Anahtar kelimeler: Defnedileceğinin Defnedilmeden Uğraşılar Konyaya Cenazesinin Cenazesi Arayışına Konyada Abisinin Çabası

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin abisinin 04.06.2017 tarihinde vefat ettiğini, cenazesinin Konya’da defnedileceğinin telefonla kendisine bildirildiğini, müvekkilinin abisinin cenazesi defnedilmeden Konya’ya ulaşmak amacıyla araç kiralama arayışına girdiğini, uzun uğraşılar sonrası oğlunun da çabası ile davalı şirketle bağlantıya geçildiğini, davalı şirketle telefonda irtibata geçildiğini, davalı şirketin, merkezlerinin Başakşehir’de olduğunu, şubelerinin Halkalı ...'ta bulunduğunu ve ...’a gelmeleri halinde aracı teslim edeceklerini söylediklerini, müvekkilinin ölüm olayının acısı ile eşi ve çocuğunu alarak, davalı şirketin tarif ettiği Halkalı’da ...’a gittiklerini, müvekkilinin, davalı şirket temsilcisine hitaben, "Konya'ya cenazeye gideceğiz, 3-4 gün sonra döneceğiz, bize yolda kalmayacak bir araç veriniz" diye talepte bulunduğunu, şirket temsilcisinin müvekkiline hitaben "araç kiralamada günlük limitimiz 250 km'dir. Siz uzun yola gideceksiniz, limiti aşarsınız, ayrıca gidip dönemeyebilirsiniz, arabayı da getirmeyebilirsiniz" diyerek, kiralama bedelini peşin olarak ödemelerini ve ayrıca aracın temiz ve iadesinin teminatı olarak, bazı belgeleri imzalamalarını söylediğini, davalı şirket temsilcisinin müvekkilinin önüne bir takım belgeler koyduğunu, müvekkilinin, içeriklerini incelemeden belgeleri imzaladığını, o tarihlerdeki ortalama kiralama ücretlerine nazaran fahiş olarak belirlemiş oldukları kiralama bedeli olan 550,00 TL ödemeyi ise kiralama anında yanında bulunan oğlunun ... Mecidiyeköy Şubesi'ne ait kredi kartından 04.06.2017 tarihinde ödediklerini, müvekkilinin aracı teslim etmesinden sonra şirket yetkilisinin aracı incelediğini ve tamam problem yok gidebilirsiniz demesi üzerine müvekkilinin şirketten ayrıldığını, davalı şirketin 04.06.2017 tarih itibarıyla araç kiralamış olmasına, müvekkiline imzalatmış olduğu belgelerden bir tanesini 01.06.2017 tanzim tarihli (kiralama tarihinden 4 gün öncesine) 50.000,00 TL nakit bedelli, 03.05.2020 ödeme günlü olarak düzenlenmiş bono vasfına dönüştürerek müvekkili aleyhine icra takibine koyduğunu, davalı araç kiralama şirketinin alacağının varlığını ve sebeplerini ticari defterlerinde belirtmek ve ispatlamak zorunda olduğunu, icra takibine konu edilen senet incelendiğinde imza dışında bulunan diğer yazıların farklı yazılar ile değişik tarihlerde düzenlendiğinin görüldüğünü belirterek, izah edilen sebeplerden dolayı davanın kabulü ile davalı şirket ile müvekkili arasında senede dayalı mevcut ve geçerli bir hukuki ilişki bulunmadığının, borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20’isnden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı şirkete dava dilekçesi █████/2023 tarihinde Tebligat Kanunun 35. Maddesi uyarınca tebliğ edilmesine rağmen süresinde davaya cevap vermediği, davalı vekili dosyaya sunduğu █████/2023 tarihli beyan dilekçesinde; Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının, müvekkili şirketten ... ... marka model aracı kiraladığını, kiraladığı aracı hasarlı bir şekilde teslim ettiğini, hasarın nasıl oluştuğu, kaza yapılıp yapılmadığı konusu ile ilgili müvekkili şirkete bilgi verilmediğini ve kaza tespit tutanağının davacı tarafından düzenlenmeyip, müvekkiline teslim edilmediğini, bu sebepten dolayı müvekkilinin sigorta aracılığı ile zararını gideremediğini, maddi zarar olarak hasar bedeli, kazanç kaybı (aracın serviste kaldığı süre boyunca) ve değer kaybı bedelini tazmin etmek için müvekkili şirkete davacı tarafından imzalanan bononun teslim edildiğini, ayrıca davacının anılan aracı teslim ettiğinde davacı ile beraber ön hasar raporunun düzenlendiğini, bu rapora göre davacının kiraladığı aracı müvekkiline ön kaput ve çamurluk değişecek şekilde, far ayağı kırık olarak, airbag arızası verecek şekilde, sol arka kapı düzeltme ve boya isteyecek şekilde ve diğer hasarlar ile teslim ettiğini, müvekkili şirketin yaşadığı zarara istinaden davacı tarafından davaya konu bononun müvekkiline teslim edildiğini, dolayısıyla salt "borcum yoktur" iddiasında olan davacının borçlu olmadığına yönelik ispat yükünün kendisi üzerinde olduğunu, bu bağlamda davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ve İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
: İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli ████████E. - ████████K. sayılı kararıyla; "...Tarafların iddia ve savunmaları , savcılık soruşturma dosyaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda davacının defter tutma yükümlüsü olmaması sebebiyle ona ait defter ve kayıtların incelenmesinin söz konusu olmadığı, davalının defter kayıtlarında, davacı ... adına herhangi bir gelir veya senet kaydına rastlanılmadığı, davalı tarafça ibraz edilen iki adet araç tamir faturasının üzerinde plaka yazmadığından, ilgili bakım harcamalarının hangi araç için olduğunun tespitinin yapılamadığı, ayrıca bu faturaların davacı tarafa tahmil edilecek bir borca ilişkin bulunduğunun söylenemeyeceği alınan bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiş olmakla ; davalı kiralama konusu araç İle ilgili olarak ilgili davacının kaza sonucu araçta oluştuğu İddia edilen hasarlara dair ilgili servislere yaptırılan onarımlara ilişkin hasar ödemelerine ilişkin her hangi bir somut belge ibraz edilmediği, söz konusu araca ilişkin trafik veya kasko Sigorta Poliçeleri (varsa Sigorta Şirketlerine başvuru ve Sigorta şirketlerinden herhangi bir ödeme alınıp alınmadığı hususunda da dosyaya somut her hangi bir belge, beyan sunulmadığı, davalı/alacaklı tarafından takibe konu senedin elde edilmesine ilişkin Kiralama konusu aracın davacının uhdesinde (kiralama süresi için) iken aracın kaza ile hasarlandığını ve işbu hasarın onarımı için yapılan harcamaların somut ödeme belgeleri ile ispata muhtaç olduğu ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. 