Anahtar kelimeler: Üdavacı Konusumenfi Kefili Lehtarının Vade Senedi Tanzim Bedelli Keşidecisi Kambiyo

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2023NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'nin keşidecisi ...'in kefili olduğu ve lehtarının ... olduğu,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 162.500,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 162.500,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 162.500,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 162.500,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 162.500,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2022 vade tarihli, 162.500,00 TL bedelli senedi Davalının İstanbul Anadolu 9.İcra Müd. ... sayılı dosyasıyla her iki davacı aleyhine de icraya koyduğunu, 100.000,00 TL ve 200.000,00 TL bedelli olan senetlerdeki imzaları kefil ... yönünden kabul etmediklerini, ayrıca bu senetlerin tamamının bedellerinin 1.375.000,00 TL olarak ödendiğini, ödemelerin belgeli olduğunu, tüm ödemelerin icra takibinden önce gerçekleştiğini, davalı tarafından senet bedellerinin ödendiğini bile bile senetlerin icraya konduğunu; davalı alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek; icra dosyasından dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, icra takibinin iptaline karar verilmesini ve 1.375.000,00 TL üzerinden davalıdan %20 kötü niyetli takip tazminatına tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı keşideci ve kefil tarafından müvekkiline verilen senet bedellerinin ödenmediğini; davacı tarafın ileriye sürdüğü ödemelerin taraflar arasındaki başka borç ilişkilerine yönelik olduğunu ancak icra takibine konan senetlere yönelik olmadığını; bunun aksinin ispatını davacılarda olduğunu; havale ile yapılan ödemelerde, ödemenin hangi borç ilişkisi için yapıldığı yazılı değil ise; önceden alınan borcun ödenmesine ilişkin olduğunun kabul edileceğini; havalelerin hiçbirinde icra takibine konu olan senetlerden bahsedilmediğini, gerçekleşen ödemelerin taraflar arasındaki 2.ve 3. İlişkilere dair borç ödemelerine yönelik olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacılardan %20 kötü niyetli dava tahsilatı tazminine karar verilmesini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İlk Derece Mahkemesin kararıyla;...Davacımızda zaten icra takibine konu edilen senetler sebebiyle davalı tarafa borçlu olduğunu, önceden aldığı bu borcu ödemek için ve senet bedellerine karşı bu paraları ödediğini iddia etmektedir. Ortada icra takibine konan 8 senet, bu senetlerin vade tarihlerine uyumlu olarak yapılan ve tam senet bedellerine eşit bir ödeme söz konusu olup; artık bu ödemelerin icra takibine konu senetlere ilişkin olmadığının; taraflar arasındaki 2. ve 3. Borç ilişkilerine yönelik olduğunu davalı ispat etmelidir. Ancak davalı ispat külfetinin kendinde olmadığını, hiçbir şey ispat etmek zorunda olmadığını yapılan ödemelerin icra takibine konu senetler için yapıldığını davacıların ispat etmesi gerektiğini belirterek kendi üzerindeki ispat külfetiyle ilgili delil göstermeyeceğini ve 2. nci 3.nci Borç ilişkilerini bildirmeyeceğini ispat etmeyeceğini duruşmada da söylediği ve iddia ettiği sebebiyle artık mahkememizce yapacak bir iş kalmamış bu ödemelerin icra takibine konu senetler için yapıldığı kabul edilerek ve aksi davalı tarafından ispat edilmediği kabul edilerek DAVANIN KABULÜNE karar verilmiş;Mahkemenin bu kabulüne göre davacı kefilin 100.000,00 TL ve 200.000,00 TL bedelli senetlerin üzerindeki kefil imzasının ona ait olup olmadığının bir önemi kalmamış; senet bedelleri zaten ödenmiş kabul edileceğinden dolayı kefilin imzası gerçek olsa dahi bir borcunun bulunmadığı sebebiyle imza incelemesine gerek görülmemiş,Davacı taraf kötü niyetli takip tazminatı talep etmiş olup; mahkemenin kabulüne göre tamamı icra takibinden önce gerçekleşen ödemeler ile senetler bedelsiz kalmışken senetleri icra takibine koyan davalının kötü niyetli olduğu kabul edilerek senet bedelleri olan 1.375.000,00 TL si üzerinden % 20 kötü niyetli takip tazminatına hükmedilmesine, karar verilmiştir.İSTİNAF
