Anahtar kelimeler: Süreç İnfazında Yağma Edenin Görüşü Neticesinde Edilebilir İstanbul Cezalandırılmasına Sayisi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.SUÇ
: YağmaHÜKÜM
: İstinaf isteminin esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Dereceİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine sanık hakkında İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-d ve 62. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında cezanın infazında 1 yıl 8 ay hapis cezasının dikkate alınmasına ve buna göre infazın yapılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsubuna karar verilmiştir.B. İstinafİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 09.01.2024 tarihli █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sanık müdafiinin istinaf talebinin "Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı CMK'nun 324. maddesinin 2. fıkrasının "Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun █████/1935 gün ve 111/7 sayılı kararındaki "Yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir" ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun █████/1966 gün ve 4/3 sayılı kararındaki "Tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerekir” şeklindeki açıklamalar karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanığın yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden istinaf yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği ancak ilk derece mahkemesince kısa kararda "Yargılama için yapılan (............)TL giderin sanıktan alınarak hazineye gelir yazılmasına," denilerek, yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan hüküm kurulması, bilahare gerekçeli kararda yargılama giderlerinin dökümü yapılarak belirtilmesi eleştiri nedeni yapılmıştır.İlk derece mahkemesinin kararında eleştiri dışında usule veya esasa ilişkin her hangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE," dair karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSuçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, suçun niteliğinin tayininde yanılgıya düşüldüğüne, kanıtların mahkûmiyet kararı verilmesine elverişli olmadığına ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeBozma öncesi sanık hakkındaki sonuç ceza miktarı ile ilgili kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmesi gerekirken "sanık hakkında cezanın infazında 1 yıl 8 ay hapis cezasının dikkate alınmasına ve buna göre infazın yapılmasına" karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediği ve aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından "sanık hakkında cezanın infazında 1 yıl 8 ay hapis cezasının dikkate alınmasına ve buna göre infazın yapılmasına" ifadesinin çıkartılarak yerine " 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca sanığın önceki hükümden kaynaklanan kazanılmış hakkı nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,26.02.2026 tarihinde karar verildi.