Anahtar kelimeler: Talepdavacı Şarj Marketlerde Ekosistemini Tpmk Mobil Haritada Toplayan Platformda Lisanslı

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) TEDBİR
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:
TALEP
:Davacı vekili tedbir talepli dilekçesinde; davacı şirketin marka sahibi olduğu “...” ibareli markanın TPMK nezdinde... ve... tescil numaralarıyla tescilli olduğunu, davacı şirketin "..." markası ile elektronik marketlerde yer alan mobil uygulaması, elektrikli araç şarj ekosistemini tek bir platformda toplayan, lisanslı şarj istasyonu işletmenleri ile elektrikli araç kullanıcılarını bir araya getiren, tüm istasyonların aynı haritada gösterilmesi ile birlikte; navigasyon, akıllı yol planlama, şarj başlatma, check-in / yorum yapma, ödeme, dijital cüzdan, puan toplama, sadakat programları, tarife karşılaştırma, araca uygun şarj miktarı ve ücreti hesaplama ve mobil şarj hizmeti gibi pek çok işe yarar özellikleri bulunan tarafsız bir pazar yeri olduğunu, davalının ise müvekkili şirketle benzer alanlarda fakat söz konusu uygulamalar özelinde daha dar alanda hizmet veren bir şirket olduğunu, davalı şirkete ait "..." markası ile elektrikli araç sahipleri için şarj istasyonlarını listeleyen ve elektrikli araç sahiplerine şarj hizmeti konusunda kolaylık sağlamayı hedefleyen bir mobil uygulama piyasaya sunulduğunu, davalı şirketin, davacı şirketin sektördeki popülerliğinden yararlanmak maksadıyla, Sınai Mülkiyet Kanunu'nda yer alan marka hakkına ilişkin hükümleri de göz ardı ederek, "..." ismini verdikleri uygulamanın internet site alan adını "....com.tr" olarak belirlediklerini, davalı şirketin, davacı şirkete ait internet sitesinin alan adının sonuna ".tr" uzantısı ekleyerek kurmuş olduğu internet sitesinin maksadının, kendi sitelerinin tüketiciler tarafından "..." ile karıştırılması ve görüntülenme alması, bunun sonucunda da uygulamanın elektronik marketlerden mobil telefonlara yükletilmesi ile kullanılması ihtimali olduğunu, ayrıca, söz konusu sitenin Google arama motorunda yapılan arama sonucunda başlık kısmında da ilk olarak "..." ibaresinin yer aldığını, ilgili kullanım anahtar sözcük şeklinde gözükmekle birlikte site içeriğinde yönlendirici kod kullanılmasının da muhtemel olduğunu belirterek, davacı şirket adına tescilli bulunan “...” markasının, davalıya ait “....com.tr” web sitesi alan adında kullanılmasının marka tecavüzü ve haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, öncelikle tecavüzün tespiti, durdurulması ve men'i ile ref'i, bu bağlamda davalı adına kayıtlı olan "....com.tr” internet sitesine erişimin öncelikle tedbiren olmak üzere, durdurulması ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
TEDBİR TALEBİNİN KABULÜNE DAİR KARAR
: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2025 tarihli ████████ E. sayılı ara kararıyla; "...Alınan bilirkişi raporu ile, davacının ... ibareli markanın tescilli sahibi olduğunu iddia ettiği davalı tarafından kullanılan ... ibaresinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddasıyla tedbir talebinde bulunduğu aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının davacının marka hakkına yönelik iltibas oluşturduğu yönünde görüş bildirildiği, davacının ... numaralı ve ... numaralı ...+ şekil ibareli markaların 35,37,39. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının ise tescilli markasına rastlanmadığı, davalının kullandığı web sitesi olan www...com.tr isimli alan adıyla davacının markalarının benzer olduğu, yine davacıya ait ....com isimli alan adıyla da ayniyet derecesinde benzer olduğu, taraf kullanımlarının da 37 ve 39. Sınıf ile 35. Sınıftaki bazı hizmetler yönünden benzer olduğu anlaşıldığından davacının tedbir talebinde bu aşamada haklı olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile tedbir talep eden eden tarafından TEBLİĞ tarihinden itibaren 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde, 50.000,00 TL teminat veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu Mahkememize depo edildiğinde;
2- Davalıya ait www...com.tr isimli alan adına erişimin engellenmesine bu hususta erişim sağlayıcıları birliğine müzekkere yazılmasına,
3-7251 sayılı Kanun ile değişik HMK 393/1.maddesi gereğince kararın tedbir talep eden tarafa tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta içinde bu kararın uygulanmasının talep edilmesinin zorunlu olduğunun, talep edilmediği taktirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılacağının davacı tarafa ihtarına,
4-7251 sayılı Kanunun ile değişik HMK 398/1. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimsenin, şikayet üzerine altı aya kadar disiplin hapis cezası ile cezalandırılabileceğinin ihtarına..." karar verildiği görülmüştür.
Davalı vekili tarafından karara itiraz edilmiştir.
