Anahtar kelimeler: İicevap İdava Mustafakemalpaşa Aylığının Bağlanan Yaşlılık Bursa Fiili Dinlenildikten Kesinlik
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ...'a ait iş yerinden yapılan hizmet bildirimlerinin geçersiz sayılmasına ve davacıya bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işlemlerinin iptali ile hizmetlerinin fiili ve geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 2008 yılında kendisine bir ev yaptırdığını, dört katlı bu inşaatın yapım aşamasında ustaların yanlarında farklı işçiler getirdiğini, davacının bu işçilerden biri olup olmadığını hatırlamadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun ve yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Kurum işleminin yerinde olmadığı, davacının çalışmanın gerçek bir çalışma olmadığının ispatlanamadığı kanaatine varılarak davanın kabulü ile SGK tarafından davacının yaşlılık aylığının iptaline ilişkin E-68792655-205.05.99-37337869 sayı ve 22.12.2021 tarihli Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davalı ...'a ait ... sicil numaralı inşaat iş yerinden davacı adına yapılan bildirimlerin 15 günden ibaret olması ve Kurum işlemlerine esas alınan denetmen raporunda; iptale dayanak olarak sadece davacının, adı geçen işvereni tanımadığına yönelik beyanının gösterilmesi, işin ve iş yerinin mahiyeti ile bildirim yapılan süresinin azlığı nedeniyle davacının, davalı işvereni tanımamasının olağan bulunması, davacının; davalı ...'a ait ... sicil numaralı inşaat iş yerinde fiili olarak çalıştığının; iş yeri dönem bordrosunda kayıtlı bulunan ve adına yapılan hizmet bildirimleri de iptal edilmemiş olan tanık ...'ın beyanı ve toplanan diğer deliller ile de doğrulanması ve bu durumun aksinin de yani davacı adına yapılan bildirimlerin fiili ve gerçek çalışmaya dayanmadığının da davalı Kurumca somut, yeterli ve inandırıcı deliller ile kanıtlanamaması, bu itibarla davacı adına yapılan uyuşmazlık konusu bildirimlerin fiili ve gerçek çalışmaya dayandığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; karar tarihi itibariyle davacının vekili olmadığı halde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun ve yerinde olduğunu, Kurum denetmen raporunun aksinin eldeki dava bakımından ispatlanamadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
1.Uyuşmazlık, sahte sigortalılık nedeniyle hizmetlerin fiili olmadığından bahisle yaşlılık aylığının kesilerek borç tahakkuk ettirilmesine dair Kurum işlemlerinin iptali ile hizmetlerin gerçek ve geçerli olduğunun tespitine ilişkindir.
2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca; "Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanun'un 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Yine aynı Kanun'un 297. maddesinin (2). fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
3.İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar yerinde ise de, kararın gerekçe kısmında "davanın reddine karar verilerek" denildikten hüküm kısmında "davanın kabulüne" denilmek suretiyle maddi hata yapılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan "davanın reddine karar verilerek" ibaresinin silinmek suretiyle hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!