6100 sayılı HMK. m.190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur; düzenlemeleri de dikkate alındığında davalının iddiasını ispatlayamadığı denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takip dosyasında takibe dayanak █████/2017 tanzim █████/2020 vade tarihli, 50.000,00-TL bedelli senetten ve takip dosyasından ötürü davacının davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Davacının davasının KABULÜ İLE;
1-İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takip dosyasında takibe dayanak █████/2017 tanzim █████/2020 vade tarihli, 50.000,00-TL bedelli senetten ve takip dosyasından ötürü DAVACININ DAVALIYA BORÇLU OLUNMADIĞININ TESPİTİNE..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ
: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davaya konu bononun araç kiralama sözleşmesi kapsamında düzenlenmesi nedeniyle, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu,
Her ne kadar Mahkemece müvekkilinin alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, bonoyla ilgili temel borç ilişkisinin ispatlandığını, bononun davacı tarafından imzalanarak müvekkiline verildiğini, bu nedenle davacının borcunun tespitinde, bono üzerinde yazılı olan bedelin esas alınması gerektiğini,
Bononun bağımsız borç ikrarını içermesi nedeniyle, borçlu olmadığını ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, ancak Mahkemece hatalı olarak ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu kabul edilerek karar verildiğini,
Bononun teminat senedi olduğunu iddia eden davacının, bu iddiasını yazılı olarak ispat etmesi gerektiğini,
Mahkemece tüm deliller toplanmadan dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini,
Davacının kiraladığı araca hasar verdiğinin sundukları evrak ile sabit olduğunu,
Davacının bono üzerindeki imzasını inkar etmediğini, bononun bedelsiz olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddiasını yazılı delille ispatlayamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, ekte sundukları deliller ve ispat vasıtaları neticesinde esasa girilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı/icra dosyası alacaklısı tarafından davacı/icra dosyası borçlusu aleyhine 50.000,00 TL asıl alacak, 4.577,05 TL işlemiş faiz, 8.375,00 TL işlemiş faiz, 7.875,00 TL işlemiş faiz, 1.413,70 TL işlemiş faiz, 150,00 TL komisyon olmak üzere toplam 72.390,75 TL alacak için █████/2023 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı, takip dayanağının █████/2017 düzenleme, █████/2020 ödeme tarihli, 50.000,00 TL bedelli bono olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
Takibe konu bono örneği incelendiğinde; borçlusu ..., lehtarı ... olan, █████/2017 düzenleme, █████/2020 ödeme tarihli, 50.000,00 TL bedelli bono olduğu, bedelinin nakden ahzolunduğunun yazıldığı tespit edilmiştir.
İlk derece Mahkemesince mali müşavir ..., nitelikli hesaplama uzmanı ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; ".. -Davacının defter tutma yükümlüsü olmaması sebebiyle ona ait defter ve kayıtların incelenmesinin söz konusu olmadığı,
-Davalı tarafın eksik sunduğu defter ve belge üzerinde yapılan inceleme neticesinde, Davalı tarafın, Davacı taraftan herhangi bir borç veya alacak kaydına rastlanılmadığı,
-Tarafımıza ibraz edilen iki adet araç tamir faturasının üzerinde plaka yazmadığından, ilgili bakım harcamalarının hangi araç için olduğunun tespitinin yapılamadığı, binaenaleyh bu faturaların davacı tarafa tahmil edilecek bir borca ilişkin bulunduğunun söylenemeyeceği..." tespit ve rapor edilmiştir.
G E R E K Ç E
:Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Öncelikle davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf talebi incelendiğinde; davacı tarafça davaya konu bononun araç kiralama sırasında teminat amacıyla düzenlendiğini iddia ettiği, davalının da bononun araç kiralama sözleşmesi ile davacıya teslime dilen araca hasar verilmesi nedeniyle davacıdan alındığını savunduğu, bu durumda her iki taraf da bononun ihdas nedenini araç kiralama sözleşmesi olarak kabul ettiğinden, öncelikle davacının bononun hile ile alınıp alınmadığı ve araç kiralama sözleşmesinden dolayı davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Ancak, uyuşmazlık araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava tarihinde yürürlükte olan HMK. 4/1-a maddesi gereğince dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesine aittir.
Davaya bakan mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınacağından, Mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizliğine, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesi için mahkemesine gönderilmesine, davalının esasa ilişkin istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince, İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarihli ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizliğine, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,
-Dosyanın görevli İstanbul Sulh Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesi için Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!