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın takip konusu senetlerin ödendiğine dair hiçbir yazılı kesin delil sunamadığını, senetlerin kayıtsız şartsız borç ikrarı olduğunu ve ispat yükünün borçlu olan davacıda bulunduğunu, dosyaya sunulan dekontların hiçbir açıklama içermediğini ve tarihlerle miktarların senetlerle uyuşmadığını, Borçlar Kanunu’nun 102. maddesine göre açıklamasız ödemelerin mevcut başka muaccel borçlar için yapılmış sayılacağını, taraflar arasında altın alımı gibi farklı ticari ilişkiler ve protokoller yüzünden sürekli para trafiği olduğunu, davacı ...’nin kendisini kuyumcu gibi tanıtarak müvekkilini ve piyasadaki birçok kişiyi dolandırdığını, bu yüzden hakkında nitelikli dolandırıcılıktan ceza davası açıldığını, yerel mahkemenin dosyada hiçbir bilirkişi incelemesi yapmadan ve delil toplamadan tek celsede hatalı bir karar verdiğini, mahkemenin duruşmadaki beyanlarını çarpıtarak müvekkilinin delil sunmayacağı yönünde yanlış bir kanaat oluşturduğunu, vadesi gelmemiş senetlerin ödendiği şeklinde hüküm kurulduğunu, mahkemenin kötü niyet tazminatını hesaplarken asıl alacak tutarı yerine yanlış bir rakam üzerinden maddi hata yaparak karar verdiğini, müvekkilinin de davacılara banka üzerinden milyonlarca lira gönderdiğini ve WhatsApp yazışmalarında davacıların hala borçlu olduklarını ikrar ettiklerini belirterek, yerel mahkeme haksız kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının müvekkilleri aleyhine başlattığı icra takibinin haksız olduğunu, müvekkil ...'in asıl borçlu, ...'ın ise kefil olduğunu, bazı senetlerdeki imzaların ...'a ait olmayıp taklit edildiğini, müvekkil ...'in aslında kuyumcu olduğunu ve davalının parayı değerlendirmesi için kendisine verdiğini, ...'in dükkanında silahlı saldırıya uğrayıp aylarca yoğun bakımda kalması nedeniyle çalışamadığını, dosyaya sunulan dekontlardan anlaşılacağı üzere toplamda 1.375.000,00 TL ödeme yapıldığını ve bazı dekontlarda açıkça "senet ödemesi" yazmasına rağmen davalının senetleri iade etmediğini, havalenin bir borç ödeme vasıtası olduğunu ve taraflar arasında başka hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davalının mahkemede diğer borç ilişkilerini açıklayamayacağını söyleyerek ispat yükünden kaçtığını, davalının alacak miktarını bile tam bilmemesinin borcun olmadığını kanıtladığını, istinaf aşamasında yeni delil sunulamayacağını ve davalının bedelsiz senedi kullanmak suçundan şikayet edildiğini belirterek, yerel mahkemenin kararının doğru olduğunu ve davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.İstanbul Anadolu 9.İcra Müd. ... sayılı dosyasında, alacaklı tarafından borçlular aleyhine,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 162.500,00 TL bedelli senedi,█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 162.500,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 162.500,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 162.500,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli, 162.500,00 TL bedelli senedi,-█████/2021 tanzim, █████/2022 vade tarihli, 162.500,00 TL bedelli senedi toplam 8 adet bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Davacılar tarafından ödeme iddiasına dayanıldığı, davacılardan kefil olan ... tarafından iki adet senet yönünden imza itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı keşideci ve kefil tarafından müvekkiline verilen senet bedellerinin ödenmediğini; davacı tarafın ileriye sürdüğü ödemelerin taraflar arasındaki başka borç ilişkilerine yönelik olduğunu ancak icra takibine konan senetlere yönelik olmadığını ileri sürmüştür.Davacı keşideci tarafından davalı lehtara,, █████/2022 tarihinde 40.000,00 TL / █████/2022 tarihinde 60.