TERS TEDBİR KARARI
: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2025 tarihli, ████████ E. sayılı ara kararıyla; "...İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının ... numaralı ...+şekil ibareli markanın 35,37 ve 39. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından www...com.tr isimli web sitesini kullandığı ve aldırılan bilirkişi raporuna göre hizmetlerin benzer olduğunun değerlendirildiği, bunun üzerine mahkememizce davalıya ait internet sitesinin erişime engellenmesi yönünde █████/2025 tarihli ara karar kurulduğu, ara kararın tebligat kanunu 35. Maddesine göre █████/2025 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı tarafından tebligatın usulsüz olduğu iddiası ile ihtiyati tedbire itiraz edildiği, mahkememizce davalının ticaret sicilde kayıtlı adresine yapılan tebligatın █████/2025 tarihinde iade edildiği, iade edilen tebligatın davalının ticaret sicilde kayıtlı adresi ile aynı olması sebebiyle tebligat kanunu 35. Maddeye göre tebliği yapıldığı, buna göre öncelikle tebligatın usulüne uygun olduğu, bu nedenle öncelikle süresinde olmaması sebebiyle itirazın reddine karar verildiği, itirazın esas yönünden yapılan değerlendirmede ise davacı markasının esas unsurunun ... İbaresi olduğu , yine ticaret unvanın esas unsurunun da ... ibaresi olduğu, davalı tarafından kullanılan internet sitesinin www...com.tr olup, esas unsurunun ... olduğu gibi bilirkişi raporuna göre bu web sitesinde davacı markasının tescil sınıfına benzer hizmet ve emtialar olduğu tespiti yapıldığından verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından itirazının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Tedbire itirazın KISMEN KABULÜ ile 200.000,00 TL ters teminata hükmedilmesine, davalı tarafa teminatı yatırması için 2 hafta kesin süre verilmesine, (sürenin bugünden başlamasına) yatırmadığı takdirde tedbir koşullarının daha da ağırlaştırılabileceğinin ihtarına..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ
: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin alan adını davacıdan önce 27 Mart 2023 tarihinde aldığını, halen alan adının müvekkili adına kayıtlı olduğunu,
Davacının "..." marka başvurusunun ise 24 Mayıs 2023 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin öncelik hakkının bulunduğunu, davacının marka tescil işleminin 27 Eylül 2023 tarihinde tamamlandığını,
TRABİS yönetmeliği uyarınca ".tr" uzantılı alan adları "ilk gelen alır" ilkesi çerçevesinde tahsis edildiğini, müvekkilinin meşru kullanım hakkı bulunduğunu,
Davacının daha sonra tescil ettirdiği markasına dayanarak dava açmasının ve ihtiyati tedbir talep etmesinin kötüniyetli olduğunu,
Davalıdan teminat istenmesinin HMK'nın 392 ve 394. maddelerine aykırı olduğunu,
Tedbir koşullarının somut olayda mevcut olmadığını belirterek, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2025 tarihli ve ████████ Esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davalıya yüklenen 200.000,00 TL ters teminat yükümlülüğünün hukuka aykırı olması nedeniyle ortadan kaldırılmasına, tedbir koşullarının tespiti ile ihtiyati tedbirin tamamen kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; █████/2023 başvuru, █████/2023 tescil tarihli, 2023 067467 tesc,l numaralı “...+Şekil” markasının 35, 37 ve 39. sınıflarda, █████/2024 başvuru, ... tescil tarihli, ... tescil numaralı “...+Şekil” markasının 38 ve 42. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince marka vekili ... ve bilgisayar mühendisi ...’den oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının “...” ibareli markanın tescilli sahibi olduğunu iddia ettiği davalı tarafından kullanılan “...” ibaresinin davacının marka hakkına yönelik iltibas oluşturduğu, davacının ... numaralı ve ... numaralı “...+ Şekil” ibareli markaların 35,37,39. sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının ise tescilli markasına rastlanmadığı, davalının kullandığı web sitesi olan www...com.tr isimli alan adıyla davacının markalarının benzer olduğu, yine davacıya ait ....com isimli alan adıyla da ayniyet derecesinde benzer olduğu, taraf kullanımlarının da 37 ve 39. Sınıf ile 35. sınıftaki bazı hizmetler yönünden benzer olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
G E R E K Ç E
:Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.
Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise, Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına davalının itirazı üzerine verilen karara ilişkin olup, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Dosya incelendiğinde ilk derce mahkemesince davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının incelenmesi için yapılan █████/2025 tarihli duruşmada ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verildiği, ancak gerekçeli kararın gerekçesinde de davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar verildiği yazılmasına rağmen, hüküm kısmında ihtiyati tedbir kararına itirazın kısmen kabulüne ve davalı tarafın teminat yatırmasına karar verilerek, gerekçe ve kısa karar ile hüküm arasında çelişki oluştuğu tespit edilmiştir.
Mahkemece █████/2026 tarihli duruşmada duruşma tutanağına "Mahkememizce █████/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, daha sonra davalı vekilince yapılan itiraz üzerine █████/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirin reddine karar verilmiş fakat sehven hüküm kısmı başka bir dosyadan yapıştırılmak suretiyle kısmen kabulü ile ters teminat şeklinde yazıldığı, mahkememizce bu durumun sonradan anlaşıldığı fakat dosyanın ihtiyati tedbir yönünden istinaf aşamasında olduğu anlaşıldığından istinaf sonucuna göre ihtiyati tedbir hususunda yeniden karar vermek gerektiği hususu dosya kapsamından anlaşıldı." şeklinde açıklama yazıldığı görülmüştür.
Bu durumda, HMK’nın 355/1. maddesi uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf talepleri esastan incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kısa karar ve gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki giderilerek yeniden hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK.'nın 355/1 ve 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin █████/2025 tarihli, ████████ Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,
Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!