Almanya’da hizmet veren davalı şirket için Türkiye’de bir şirket kurularak ... hizmetini Almanya’da bulunan müşterilerine satışını yapmak olduğunu, bu amaçla kurulmuş olan ... Hizmetleri Limited Şirketinin müvekkile yapmış olduğu teklifinde, şirketin kurulması, gerekli ekipman ve teçhizatın sağlanması, çalışacak personelin seçilmesi ve işe alınması, teknik konuların giderilmesi noktasında genel müdürlük vasfı ile çalışmasını istediğini, yapılan bu iş ve işlemler için müvekkili şirketin Türkiye ayağında tek yetkili olacağının iletildiğini, buna karşılık olarak da müvekkiline aylık 3.000,00 Euro maaş 500,00 Euro kira yardımı ve yıllık net kardan %10 oranında bir meblağın ödenmesi noktasında anlaştıklarını, bu anlaşma durumunun davalı şirketin ceolarından ... tarafından 06.12.2021 tarihinde gönderilmiş olan E-mail ile bağlayıcı olduğunu, davalı şirket bu tarihten sonra müvekkili ile anlaştığını ve Türkiye’de bir şirket kurulacağını ve müvekkilininde şirketin, Türkiye’de kurmuş olduğu şirketin genel müdürlüğünü üstleneceğini internet sitelerinde ve iş ile ilgili yayın yapan sitelerde haber olarak ilan ettiğini, müvekkilinin de kendi sosyal medya hesaplarından söz konusu işin gerçekleştiğini ve kendisinin görevi hakkında bir takım bilgi paylaşımlarında bulunduğunu, yapılan anlaşmanın ardından müvekkilinin davalı şirket adına girişimlerde bulunmaya başladığını, davalı şirketin kendi bünyesinde bulunan farklı departmanlardaki müdürlerinin birçoğuna da müvekkilinin Türkiye Genel Müdürü olarak tanıtıldığını ve müvekkilinin bu şahıslarla birçok defa ... isimli internet görüşmesi üzerinden şirket ile alakalı işlerin yürütülmesi amacıyla görüşmelerde bulunduğunu, ... Plaza içerisinde B blok ... Katta yer alan 1.164 m2 lik taşınmazı davalı şirket adına kiralandığını, 250.000 TL lik mobilya ve Klimalar müvekkilinin girişimleri ile davalı şirket adına satın alınarak şirket bünyesine kazandırıldığını, işe alınacak personeller ile görüşmeye başlandığını, görüşmelerden sonra bir çok kişinin seçilerek işe alınmasına hizmet ettiğini, Metro internet sisteminin müvekkiline ait olan davacı... ...Ltd. Şti. Adına alındığını, uzunca bir süre davalı şirket tarafından kullanılmaya devam edildiğini, yine şirket için gerekli ekipmanların müvekkiline ait şirket üzerinden Türkiye’ye getirildiğini, gümrüklemesi ve faturalandırılması işlerinin de müvekkile ait şirket üzerinden yapıldığını, söz konusu malların bedellerinin tamamının müvekkiline davalı şirket tarafından sonradan ödendiğini, malzemelerin şirkete entegrasyonu ve kullanıma alınmasının da yine müvekkili tarafından yapıldığını, bu anlaşma nedeniyle kendisi ve şirketi adına yapılan tekliflere (ayrıntısı dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere) olumsuz yanıt vermek zorunda kaldığını, çok ciddi bir zarara maruz kaldığını, ... çok genel bir tanımlama ile sözleşme görüşmeleri esnasındaki kusurlu davranışı ve buna ilişkin sorumluluğu ifade ettiğini, hukuki değerlerini birbirlerinin etkisine açan ve bu değerlerin karşı tarafça korunacağına inanan kişilerin bu inancın boşa çıkmasından dolayı uğradıkları zararın giderilmesi hedeflendiğini, bu sorumluluk TBK’da genel bir hükümle düzenlenmediğinden her somut olayda dürüstlük kuralları ve güven ilkesi esas alınarak sorumluluğun şart ve unsurlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğini (Emsal; Yargıtay 11. HD.nin 04.03.2021 tarih ve █████████ E. █████████ K.), kaldı ki, müvekkilinin anlaşmayı kağıda dökmek istediği zaman, şirket yetkililerinin sözleşmenin yapılacağını ve bu konuda bir endişe duymaması gerektiğini, faaliyete geçildiği anda sözleşmesinin de yapılacağını kendisine söylediklerini, müvekkilinin de gerek güven gerekse de işin işleyişi açısından bu durumu anlayışla karşıladığını, buna rağmen davalının hiçbir sebep ve gerekçe göstermeksizin anlaşmayı fesh etmesi ve müvekkilinin potansiyel diğer işleri kaçırması ve kar kaybına uğraması gibi nedenlerle öncelikle Kartal ...Noterliği'nin 15.09.