Anahtar kelimeler: İçişleri Parasal Süreci Beşinci Kararnameye Faiziyle Hükmünde Yürütülen Görevinden Kaldığı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ... Bakanlığı / ...
2- ... Müdürlüğü / ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ... K: ... sayılı kararında; davacı hakkında yürütülen idari tahkikat dosyasında bulunan araştırma raporunda özetle; "Çarşı ve Mahalle Bekçisi ...'un kendi beyanında 2013-2014 yılları arasında askerlik hizmetini yaptığını, askerliği esnasında telefonunun yanında olmadığını, evde bıraktığını belirtmiş ise de facebook üzerinde yapılan araştırmada, █████/2014 tarihinde ... TV sitesinde yayınlanan görseli, █████/2015 tarihinde ... TV sitesinde yayınlanan görseli, █████/2015 tarihinde ... ... adı ile yapılan paylaşımı beğendiği, █████/2016 tarihinde yine ... TV tarafından yapılan paylaşımı beğendiğinin tespit edildiği, adı geçenin bu beğenilerinin PKK/KCK terör örgütü yönetici üye ve faaliyetlerine ait olduğu, netice itibariyle 2014, 2015 ve 2016 yılları arasındaki bu beğenilerin askerlik hizmetinden sonra hür iradeyle yapıldığı ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün █████/2019 tarihinde yapmış olduğu araştırma tutanağına kadar geçen süre zarfında da dijital ortamda aktif olarak görüldüğü, yine Çarşı ve Mahalle Bekçisi Mustafa KURT kendi beyanına göre 2011 yılanda Van ilinde ... isim sanatçının konserine akrabaları ile katıldığını, her ne kadar konser bitiminde kendisinin ve akrabalarının araç içerisinde "BIJÍ SEROKAPO" şeklinde slogan atmadıklarını araçlarını durduran polislere beyan ettiklerini belirtmiş ise de Çarşı ve Mahalle Bekçisi ...'un bahse konu konsere gittiği ve "BIJI SEROKAPO" şeklinde slogan attığı yönünde istihbari bilgilerin bulunduğu anlaşılmıştır. Adı geçenin PKK/KCK terör örgüt yöneticisi üye ve faaliyetlerine yönelik facebook üzerinden beğenilerinin bulunması, PKK/KCK terör örgütüne yakınlığı ile bilinen ... isimli şahsın konserine katılması, terör örgütü lehine slogan attığı yönündeki istihbari bilgiler birlikte değerlendirildiğinde..." şeklinde tespitlere yer verildiği, ayrıca yürütülen idari soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan davacının, mezkûr paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu kabul ettiğinin görüldüğü, öte yandan, davacı hakkında, şahsına ait Facebook isimli sosyal medya uygulaması üzerinden yaptığı paylaşımları kapsamında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... soruşturma ve ... karar numaralı dosyasında yürütülen soruşturma neticesinde; "...Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı şüpheli hakkında facebook sosyal medya hesabında çeşitli tarihlerde PKK/KCK terör örgütünün sözde sembol ve işaretleri, üst düzey yöneticileri, örgüt mensupları, elebaşının fotoğraflarını beğendiğinin tespit edilmesi üzerine her ne kadar soruşturma başlatılmış ise de; şüphelinin eylemi değrlendirildiğinde; açık kaynak araştırma raporunun incelenmesi sonucu suç unsuru olarak içerdiği belirtilen fotoğrafların şüpheli tarafından paylaşılmadığı, başka facebook hesaplarından paylaşılan söz konusu görüntülerin şüpheli tarafından "like" yani beğenildiği, dolayısıyla şüpheli tarafından paylaşım yapılmaması nedeniyle atılı suçun yasal unsurları bakımından oluşmadığı..." gerekçesiyle █████/2019 tarihinde 'terör örgütü propagandası yapmak' suçu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin görüldüğü, bu durumda, davacı hakkında yürütülen idari tahkikat neticesinde elde edilen verilerin, davalı idare tarafından davacının PKK/KCK terör örgütü irtibatı ve yahut iltisakı olduğu yönünde değerlendirilme yapılmasının makul ve somut delillere dayandığı anlaşıldığından, davacı tarafından yürütülen kamu görevinin niteliği ve önemi ile PKK/KCK terör örgütü terör örgütünün faaliyetleri ve davacının görev yaptığı ünvan göz önünde bulundurularak, davacının savunmasının alınarak kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: PKK/KCK terör örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, hakkında yürütülen ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, sosyal medya beğenilerinin kim tarafından yapıldığının ortaya konulmadığı, süreklilik göstermeyen, paylaşım veya yorum içermeyen beğeniden ibaret eyleminin örgütle bağ kurulması için yeterli olmadığı, disiplin soruşturmasının zamanaşımı süresi içinde yapılmadığı, kamu görevinden çıkarılmadan önce kendisine son savunma hakkı tanınmadığı, dava konusu işlemin suç ve cezalarda kanunilik ilkesine ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, işlemle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT
:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