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 25.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 20.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 40.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 50.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 250.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 34.000,0 TL / █████/2021 tarihinde 68.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 2.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 47.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 130.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 110.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 162.500,00 TL / █████/2021 tarihinde 60.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 66.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 155.000,00 TL / █████/2021 tarihinde 27.500,00 TL olarak gerçekleşmiş olup toplam ödeme 1.375.000,00 TL olarak yapılmıştır. Dosya kapsamına davacı tarafça sunulan ödeme belgelerinden, iki adedinde açıklama bulunduğu █████/2021 tarihli senede istinaden 27.500,00 TL.,█████/2021 tarihli senede istinaden 162.500,00 TL., ödeme yapıldığının dekontta belirtildiği ancak diğer ödemelerde senede birebir atıf bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin, █████/2023 tarihli duruşmadaki beyanında;" biz menfi tespit davasında ispat külfeti bu dava yönünden bize düşmediğinden dolayı, davacı ile aramızda olan ve bu ödemelerin onlara ait olduğunu iddia ettiğimiz 2. ve 3. İlişkileri ispat etmek, açıklamak zorunda değiliz. Karşı taraf öncelikle bu ödemelerin 2. ve 3. İlişkilere ait olmadığını icra takibine konan senetlere ilişkin olduğunu ispat edebilir ise biz o vakit bu 2. ve 3. İlişkileri ortaya koyarız. Ayrıca kefil olan davacı 2 senet yönünden imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de İcra Hukuk Mahkemesinde davası reddedildi" şeklinde olduğu görülmüştür.6098 Sayılı TBK 102. Maddesinde; "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklama bulunmadığı durumda, ödeme muaccel bir borç için yapılmış sayılır." hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda davacılar tarafından kambiyo senedine dayalı icra takibine ilişkin açılan menfi tespit davasında ödeme ve kısmen kefil tarafından imzaya itiraz iddiasına dayanıldığı, ispat yükümlülüğünün davacılarda olduğu, sunulan ödeme belgelerinin tarihleri incelendiğinde bir kısım ödemelerin davaya konu senet vade tarihlerinden önce olduğunun, ödemelerden bir kısmının ise senetlerin vade tarihlerinden sonra olduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafça ödemelerin başka borç ilişkisine yönelik olduğunun ileri sürüldüğü, mahkemece davalı vekiline ön inceleme duruşmasında sorulduğunda ispat yükünün davacıda olduğuna yönelik beyanı dikkate alınarak ispat yükünün yerine getirilmediği, sırf ödeme tutarının davaya konu senet miktarını karşıladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.Mahkemece öncelikle, ödeme iddiasına dayalı menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olduğu , ödeme belgelerinin tarihleri, belgelerdeki açıklamalar ve TBK 102. Madde deki karine dikkate alınarak davacının ödeme iddiasını ispatlayıp ispatlayamadığının değerlendirilmesi, davalı tarafça senetlere mahsuben yapıldığı TBK 102. Madde de düzenlenen karineye göre ispatlanan ödemeler varsa bu durumda, davalı tarafça ödemelerin taraflar arasındaki başka borçlar için yapıldığının savunulduğu göz önüne alınarak davalıya ispat imkanı tanınması, kesin mehil verilerek delillerinin toplanması, davalı tarafça davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığının beyan edildiği anlaşılmakla, ceza dosyasının getirtilerek incelenmesi gerekirken, davalı vekilinin duruşmadaki beyanı gerekçe gösterilerek ispat hakkı tanınmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ E. ████████ K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026