Anahtar kelimeler: Bozova Satarak Satıştan Haberinin Payının Satım Devrettiğini Paylarını Maliki İli
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bozova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan 214,188, 190, 218, 222, 2 45... No.lu parsellerin 1/2 payının maliki olduğunu, kalan 1/2 payının sahibi olan ....... paylarını davalı ...'ya 08.09.2016 tarihinde satarak devrettiğini, söz konusu satıştan müvekkilinin haberinin olmadığını, taşınmazların toplam satım bedeli olan 86.500,00 TL üzerinden önalım hakkını kullanarak taşınmazlardaki davalıya ait 1/2 payın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu parsellerin 1/2 payını 850.000,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, önceki malik ...... ile davacının da arasında bulunduğu diğer müşterek ve iştirak halindeki maliklerin bu taşınmazları çok uzun yıllar önce fiilen bölüşüp taksim ettiklerini, davacı ve diğer iştirak halindeki maliklerin fiilen satın alıp kullandığı kısma ilişkin zilyetliklerinin bulunmadığını, taşınmazlardan hisse satın aldığı...'in fiili taksim sonucunda 224, 190, 188 parsel sayılı taşınmazları kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan satışın, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi gerektiği ancak satışın davacıya bildirilmediği ve eldeki davanın 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı tarafından tapuda gösterilen satış bedeli ve harcın verilen süre içerisinde depo edildiği, davaya konu taşınmazların bir kısmının davacı, bir kısmının ise satıcı tarafından kullanıldığı, taşınmazların parsel bazında bölüşüldüğü, her bir taşınmaz için ayrı ayrı zeminde davacının ve davalının veya davalıya pay satan kişinin kullandığı yer olmadığının tüm tanık beyanlarıyla ortaya konulduğu, bu hususun davalı tarafça da kabul edildiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların bir kısımının davacı, bir kısmının da satıcı tarafından kullanılıyor olmasının fiili taksim olgusunun varlığını ispatlamadığı, her bir taşınmaz bakımından kendi içinde davacının ve davalıya payını devreden malikin ayrı ayrı kullandıkları bölümlerin bulunmadığı, dava konusu taşınmazlardan 214 parsel sayılı taşınmazın ... .... tarafından, 224, 1 88... sayılı parsellerin... tarafından, 222, 218, 2 45... sayılı parsellerin ise ... tarafından kullanıldığı, bu şekilde yapılan taksimin yargısal uygulamada kabul edilen fiili taksim niteliğinde olmadığı, ön alım bedelinin tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibaret olduğu, dava konusu payın satışına ilişkin hukuki işlemin tarafı olan davalının üçüncü kişi durumundaki davacıya karşı bedelde muvazaa iddiasında bulunamayacağı, davalının güncel bedel üzerinden ön alım hakkının kullanılması gerektiğine yönelik itirazının da yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eylemli paylaşma var olması nedeniyle davanın reddi gerekir iken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazlar için 850.000,00 TL bedel ödediğini, bu nedenle Mahkemece re'sen şuf'a bedeli ile ilgili olarak araştırma yapılması gerektiğini, şuf'a hakkının kullanıldığı tarih ile satış günü arasında geçen sürede taşınmazın değerinde, enflasyon ve diğer objektif nedenlerle meydana gelen artışların gözetilmemesinin hatalı olduğunu, davacının bedele ilişkin yükümlülüğünün hakka konu olan payın kullanıldığı tarihte yapılan keşifte belirlenen değer olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanunun 732. maddesi uyarınca ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Tüm dosya kapsamı, davacı beyanı ve dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere 214, 188, 190, 218, 222, 2 24... nolu parsellerde davacı diğer paydaşlarla birlikte elbirliği maliki, davalıya satış yapan... de paylı maliktir. Paydaşlar arasında yapılan fiili taksimde 224, 1 88... sayılı parselleri davalıya pay satan .... 222, 218, 2 45... sayılı parselleri ise ... kullanmaktadır. Satıcı zamanında eylemli kullanım biçimi bozulmamış olup devam ettiğinden ön alım hakkının kullanılması dürüstlük kurallarına aykırı olup, bu husus gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!