Anahtar kelimeler: Sivas Kayseri Süreç Yağma Görüşü İstemlerinin Edenlerin Mahkûmiyet Neticesinde Edilebilir

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Nitelikli yağmaHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama - BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇ1. Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 13.07.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozma üzerine, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 23.02.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan ve esastan reddine karar verilmiştir. Hükümlerin temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile 'Hükme dayanak yapılan soruşturma evrakları ve tutanaklarının dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla, soruşturmaya ilişkin tüm evrak asıllarının ya da onaylı örneklerinin denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde bulundurulmaması' gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.3. Bozma üzerine, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2025 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık ...'un, ...'ya karşı, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-d, 1 68... . maddeleri uyarınca, 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanıklar ... ve ...'ün, ...'a karşı, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d. ve 53. maddeleri uyarınca, 14'er yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ...'ın, ...'a karşı nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d.ve 53. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanığın cezasının 10... ay hapis cezası üzerinden infazına; sanıklar ... ve ...'ın, ...'e karşı, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d., 1 68... . maddeleri uyarınca 8'er yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ...'un, ...'na karşı, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d., 1 68... . maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık ... ve Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleriKararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, karar gerekçesinin hukuka aykırı olduğuna, sanıkların suçu işlemediklerine, eksik inceleme yapıldığına, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi, aksi takdirde lehe hükümlerin uygulanması için kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 13.07.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, her ne kadar temyize konu somut olayda, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükümler yönünden bölge adliye mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı sanıkların temyiz hakkını etkilememiş ise de bölge adliye mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamı sanığın temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir(Ömer Oral [GK], B. No: ██████████, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir:1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması,2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. ..........Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir.Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:████████).Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 13.07.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine kurulan tüm hükümlerin hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, diğer yönleri incelenmeyen Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,04.02.2026 tarihinde karar verildi.