Anahtar kelimeler: Müstehcenlik Cümle Süreç Görüşü Hukukî İstemlerinin Neticesinde Yoksunluklarına Geçildi Cezalandırılmasına

H Ü K M E N T U T U K L U
MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: MüstehcenlikKARAR
: İstinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1.cümle, 52/2-4, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karara yönelik katılan kurum vekilinin temyiz isteğine dayalı yapılan inceleme sonunda Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30.12.2022 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında müstehcenlik suçundan usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, bu suçtan hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesinin 1. fıkrasına aykırı davranılması gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası İlk Derece mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1.cümle, 52/2-4, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; en üst sınırdan hüküm kurulmamasının ve takdiri indirim nedenlerine gidilmesinin suçun niteliği ve ağırlığı, mağdurun çocuk olması hususu göz önünde bulundurulduğunda usul ve yasaya aykırı olduğuna, vekalet ücretine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın evinde başka bir suç sebebiyle ele geçirilen Dell marka bilgisayar üzerinde yapılan incelemede katılana ait görseller bulunmuşsa da mahkemece usulüne uygun bir arama ve el koyma kararının bulunmaması nedeniyle ele geçirilen deliller hukuka aykırı delil teşkil edeceğinden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aynı fiil nedeniyle faile birden fazla ceza verilemeyeceği ilkesi dikkate alındığında sanığın mağdura yönelik eyleminden dolayı daha önce şantaj ve çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verildiği dikkate alındığında müstehcen görüntülerin üretilmesinde çocukları kullanmak suçundan da ayrıca cezalandırılma yoluna gidilmesi hukuka ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suç tarihi olduğu iddia edilen tarihlerde psikolojik ve ruhsal bir çok problemi olmakla birlikte katılanın yaşını bilmesi, sorması mümkün olmayıp katılanla aralarında yaşa ilişkin de bir konuşmanın bulunmaması sebepleri ile TCK madde 30 kapsamında hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerekirken dikkate alınmaması ayrıca TCK 62 kapsamında da sanığa gerekçe gösterilmeksizin indirim uygulanmaması eksik incelemeye dayalı hüküm kurulma anlamı taşımakla birlikte haksız ve hukuka aykırı olduğuna, Yargıtay'ın bozma kararında da belirtildiği üzere sanık hakkında müstehcenlik suçundan usulüne uygun açılmış bir davanın bulunmadığı belirtilmiş olup, ek iddianame düzenlenmeden ya da ilgili suçtan suç duyurusunda bulunulup dava açılmadan sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanalika isimli oyun üzerinden tanıştığı 11 yaşındaki mağdurun kendisine oyun kartı vereceğini söyleyerek görüntülü görüşme yaptığı sırada soyunmasını sağlayıp, mağdurun göğüsleri gözükür şekilde ekran görüntüsünü kaydeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1. cümlesindeki müstehcenlik suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına "kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 30.000,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Aydın 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.03.2026 tarihinde karar verildi.