Anahtar kelimeler: Medenî Trabzon Uğranılan Tazminine Ret Zararların Yarar Kesinlik Şartı Eksiklikleri
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulmasından dolayı uğranılan zararların 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacının muhtelif tarihlerde Trabzon ili, ... ilçesi ... Mahallesi 249 parselde kayıtlı 3.866,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın ███████ payını satın aldığını, davacının halen bu taşınmazın ███████ payının maliki olduğunu, yapılan aplikasyon neticesinde 249 parselde kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün 3.866,00 m² olması gerekirken 767,71 m² küçüldüğünün davacıya bildirildiğini, konunun araştırılması neticesinde müvekkiline ait taşınmazın kadastro müdürlüğü arşivindeki kayıtları ile zemindeki sınırların uyuştuğunu, taşınmazın sınırları itibarıyla ile bir ihtilafın olmadığının beyan edildiğini, yine davacıya beyan edildiğine göre bu durumun sebebinin ilk kadastro tespiti sırasında yapılan hata olduğunun belirtildiğini, taşınmazda meydana gelen yüzölçümü azalması nedeni ile müvekkilin uğradığı zararın hesap edilerek ortaya çıkacak bu belirsiz alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; davacının muhtelif tarihlerinde Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 249 parselde (yeni 3921/3) kayıtlı 3.866,00 ² yüzölçümlü taşınmazın ███████ payını satın aldığını ve halen maliki olduğunu, davacının taşınmaz üzerinde yapmayı düşündüğü proje için aplikasyon yaptırmak amacıyla ilgili kadastro mühendisinin ofisine müracaat ettiğini, yapılan aplikasyon neticesinde 249 parselde kayıtlı taşınmazın yüz ölçümünün 3.866,00 m² olması gerekirken gerçekte 3.098,29 m² olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi kapsamında yenileme çalışması yapıldığını, yenileme çalışmaları sonucunda 02.11.2019 tarihinde davacının taşınmazındaki yüzölçümü azalması hususunun kesinleştiğini beyan ederek dosyanın Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini, davacının taşınmazında meydana gelen yüzölçümü azalması nedeniyle davacının uğradığı zarar işlemlerinin kesinleştiği tarih olan 02.11.2019 tarihine göre zararının hesap edilerek ortaya çıkacak belirsiz alacağın Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeki ████████ Esas sayılı dosyası ile mükerrerlik teşkil etmemek üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; pasif husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, husumet itirazları kabul olunmaz ise davada dayanılan kanun hükmünün öngördüğü zamanaşımı süresi, tapuda tescil tarihinden dava tarihine kadar dolmuş olup davanın zamanaşımına uğradığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin kendisine yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın hukuki yarar yokluğundan reddine birleştirilen davanın ise kabulü ile tespit edilen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen dava tarihi olan 09.12.2021 tarihine göre müvekkilinin uğradığı zarar olarak kabul edilen 4.711.866,96 TL'nin müvekkilinin gerçek zarının çok altında olduğunu, devletin tapu kayıtlarını yanlış tutması nedeni ile müvekkilinin payında 707,29 m² azalma meydana geldiğini, belirlenen değerin çok düşük olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın dava tarihi olan 16.05.2018 tarihi ile davacının tapuda tüm pay iktisap tasarruf tarihleri arasındaki süreler gözönüne alındığında giderim talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının ilk kez tapuda taşınmazın ███████ mülkiyet hissesini 19.03.2008 tarihinde 4871 sayılı yevmiye ile iktisap etmiş olup dava tarihi olan 16.05.2018 tarihinde on yıllık dava açma süresinin dolduğunu, açılan davanın dava tarihinden sonra taşınmazın çapının 3402 sayılı Kanun'un 22/4 uyarınca kadastro tutanağının düzenlenmesi, askıya çıkarılması, askı süresi içerisinde itiraz edilmeyerek kesinleşmesi sonucunda çap ve tapu kütüğü yüzölçümlerinin eşitlenmesi ile davanın konusu kalmadığına karar verilmesi yerine hukuki yarar yokluğundan reddine dair hüküm kurulduğunu, davada davacının çap ile kütükteki yüzölçüm farklılığından ne surette zarar gördüğünün davacı tarafından ileri sürülmediğini, satıcılar dava edilmeyerek, satım bedelinden fazla ödeme almayan maliye hazinesinin bu davada birlikte hasım olarak gösterilmeyerek zarara sebebiyet verdiği iddiasında bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, raporlara itirazlarının da giderilmediğini, imar yönünden imar uygulama ve ... planlarındaki konumlarının değerlendirilmesinin yapılmadığını, asıl davanın reddine karar verildiği gözönüne alınarak nispi yerine maktu verildiğini, 3402 sayılı Kanun'un yüzölçüm hatalarının resen düzeltilmesi yetkisine dair hükmün varlığının Yargıtay uygulamaları ile tapu sicil tutulmasından kaynaklanan zarar ve tazmin edilmesi uygulamasına engel olduğuna dair itirazlarının dikkate alınmadığını, mahkemece davacının kadastro paftasının yenileme faaliyetinde yüzölçüm eksikliğine uğradığı ve tazmin edilmesi gerekçesini pafta yenileme faaliyeti öncesinde açılan asıl dava ile çeliştiğini ileri sürdüklerini, emlak rayiç değerinin 20 21... ,99 TL bilirkişi heyetinin belirlediği rakam ise 6.681,86 TL olduğunu beyan ederek yerel mahkeme ilamının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uygulama kadastrosu sırasında, Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 249 parsel sayılı 3866,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın 39 21... parsel numarasıyla ve 3100,19 m² yüzölçümlü olarak tespit edildiği, askı ilanlarının 03.10.2019-01.11.2019 tarihleri arasında yapıldığı ve askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine tespitin kesinleştiği, eldeki davanın asıl dosya yönünden 16.05.2018 birleştirilen dosya yönünden 09.12.2021 tarihinde açıldığı, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, mahkemece tazminata kanuni faiz oranında hükmedilmesinde, vekâlet ücretinin miktarında hukuka aykırılık bulunmadığından ve yenileme kadastrosu 02.11.2019 tarihinde kesinleşmiş olup belirsiz alacak olarak açılan davanın dava tarihi itibarıyla 10 yıllık dava zamanaşımı süresi dolmadığından, tazminatın hatalı hesaplandığına, tazminatın şartlarının oluşmadığına, asıl davanın esastan reddedilmesi gerektiğine ve vekâlet ücretinin nispi hükmedilmesi gerektiğine ilişkin taraf vekillerinin istinaf başvurularının yerinde olmadığı gerekçesiyle başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!