Anahtar kelimeler: Kars Dairece İli İlçesi Şartı Eksiklikleri Uyularak Özetle Dayanan Bozmaya

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararKARAR
: KabulTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kars ili, ... ilçesi, ... köyü 1 07... (yeni 1 07... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 19.07.2013 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin 19.07.2013 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değeri belirlenirken Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda münavebe ürünü olarak alınan buğday, fiğ ve patatesin değerlendirme tarihi olan 2012 yılı itibarıyla dekar başına verim miktarları, üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg satış fiyatları İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip rapor denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, taşınmazın değeri belirlenirken, bilirkişi raporunda döner sermaye faizi ve genel idare giderleri, masraflara dahil edilmek suretiyle az bedele hükmedilmesi, kamulaştırma bedeline uygulanan faizin bitiş tarihinin gösterilmemesi doğru olmadığı gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin hatalı seçildiğini, verimin yüksek, masrafların ise düşük alındığını, kapitalizasyon faiz oranının %6 alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza objektif değer artış oranı uygulanmamasının hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini, münavebe yönteminin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, ████████ Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.4. Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.5. Dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili talep edildiği hâlde, terkin hükmü kurulması doğru görülmemiştir.6. Dava konusu taşınmazda tapu maliki olmayan davalılar ..., ... ve ... yönünden pasif husumetten ret kararı verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi hatalıdır.7. Davacı idare tarafından fazladan depo edilen bedelin iadesi yönünde hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Taraf vekillerinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının;a.) (1) numaralı bendinde yer alan "Kadastro Kanunu'nun 16/c hükmü gereğince baraj gölü niteliği ile hazine adına tapudan terkinine” ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "Hazine adına tesciline” ibaresinin yazılması,b.) Ayrı bendi olarak “Dava konusu taşınmazda tapu maliki olmayan davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine” cümlesinin yazılması,c.) Ayrı bendi olarak “Davacı idare tarafından fazladan depo edilen 38.209,46 TL’nin davacı idareye iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,11.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYYargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve ███████-44 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın, Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalılar vekilinin “faize” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas - ███████ Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Düzeltilerek Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 3 No’lu “Gerekçe/Değerlendirme”sine, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 11.03.2026