█████/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-f maddesinde; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararıyla, "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresi iptal edilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;... 6)Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(f) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, █████/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
Davacı, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. madde uyarınca İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No: ..., K ... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında yürütülen idari tahkikat neticesinde düzenlenen araştırma raporunda; "Çarşı ve Mahalle Bekçisi ...'un kendi beyanında 2013-2014 yılları arasında askerlik hizmetini yaptığını, askerliği esnasında telefonunun yanında olmadığını, evde bıraktığını belirtmiş ise de facebook üzerinde yapılan araştırmada, █████/2014 tarihinde ... TV sitesinde yayınlanan görseli, █████/2015 tarihinde ... TV sitesinde yayınlanan görseli, █████/2015 tarihinde ... adı ile yapılan paylaşımı beğendiği, █████/2016 tarihinde yine ... TV tarafından yapılan paylaşımı beğendiğinin tespit edildiği, adı geçenin bu beğenilerinin PKK/KCK terör örgütü yönetici üye ve faaliyetlerine ait olduğu, netice itibariyle 2014, 2015 ve 2016 yılları arasındaki bu beğenilerin askerlik hizmetinden sonra hür iradeyle yapıldığı ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün █████/2019 tarihinde yapmış olduğu araştırma tutanağına kadar geçen süre zarfında da dijital ortamda aktif olarak görüldüğü anlaşılmıştır. Yine Çarşı ve Mahalle Bekçisi ... kendi beyanına göre 2011 yılanda Van ilinde ... isim sanatçının konserine akrabaları ile katıldığını, her ne kadar konser bitiminde kendisinin ve akrabalarının araç içerisinde "BIJÍ SEROKAPO" şeklinde slogan atmadıklarını araçlarını durduran polislere beyan ettiklerini belirtmiş ise de Çarşı ve Mahalle Bekçisi ...'un bahse konu konsere gittiği ve "BIJI SEROKAPO" şeklinde slogan attığı yönünde istihbari bilgilerin bulunduğu..." şeklinde tespitlere yer verildiği, ayrıca hakkında yürütülen idari soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan davacının, bahsi geçen paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu kabul ettiğinin görüldüğü, öte yandan, davacı hakkında, şahsına ait Facebook isimli sosyal medya uygulaması üzerinden yaptığı paylaşımları kapsamında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... soruşturma ve ... karar numaralı dosyasında yürütülen soruşturma neticesinde; "...Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı şüpheli hakkında facebook sosyal medya hesabında çeşitli tarihlerde PKK/KCK terör örgütünün sözde sembol ve işaretleri, üst düzey yöneticileri, örgüt mensupları, elebaşının fotoğraflarını beğendiğinin tespit edilmesi üzerine her ne kadar soruşturma başlatılmış ise de; Şüphelinin eylemi değrlendirildiğinde; Açık kaynak araştırma raporunun incelenmesi sonucu suç unsuru olarak içerdiği belirtilen fotoğrafların şüpheli tarafindan paylaşılmadığı, başka facebook hesaplarından paylaşılan söz konusu görüntülerin şüpheli tarafından "like" yani beğenildiği, dolayısıyla şüpheli tarafından paylaşım yapılmaması nedeniyle atılı suçun yasal unsurları bakımından oluşmadığı..." gerekçesiyle 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin görüldüğü, davacı hakkında yürütülen idari tahkikat neticesinde elde edilen verilerin, davalı idare tarafından davacının PKK/KCK terör örgütü irtibatı ve yahut iltisakı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasının makul ve somut delillere dayandığı, davacı tarafından yürütülen kamu görevinin niteliği ve önemi ile PKK/KCK terör örgütü terör örgütünün faaliyetleri ve davacının görev yaptığı ünvan göz önünde bulundurulduğunda, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı görülmüştür.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan yürütülen soruşturma aşamasında, davacının kamu görevinden çıkarılmasına dayanak gösterilen sosyal medya paylaşımlarının davacı tarafından yapılmadığının, söz konusu paylaşımları beğendiğinin tespit edildiği, bu durumda davacının kamu görevine başladığı █████/2019 tarihinden önce 2014, 2015 ve 2016 yıllarında başkaları tarafından yapılan sosyal medya paylaşımlarını beğenmekten ibaret eyleminin davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, davacının 2011 yılında Van ilinde ... isim sanatçının konserine gittiği ve araç içinde akrabaları ile birlikte "BIJI SEROKAPO" şeklinde slogan attığı yönünde istihbari bilgi bulunduğu tespitine yer verilmiş ise de, somut belgelerle desteklenmeyen istihbari mahiyetteki bilgilerin davacı aleyhine değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ve davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ... K: ...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!