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile söz konusu zarar kalemlerinin ödenmesi ihbar ve ihtar edilmişse de, davalı tarafından söz konusu ihtarnameye hiçbir cevap verilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi incelemesinden sonra arttırmak üzere şimdilik; müvekkilinin sözleşme öncesi güven ilişkisine dayanarak yapmış olduğu harcamalar nedeniyle maddi zararın giderilmesi amacıyla 5.000,00 TL maddi zararın tazmini ile davalı şirket ile yapmış olduğu uzun süreli anlaşmaya güvenerek reddettiği ve bu sebeple mahrum kaldığı kar kaybı karşılığı olarak 5.000,00 TL’nin ihtar tarihi olan 15.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yabancı dilde sunulan belgelerin HMK.nun 223. maddesi gereğince tercümesinin yapılması gerektiğini, hangi davacının maddi zarar, hangi davacının kar kaybına uğradığı hususunun dilekçede açıkça belirtilmediğini, davacıların dilekçe ekinde sunduğu gümrük belgeleri, karayolu ithalat belgeleri, kira sözleşmesi incelendiğinde bu belgelerin tarafının ...olduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte dosyaya ekran görüntüleri sunulan elektronik posta yazışmalarının da ...’a ait olduğunu, hal böyle iken, anlaşmaya aykırılıktan kaynaklı olarak açılan huzurdaki davanın muhatabının ... olabileceğini, her ne kadar ...Ticaret Odası kayıtlarında müvekkil davalı şirketin yetkilisi ve ortağı ... olsa da iki şirket birbirinden bağımsız tüzel kişiliğe sahip olduğunu, husumetin yanlış muhataba yönlendirildiğini, davacının, davalı şirket adına işyeri kiraladığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kira sözleşmesinin ... tarafından imzalandığını, sözleşme tarihinin 24.12.2022, müvekkili davalı şirketin kuruluş tarihinin ise 25.01.2023 olduğunu, Davacı ...'in, 29.03.2023 tarihinde İstanbul ... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasından müvekkili davalı şirkete karşı işçilik alacaklarının ödenmediği iddiasıyla dava açtığını, dava dosyasında açıkça davalı şirketin çalışanı olduğunu beyan etmesine rağmen huzurdaki davada farklı iddia ve taleplerde bulunulduğunu, davacı ...'in, davalı müvekkil şirkette 01.02.2022-03.03.2022 tarihleri arasında (3 aydan kısa bir süre) çağrı merkezi yöneticisi olarak çalıştığını, kısa süreli bir iş ilişkisi olduğunu, bunun dışında müvekkili davalı şirket ile ... Merkezi ve Yönetim Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi ile ticari ilişkisi olmadığını belirterek davaların birleştirilmesine ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; sözleşmenin kurulacağı inancı ile uğranılan zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında davacılardan ...'in davalı şirkette kısa süreli işçi olarak çalıştığının her iki tarafın da kabulü dışında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacıların dava konusu sözleşmenin kurulacağı inancı ile uğranılan zararlarının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce alınan 14.01.2025 tarihli bilirkişi 1.heyet raporunda özetle;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2021 yılı yasal defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, kapanış tasdikine tabi yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, 2022 yılları yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, 2022 defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, 2021 yılı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle 2021 yılı defterlerinin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olmadığı, 2022 yılı defterlerinin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2022 - 2023 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratlarının yasal süresi içerisinde alındığı defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Taraf yasal defter kayıtları incelendiğinde taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davacı ... şirketi ile dava dışı ...şirketi arasında cari ilişkinin bulunduğu, davacı gerçek kişi ...’in davalı şirkette 01.02.2022 tarihinden 04.03.2022 tarihine kadar “Çağrı Merkezi Yöneticisi” olarak çalıştığı ve İş mahkemesince aldırılan bilirkişi raporuna göre de davacının tüm haklarını davalı şirketten aldığı, davacı taraf, ... Yönetim A.