Anahtar kelimeler: Sapanca Gününün Gelenlerin Sakarya Geldiler İstemli Bittiği Başlandı Davetiye Günde

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sapanca 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ..., karşı taraftan davalı vekili Avukat ..... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için 04.02.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının ön alım hakkı uyarınca paydaşı olduğu dava konusu 1665 parsel sayılı taşınmazda 26.08.2015 tarihinde 10.000,00 TL bedelle davalıya satılan hissenin tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazda daha önce de paydaş olduğunu ve dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; fiili taksim savunmasının ve davacının bedelde muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu hissenin davacı adına tesciline ve ön alım bedeli olan 476.445,00 TL'nin davalıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesince ilk kararda; dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğinin ispatlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine ve davanın reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. İlk Bozma KararıDavacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından hükmün temyizi üzerine Dairemizin 07.02.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında; davalının ileri sürdüğü fiili taksim savunmasının tereddüte yer vermeyecek şekilde araştırılması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen İlk KararBölge Adliye Mahkemesince 24.10.2024 tarihli kararda; fiili taksimin varlığı ispatlanamadığından İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.C. İkinci Bozma KararıDavalı vekili tarafından hükmün temyizi üzerine Dairemizin 13.05.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında özetle; dosya kapsamı itibariyle fiili taksimin ispatlandığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.D. Bölge Adliye Mahkemesince 2.Bozma İlamına Uyularak Verilen Son KararBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar vermiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, fiili taksimin ispatlanamadığını, hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Hemen belirtilmelidir ki, hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik yoktur.Ne var ki bilindiği üzere, HMK'nın 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 373/3. maddesi gereğince bozma ilamına uyulduğuna göre bundan sonra Mahkemece yapılacak iş bozmaya ve HMK'nın 297. maddesine uygun yeni bir karar vermekten ibaret olup yazılı olduğu üzere istinaf isteminin reddi/kabulü şeklinde hüküm oluşturulması usul hukukuna açıkça aykırılık oluşturmaktadır.Bu husus, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle,Kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucu Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün sonuç kısmında yer alan “A” bendinin ve “B)Esasa ilişkin aşağıdaki şekilde yeni hüküm tesisine;” cümlesinin hükümden çıkartılmasına,“6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,Yargıtay duruşma vekalet ücreti olan 40.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.