Anahtar kelimeler: Porselen Departmanında Hammaddearge Yazim Gösterdiğini Üretimi Alanında Şirkette Layihalar İzmir

.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 15.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 15.05.2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.09.2023 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin porselen üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ....'ın müvekkili şirkette hammadde-arge departmanında yönetici olarak çalışırken 29.07.2016 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, ayrılırken müvekkilinin yıllarca emek vererek oluşturduğu tüm üretim bilgi, sır ve ürün reçetelerini kendi şahsi e-posta adresine göndererek ve harici hard diske kopyalayarak çaldığını, bu bilgileri kullanarak diğer davalılar .... Şti. ve ... Şti. ile ortak hareket edip haksız rekabet yarattığını, müvekkili şirketin diğer çalışanları olan diğer davalıları da yüksek maaş vaadiyle ayartarak kendi bünyelerine kattıklarını ileri sürerek; davalıların eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, men'ine, üretilen sahte ürünlere el konulmasına ve imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalılar ...Şti., ...., ....,....ve .... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nın faaliyet alanının demir ve makina kalıp dökümü olduğunu, seramik veya porselen üretmediğini, diğer davalı .... ile sadece kiracı-kiralayan ilişkisi bulunduğunu, davalı ....'ın mobbing ve ödenmeyen fazla mesailer nedeniyle haklı nedenle işten ayrıldığını, şirkete ait bir sırrı çalmadığını, şahsi e-postasına gönderilen bilgilerin herkese açık genel bilgiler olduğunu ve şirket işlerinin hızlı yürümesi için kendi internetini kullanarak araştırma yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar....Şti., ....ve .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait patentli hiçbir ürünü üretmediklerini, ....'ı kısa bir süre istihdam ettiklerini ancak şartları beğenmediği için ayrıldığını, davacı şirkete ait üretim sırlarının kopyalanarak uygulamaya konulduğu iddiasının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; markalar yönünden iltibaslı kullanım bulunmadığı, porselen ürünlerinin hammadde ve üretim yöntemlerinin genel olarak benzer olduğu, davacı tarafın haksız rekabet iddiasını somut delillerle kanıtlayamadığı, maddi tazminat talebine ilişkin olarak davalı şirketlerin ticari defterlerinden hasılatların elde ediliş biçimine dair net bir tespit yapılamadığı ve davalıların muhtemel menfaat miktarları ile net ... durumlarının tespit edilemediği, böylelikle haksız rekabet ve zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin haksız rekabeti kanıtlar mahiyetteki en önemli delilleri olan 10.05.2017 tarihli Adli Bilişim Uzmanı Raporunu, ticaret sicil kayıtlarını, SGK kayıtlarını ve dinlenen tanık beyanlarını gerekçeli kararda hiç değerlendirmediğini, bilirkişi raporlarında haksız rekabetin varlığına işaret edilmesine rağmen sadece davalı ....'in ticari defterlerini sunmaması nedeniyle net tazminat hesabı yapılamamasının davanın tümden reddine gerekçe yapılamayacağını, TTK m. 56/1-e uyarınca elde edilmesi muhtemel menfaatin mahkemece varsayımsal olarak hesaplanıp takdir edilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava; ticari sırların ele geçirilmesi, kullanılması ve işçilerin ayartılması eylemlerine dayalı haksız rekabetin tespiti, men'i, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve re'sen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. ve Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddeleri gereğince, kural olarak iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir. Haksız rekabet iddialarında, iddiayı ileri süren tarafın, ticari sırların çalındığını, bu sırların davalılar tarafından aktif olarak üretimde kullanılarak haksız bir rekabet avantajı elde edildiğini ve bu eylemler neticesinde bir zarara uğradığını veya karşı tarafın menfaat elde ettiğini somut delillerle kanıtlaması gerekmektedir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi kurulu raporlarında açıkça belirtildiği üzere; porselen ürünlerinin üretim yöntemleri ve hammaddeleri sektörde yüz yıllardır benzerlik göstermekte olup, davacıya ait olduğu iddia edilen sır niteliğindeki üretim reçetelerinin, davalı .... firmasının ürettiği ürünlerde birebir taklit edilerek kullanıldığı somut, teknik ve kesin delillerle ortaya konulamamıştır. Ayrıca "...." ve "...." markaları arasında TTK m. 55/1-a-4 anlamında görsel veya işitsel bir iltibas tehlikesi bulunmadığı da heyet raporuyla sabittir.
Her ne kadar davacı tarafça sunulan Adli Bilişim Raporunda davalı çalışanın bazı şirket verilerini şahsi e-postasına veya harici diskine gönderdiği tespit edilmişse de; bu durumun tek başına bu bilgilerin kullanılarak TTK anlamında haksız rekabette bulunulduğunu ispata yeterli olmadığı, zira aktarılan bilgilerin doğrudan taklit ürün üretiminde kullanıldığına dair üretim bandından veya ürün analizlerinden elde edilmiş illiyet bağını kuracak teknik bir kanıtın bulunmadığı anlaşılmıştır. Tanık beyanları da tek başına kurumsal şirketlerin haksız rekabet kastı ile hareket edip organize bir şekilde sır çaldıklarını kabule elverişli, kesin kanaat verici düzeyde değildir. Keza davalı ... ...'ın üretim tekniklerini ve üretim sırlarını hukuka aykırı olarak ele geçirdiği ileri sürülmüş ise de, bu iddiayla ilgili davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmakla birlikte bir an için davalı bu eylem nedeniyle ceza sorumluluğu altına sokulmuş ve eylem ispat edilmiş olsa dahi elde edilen üretim sırlarının haksız rekabet oluşturacak şekilde kullanıldığı ispat edilmedikçe tek başına eylemin haksız rekabet iddiasını ispata yeterli olmayacağı değerlendirilmiştir.
Tazminat talepleri yönünden ise; TTK m. 56/1-e uyarınca davalıların elde etmesi muhtemel menfaatinin hesaplanabilmesi için dahi öncelikle haksız rekabet fiilinin tüm unsurlarıyla, özellikle sırların fiilen ticari ürüne dönüştürüldüğünün sübuta ermesi gerekir. Haksız fiilin kesin olarak ispatlanamadığı bir durumda, salt ticari defterlerin eksik ibraz edilmesi veya şirket karlarındaki artış/azalışlar üzerinden tahmine dayalı bir tazminat muhtemel menfaat hesabına gidilmesi mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta davalıların davacıya karşı haksız rekabette bulundukları kesin olarak ispat edilememiş olup zarar hesabı yapılmamış olmasının sonuca etkisi bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına ve ilk derece mahkemesinin delilleri takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15.05.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!