Anahtar kelimeler: Esaskarar Karıştığı Plakalı Kazası Ankara Şirkete Mali Aracın Araç Karara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 19.03.2024
NUMARASI
: ███████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: 29.04.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 05.05.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 24.11.2020 tarihinde davalı şirkete ait olup davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın ... plakalı araç ile karıştığı trafik kazası sonucunda davacı sigorta şirketi tarafından hasar gören araç sahibine Sigorta Tahkim Komisyonu kararına dayalı olarak ödeme yapıldığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...’ın %100 oranında kusurlu olup ayrıca kaza anında sahip olduğu sürücü belgesinin kazaya karışan aracı kullanmak için yeterli bulunmadığından 2918 sayılı Kanun’un 39/2. maddesi uyarınca ceza uygulandığını, davalının ödenen tazminattan sorumlu olup tahsili amacıyla Ankara 29. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası ile toplam 45.385,21 TL üzerinden başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek Ankara 29. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı icra takibine itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kazanın gerçekleşmesinde davalı şirketin kusuru bulunmadığını, rücu koşullarının gerçekleştiğinin davacı sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerektiğini, davacı şirketin rücu hakkı bulunmadığını, kasıt veya kasta yakın bir kusurun söz konusu olmadığını, sürücü belgesinin yetersizliği ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, rücu koşulu için illiyet bağı bulunması gerektiğini, davalının tazminattan sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın davacının sigortalısı ile davalının karıştığı trafik kazasında sigortalı araçta meydana gelen hasarın sigorta şirketi tarafından tazmin edildiği, kusurlu olan davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, bilirkişi heyeti raporu ve ek raporlardaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile Ankara 29. İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 42.887,58 TL asıl alacak, 1.460,19 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davanın kabulüne ilişkin kararın hukuka aykırı olup kazanın gerçekleşmesinde davalı şirketin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, rücu sebeplerinin belli olup Genel Şartlara göre rücu hakkının kullanılabileceğini, rücu koşullarının gerçekleştiğinin davacı sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerektiğini, davacı şirketin rücu hakkı bulunmadığını, kasıt veya kasta yakın bir kusurun söz konusu olmadığını, sürücü belgesinin yetersizliği ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, rücu koşulu için illiyet bağı bulunması gerektiğini, emsal yargı kararlarının bu yönde olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sürücünün kast ya da kusuru bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup davalıya ait olan ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle kazada hasar gören araç sahibi ...'nun Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusu nedeniyle tazminat ödendiğini, sigortalı araç sürücüsü ...'ın kaza anında sigortalı aracı kullanmak için gerekli ehliyeti bulunmadığı ve kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, Genel Şartlar uyarınca rücu koşulları oluştuğunu ve bu amaçla başlatılan takibe davalı sigortalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içeriğinden, kaza tespit tutanağına göre 24.11.2020 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken dönüş varyantına geldiğinde ambulansa yol vermek için duraklayan ... plakalı araca çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsünün kural ihlali bulunmadığı, sürücü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 52/1-b maddesi kuralını ihlal ettiği ve sürücü ...'ın sürücü belgesinin ... plakalı aracı sürmesine yeterli olmadığı için 2918 sayılı Kanun'un 39/2. maddesi uyarınca işlem yapıldığının belirtildiği, kazaya karışan ... plakalı kapalı kasa kamyon niteliğindeki aracın davacı sigorta şirketine 02.09.2020 tarihli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olup sigortalının davalı şirket olduğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden davanın, davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup davalıya ait ... plakalı aracın karıştığı kazada hasar gören ... plakalı araç sahibi ...'nun Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusu üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 06.09.2021 tarihli ve K-███████████ sayılı kararı ile davacı sigorta şirketi tarafından zarar görene ödenen tazminatın, sigortalı araç sürücüsünün yeterli ehliyetnameye sahip olmaması nedenine dayalı olarak rücu talebiyle davalı sigortalı hakkında Ankara 29. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak açıldığı şeklindeki nitelendirme dosya kapsamına uygun olmadığı gibi yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye elverişli değildir.
2918 sayılı KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Somut olayda, davacı ile davalı şirket arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 02.09.2020-2021 arası döneme ilişkindir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir.
Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan tazminat ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Bu durumda davanın davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle zarar görene Sigorta Tahkim Komisyonu kararına dayalı olarak ödenen tazminatın Genel Şartlar'ın B.4.b maddesi uyarınca kaza anında sigortalı araç sürücüsünün yeterli ehliyetnameye sahip olmaması nedeniyle rücu koşullarının oluştuğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu nazara alınarak öncelikle sigortalı araç sürücüsü ...'ın kaza tarihi itibariyle sigortalı ... plakalı aracı kullanmak için gerekli ehliyetnamesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi için kayıtların getirtilmesi, daha sonra toplanan tüm deliller yukarıda açıklanan ilkelere göre değerlendirilerek rücu koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
5-Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esasına yatırılan 97.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!