Anahtar kelimeler: Görüşü İstemlerinin Yağma Edenlerin Suçlar Neticesinde Kasten Edilebilir Yaralama Yetkilerinin
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
SUÇLAR
: Nitelikli yağma, kasten yaralama
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın niteliği ve süresine göre, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle yapılan incelemede;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-d-h,168/3-2.cümle, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 86/1, 87/3, ██████, 58. maddeleri uyarınca 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.11.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar ve müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkûmiyet hükmünün gerekçelendirilmediğinden adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanık ...'in cebir kullanmadığının sabit olmasına rağmen hem kasten yaralama hem de nitelikli yağmadan cezalandırıldığına, canlı teşhis tutanağında sanık ...'in kendisini dap etmediğini beyan ettiğine, Bölge adliye mahkemesi istinaf sebeplerinin neden yerinde görülmediğini açıklamadığına, mahkûmiyet hükmünün yeterli delil bulunmadan karar verildiğine, şikâyetinde bahsettiği şüpheli sahsın düşürdüğü güneş gözlüğünde katılan haricinde kimsenin DNA örneğinin çıkmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, tutanak içeriğinde hem anons dinlendiğinde hem katılan ile iletişime geçildiğinde katılanın sadece darp eyleminden şikâyetçi olduğunu görüldüğüne, hem 155'i aradığında hem de olay mahaline gelen polis memurlarına parasının çalındığını beyan etmediğine, parasının alındığı iddiasını kolluk ifadesinde eklediğine, mahkemede yapılan yüzleştirmede katılanın kafa atanın sanık ... olmadığını beyan ettiğine, soruşturma aşamasında olay gününden bir gün sonraki teşhis işleminde kendisine kafa atanın sanık ... olmadığını bildirdiğine, sanık ...'in ısrarlı biçimde aynı savunmayı verdiğine, ilk derece mahkemesinin kabulüne göre, sanıklar arasında fikir ve eylem birliği gösterecek mağdur beyanının bulunmadığına, olayın aniden gerçekleştiğinin gözetilmediğine, sanık ...'in savunmalarının çelişkili ve değişkenlik gösterdiğine, katılanın tutarlı beyanının bulunmadığına, ilk derece mahkemesince maddi gerçeğe ulaşacak delil bulunmadan ve eksik incelemeye dayalı mahkûmiyet hükmü verildiği itirazlarının ise Bölge adliye mahkemesince değerlendirilmediğine, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının bozulması karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık ...'un Temyiz İstemi
Katılan, ağır ceza mahkemesinde alınan beyanında yaşanan arbedede cebindeki paranının kendisinin değil diğer sanık ...'in aldığını belirttiğine, katılanın parasını almadığına, üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir. Ayrıca sanığın 02.01.2024 tarihli ek karara ilişkin her ne kadar mahkûmiyet kararı iki ayrı suçtan verilmiş ise de cezalar içtima edildiği için infazının bir bütün olarak yapıldığına, mahkûmiyet kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna, her iki suç bakımından da temyiz hakkının kullanabilmesinin hukuk devleti ilkesi gereği olduğuna, ek kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılanın beyanları, sanık savunmaları ve tanık anlatımlarının sanık hakkında büyük çelişkiler içerdiğine sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve işlediğini kanıtlar herhangi bir delil bulunmadığına, mağdurun zararının karşılandığına, diğer sanık ...'ın anlatımından hareketle taraflar arasında tartışma ve arbede yaşandığına, katılanın gasp edilmediğine ve nitelikli yağma suçunun oluşmadığının anlaşıldığına, olayı anlayışın bilgi ve görgüsü bulunan hiçbir şahıs bulunmadığına, katılanın özetle dükkanına giren üç kişiden birinin kendisine kafa attığı birinin cebinden parasını aldığını beyan ettiğine, ancak diğer sanık ...'in savunmasında katılana iki üç kez yumruk atıldığını belirtiğine, sanık ...'in beyanında katılana karşı kendisinden uzaklaştırma amaçlı bir itme olduğu ve kafasını kapının kenarına çarptığının belirtildiğine, nasıl gerçekleştiği bilinmeyen olay hakkında mahkemece hiçbir somut delile dayanmaksızın hüküm kurulmasının, sadece katılanın beyanına dayanılarak hüküm kurulduğuna, aşamalardaki beyanlarının da çelişkili olduğuna, olay kurgusunun hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, nitelikli yağmanın cebir unsuru incelendiğinde somut olayda hiçbir delile dayanmayan kim tarafından işlendiği bilinmeyen herhangi gasp amacı gütmeyen bir yaralanma vakasının mevcut olduğuna, yağma suçunu işleyen kişinin doğrudan işletme sahibinin cebinden para almasının ve işletme sahibinin parayı cebinde muhafaza etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılana Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla sanık ... gösterilerek sorulduğunda kendisine kafa atanın .... olmadığını söylediğine, yerel mahkemenin bu teşhis işlemini dikkate almadığına, katılana kafa atan şahsın sanık ... olduğunu defaatle tutanaklara geçirdiğini, canlı teşhis işlemi göz önüne alındığında diğer sanık ...'