Ş. nin ...su ...’ten 250.000 TL lik mobilya ve Klimaları müvekkilinin girişimleri ile davalı şirket adına satın alındığını beyan etmiş ise de davacı yasal defter kayıtlarında söz konusu 250.000 TL lık demirbaş alımına rastlanılmadığı, bu yönde davacı tarafça incelemeye de herhangi bir fatura ibraz edilmediği, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ithalat evrakları ve davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde davacının dava konusu ekipmanları dava dışı yurt dışında mukim ... şirketinden 1.413.977,94 TL sına ithal ettiği söz konusu tutarın 438.300,59 TL sını ödediği dava tarihi itibariyle bakiye 975.677,35.-TL tutarında da borcunun bulunduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan teklifler incelendiğinde ... Danışmanlık Şirketi tarafından hazırlanan teklifte 4.200.000 EUR tutarındaki bir teklife rastlanılmadığı sadece yazı içeriğinde eleman dağılımlarına ve bu elemanlara yapılacak ödemelere yer verildiği, yine ... şirketinin teklifinin ise almanca olduğundan ve Türkçe tercümesi dosyada bulunmadığından herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, diğer yandan davacı şirketin 2020-2022 yılları gelir tabloları incelendiğinde davalının söz konusu yıllarda yüksek montanlı satışının ve karlılıklarının bulunmadığı tespit edilmiş olup nihai takdir ve kanaatin mahkemeye ait olduğu, tüm bu açıklamalardan sonuçla nihai takdir ve kanaat mahkemeye ait olmak üzere mahkemece taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu veya bulunmasa dahi davacının “... Sorumluluğu” gereği talepte bulunmasının mümkün olduğu kanaatinde olunması ihtimalinde dahi davacının herhangi bir alacağına rastlanılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz ederek bir başka heyetten rapor alınmasını istemiştir. Hukuki dinlenme hakkının ihlal edilmemesi bakımından başka bir bilirkişi heyetinden ikinci bir görüş alınmasına, iddia ve savunmalar, dosyaya sunulan deliller, İstanbul ...İş Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında görülen dava ile beraber daha önce alının bilirkişi heyet raporundaki değerlendirmeler incelenerek, davacının talepleri konusunda alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarın sözleşmesel ve muhasebesel boyutu ile uygulama ve doktrindeki görüşler doğrultusunda irdelenip değerlendirilerek, Hizmet Sözleşmesinden ve sözleşmenin kurulması aşamasında meydana gelen maddi zarar (...) ile, mahrum kalınan kar kaybı olarak müspet zararların bulunup bulunmadığı, varsa miktarının hesaplanması hakkında mahkememize görüş bildirilmesi için yeni bir heyet oluşturularak ikinci bir görüş alınmak üzere bilirkişi heyet raporu aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan 02.12.2025 tarihli bilirkişi 2.heyet raporunda özetle;
... Sorumluluğu Şartlarının; (1) Kusur; Kusur, kasıt ya da ihmal şeklinde olabileceği, sözleşme yapılmadan önce yapılan hilenin sözleşmeye aykırılık sayılmayacağı, aksine ... Contrahendo sorumluluğu söz konusu olacağı, çünkü ortada bir sözleşme ilişkisinin henüz olmadığı, sözleşme görüşmeleri sırasında kusurlu olarak yanlış bilgi verilmesinin veya bir sözleşme yapılması düşünülmediği halde kötü niyetli ve aldatıcı hareketlerle karşı tarafta sözleşme yapma ümidinin uyandırıldığı durumlarda da sorumluluğun söz konusu olacağını, Yargıtay 4.HD 23.05.2005 T. ██████████ K. sayılı ilamında ...sorumluluğunu “akit müzakeresi sırasında kusurlu davranış” olarak ifade ettiğini, yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 01.12.2010 T. ███████-593 sayılı kararında “Davacı kusuru ispatla yükümlü değildir” ibaresine yer verdiğini, (2) Zarar; ... sorumluluğunun düşünülen ya da öngörülen sözleşme taraflarının birbirini aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davranması, gerekli uyarılarda bulunmamaları ya da şahıs ya da malvarlığı haklarına yönelik zarara sebebiyet vermeleri olduğunu, Yargıtay 11. HD 06.07.2000 T. █████████ K. sayılı ilamında “sözleşmenin yerine getirileceği inanç ve iyi niyetle yaptığı masrafları “olumsuz zarar” olarak davalı taraftan talep edebileceği… ” ifadesine yer verdiğini, (3) İlliyet Bağı; Kusur ve zarar gibi şartların yanında illiyet bağının kurulmuş olması da ... sorumluluğunun şartıd olduğunu, (4) Hukuka Aykırılık: Yapılan eylemin hukuka aykırılığının, sözleşme öncesi sorumluluğun oluşması için aranan bir diğer şartı