Anahtar kelimeler: Altıncı Adlî Sokma Hariç İla Görüşü Resmî Ret Göreve Beşinci

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: Trafik güvenliğini tehlikeye sokmaHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: RetSanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;6723 sayılı Yasa ile değişik 5320 sayılı kanununun 8. maddesinin (1.) fıkrasında Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanacağının ve bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceğinin belirtilmesi, mahkemece verilen ilk kararın Yargıtay tarafından incelenerek bozulması karşısında incelenmesi istenen hükmün halen temyiz yasa yoluna tabi olması ve 5271 sayılı Kanunun 264 üncü maddesi gereğince kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından, sanığın talebinin temyiz niteliğinde olduğu kabul edilmiş olup 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇMahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3, 62, 53, 58/6. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.10.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma sonrası seri yargılama usulünün değerlendirilmesi için durma kararı verildiği, seri yargılama usulünün uygulanamaması üzerine yeniden ele alınan dosyada mahkemece genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK'nın 179/2, 62, 53, 58/6-7. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın kararı istinaf etmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 30.10.2025 tarihli kararı ile, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen ve Yargıtay incelemesinden geçen karara ilişkin istinaf başvuru talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesi uyarınca temyiz mahiyetinde olduğunun kabulü ile Yargıtay tarafından değerlendirilip karar verilmek üzere, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edildiği anlaşılmıştır.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz sebepleri; istinaf hakkını kullanmak istediğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan araçla seyir halinde bulunduğu esnada görevli ekiplerce durdurulduğu, yapılan kontrolde sanığın 1.18 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/2. maddesi uyarınca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARMahkemece hükme karşı başvurulacak Kanun yolunun istinaf yasa yolu olduğunun belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesi gereğince Kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranların haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanık 26.07.2024 tarihli "istinaf" talepli dilekçesinde temyiz sebeplerini göstermemiş ise de sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz incelemesinin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. ve devamı maddelerine tabi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 2 94... /1. maddelerinin uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerini göstermediği gerekçesiyle temyiz isteminin reddi görüşünü öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yerinde temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Temel ceza tayin edilirken, uygulanan kanun maddesinin, “TCK'nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 179/2. maddesi” yerine, “TCK’nın 179/2. maddesi” şeklinde gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının "1" nolu bendinde yer alan "179/2" ibaresinden önce gelmek üzere "TCK'nın 179/3. Maddesi delaletiyle" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.03.2026 tarihinde karar verildi.