ın da katılanı darp etmediğine, iki sanığın da yağma suçunu işlemediğine, dosyada yer alan iki sanık için de kendisine karşı bir eylemde bulunmadıklarını ikrar eden katılanın aynı zamanda cebinden parasının alındığını iddia etmekle birlikte bu konuda bir şahıs teşhisinde bulunmadığına, sanık anlatımlarının dikkate alınmadığına, ceza yargılanmasında mağdurun beyanı ve derin değeri isimli makaleden hareketle yerel mahkemenin kararı somut olayı çözümlemeyen, çözümleyen aydınlatan ve somut gerçekliğe dayanarak hüküm kuran bir karar olmadığına, yeniden değerlendirme yapılarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde
Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Sanıkların katılana ait kokoreççi dükkânına gittikleri, sanık ...’un katılandan arka masayı toplamasını istemesi üzerine taraflar arasında başlayan tartışmanın kısa sürede arbedeye dönüştüğü ve bu sırada sanık ...’un katılana kafa atmak suretiyle yaraladığı, katılan ile sanık ... arasında ani ve spontane gelişen olayda; sanık ...’un katılanı yaraladığı hususunun tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu, sanık ...’ın aşamalardaki istikrarlı beyanlarında masa toplama meselesi nedeniyle sanık ... ile katılan arasında arbede yaşandığını ifade ettiği, ancak sanık ...'un katılanın cebinden para almadığını beyan ettiği, sanık ...’un savunmaları ayrıntılarda farklılık göstermekle birlikte öz itibariyle katılanla tartışmanın arbedeye dönüştüğünü kabul ettiği, ancak katılanın cebinden para almadığını savunduğu, katılanın ilk ihbar tutanağında cebinden para alındığına dair bir beyanda bulunmadığı halde kovuşturma aşamasında cebinden yağmalandığını ileri sürdüğü 2.000,00 TL’nin yan komşusundan aldığı kira parası olduğunu iddia ettiği, bu durumda katılanın üzerinde anılan miktarda para bulunup bulunmadığı hususunda şüphe oluştuğu, söz konusu iddianın doğruluğunun yan komşunun tespiti ile beyanının alınması suretiyle araştırılmadığı, bu suretle yağma suçunun maddi unsurlarından olan “malın alınması” unsurunun kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulmadığı gözetilmeksizin eksik inceleme ile sanıklar hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı bulunduğu anlaşılmıştır.
Kabule göre de;
1. Yerel mahkemece sanığın 5237 sayılı Kanun’un 37. maddesi kapsamında müşterek fail olarak sorumlu tutulmasına karşın; taraflar arasında aniden gelişen olayda, katılanın diğer sanık ... tarafından yaralandığının sabit olduğu, sanık ...’ın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanın soruşturma aşamasındaki beyanında şahıslardan birinin kendisine kafa attığını, diğer şahsın ise cebinden para aldığını ifade ettiği halde, kovuşturma aşamasında parayı alan kişinin kendisine kafa atan kişi olup olmadığını bilmediğini, duruşmada SEGBİS ile sanık ... gösterildiğinde kendisine kafa atanın ... olmadığını belirtmek suretiyle beyanlarında tereddüt ve çelişki bulunduğu, bu durumda sanık ...’ın cebir eylemine veya malın alınmasına hangi somut hareketiyle iştirak ettiği ve nitelikli yağma suçu üzerinde ne suretle ortak hâkimiyet kurduğunun tartışılarak denetime elverişli ve yeterli bir gerekçeyle ortaya konulması gerekirken, bu hususlar açıklığa kavuşturulmaksızın sanık ... hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Mahkemece zarar gideriminin PTT konutta ödemeli gönderim suretiyle yapılması için sanık ...'a süre verilmesine rağmen ödemenin konutta ödemeli şekilde gerçekleştirilmediği, paranın mağdur tarafından fiilen tahsil edilip edilmediğinin araştırılmadığı, sanığın "kendisi de parayı almış" şeklindeki soyut beyanı dışında zararın giderildiğine ilişkin kesin bir tespit bulunmadığı gözetilmeksizin sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları'"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanunu'nun 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun'un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; " ... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ... ise ... hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder." şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 02.01.2024 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ...'un temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oybirliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi gereğince sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!