olduğunu, Yargıtay içtihadına göre sözleşme yapma iradesi bulunmadığı veya bu yönde var olan iradesi güçlü olmadığı halde karşı yanda aksine bir kanaat uyandırmanın sorumluluğa sebep olduğunu,...’da amacın, tarafı kurulmamış sözleşmenin kârına ulaştırmak değil, boşa çıkan güvenin ekonomik sonuçlarını telafi etmek olduğunu, bu nedenle menfi zararın esas olduğunu, müspet zararın (beklenen kâr) istisnai haller dışında gündeme gelemeyeceğini, Başlıca Kalemlerin: Hazırlık ve görüşme giderleri: Seyahat, konaklama, toplantı–organizasyon, çeviri–danışman, teknik fizibilite/POC masrafları. Boşa giden emek ve zaman: Makul mesai bedeli, dışarıdan alınan hizmetler. Fırsat kaybı: Aynı dönemde makul ölçüde kaçırılan alternatif sözleşme olanağı (kanıt yükü yüksek; somutlaştırma şart). Zarar azaltma denetimi: Aşırı/öngörüsüz harcamalar, gereksiz lüks giderlerin kapsam dışı kalabileceği, somut olayın şartları incelendiğinde, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda ... Contrahendo sorumluluğunun bulunduğunun tespit edilemediği, davacı tarafın zarar olarak müspet zarar kapsamında mahrum kaldığı karı talep ettiğini, ancak müspet zararın işbu dava kapsamında talep edilemeyeceğini, davacı menfi zararına ilişkin bilgi ve belgeleri dosyaya sunmadığını, diğer yandan davalının kusuru ile sebep olduğu hukuka aykırı bir fiilin varlığı da dosya kapsamında ispatlanamadığının düşünüldüğünü, somut olayda ... sorumluluğunun şartlarının gerçekleşmediği kanaatinde olduklarını, sonuç olarak; davacı tarafın zarar olarak müspet zarar kapsamında mahrum kaldığı karı talep ettiğini, ancak müspet zararın işbu dava kapsamında talep edilemeyeceğini, davacının menfi zararına ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığını, diğer yandan davalının kusuru ile sbep olduğu hukuka aykırı bir fiilin varlığı da dosya kapsamında ispatlanamadığının düşünüldüğünü, sonuç olarak somut olayda ...sorumluluğunun şartlarının gerçekleşmediği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıda her iki bilirkişi heyet raporunda da işaret edildiği üzere, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davacı... şirketi ile dava dışı ... şirketi arasında cari ilişkinin bulunduğu, davacı gerçek kişi ...’in davalı şirkette 01.02.2022 tarihinden 04.03.2022 tarihine kadar “Çağrı Merkezi Yöneticisi” olarak çalıştığı ve alacağı bulunduğu iddiasıyla iş mahkemesinde dava açtığı, İstanbul ...İş Mahkemesinin ...E. ...K.sayılı dosyasında yargılamanını yürütülerek davanın reddine karar verildiği, bilirkişi heyetinin tespitlerinden de anlaşılacağı üzere;... A.Ş. nin ... su ...’ten 250.000 TL lik mobilya ve Klimaları müvekkilinin girişimleri ile davalı şirket adına satın alındığını beyan etmiş ise de davacı yasal defter kayıtlarında söz konusu 250.000 TL lık demirbaş alımına rastlanılmadığı, bu yönde davacı tarafça incelemeye de herhangi bir fatura ibraz edilmediği, davacının dava konusu ekipmanları dava dışı yurt dışında mukim ... şirketinden 1.413.977,94 TL sına ithal ettiği söz konusu tutarın 438.300,59 TL sını ödediği dava tarihi itibariyle bakiye 975.677,35.-TL tutarında da borcunun bulunduğunun ticari defterlerin incelenmesinden anlaşıldığı, davacının potansiyel diğer işleri kaçırması ve kar kaybına uğraması gibi nedenlerle tazminat isteminde bulunulmuş ve dosyaya sunulan teklifler incelendiğinde ... Şirketi tarafından hazırlanan teklifte 4.200.000 EUR tutarındaki bir teklife sadece yazı içeriğinde eleman dağılımlarına ve bu elemanlara yapılacak ödemelere yer verildiği, Hizmet Sözleşmesinden ve sözleşmenin kurulması aşamasında meydana gelen maddi zararların (Culpa in contrahendo) ispatlanamadığı gibi şartlarının da oluşmadığı, yine mahrum kalınan kar kaybı olarak müspet zararların da ispatlanamadığı, buna ilişkin hiç bir delil sunulamadığı, sonuç olarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile 552,10-TL harcın DAVACILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacılar tarafınca yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERLERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafın sarf ettiği 4,5-TL yargılama giderinin DAVACILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!