Anahtar kelimeler: Cismani Esaskarar Yolcu Kazada Araçta Yapmış Ölüm Ankara Mali Aracın

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 09.07.2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ
: 29.04.2026GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 05.05.2026İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili, 21.02.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yapmış olduğu kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararlarının tazmini talebiyle belirsiz alacak davası olarak olarak açıldığını, davalı tarafça yapılan ödemeden sonra davacının maluliyetinin arttığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 22.02.2021 tarihli dilekçe ile davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin ardından davacının maluliyetinin arttığını, davanın artan maluliyete ilişkin olduğunu, arabuluculuk anlaşmasının tarafı olmadıklarını belirtmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 280.200,00 TL olarak ıslah etmiştir.Davalı vekili, davalı sigorta şirketi ile davacı taraf arasında 23.11.2019 tarihinde ███████████ arabuluculuk numaralı dosya ile arabulucu nezdinde anlaşma sağlandığını ve 06.12.2019 tarihinde 87.800,00 TL ödeme yapıldığını, kusur raporu alınarak sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemlerine ilişkin olduğu, sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacıya davalı sigorta şirketi tarafından 06.12.2019 tarihinde davacının %8 oranında maluliyeti esas alınarak 79.800.00 TL maddi tazminat ödendiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 16.03.2023 tarihli raporda ödeme sonrasında davacının maluliyetinin arttığı ve engel oranının %23 olduğu, 9 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirlendiği, davanın 2918 sayılı Kanun'un 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, aktüer bilirkişi raporu ve 10.04.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 280.200,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 500,00 TL’sinin temerrüt tarihi olan 06.12.2019 tarihinden, 279.700,00 TL’sinin ıslah tarihi olan 07.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece davacının maluliyet oranı hususunda eksik inceleme yapıldığını, hükme esas alınan raporda davacının maluliyet oranının %23 olarak belirtildiğini, davacının başvurusunda sunulan belgelerde daha düşük maluliyet oranı belirlendiğini, maluliyet oranının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için Adli Tıp Kurumum Genel Kurulundan rapor alınmasını talep ettiklerini, davalının davacının gerçek zararından sorumlu olup progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacı ile davalı şirketin 23.11.2019 tarihinde ███████████ numaralı arabuluculuk dosyası ile anlaşma sağladığını, anlaşma üzerine 87.800,00 TL ödeme yapıldığını, ikinci kez tazminat talebinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;Davacı vekili, 21.02.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeden sonra davacının maluliyetinin arttığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.1-Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda 21.02.2019 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 21.02.2022 tarihli raporda dava konusu kazaya bağlı gelişen torakal vertebra kırığının zamanla kötüleşebileceğinin tıbben bilindiği, 19.02.2020 tarihinde kırığın ilerlemesine bağlı olarak ameliyat yapıldığı, dolayısıyla sorulduğu üzere kişiye 06.12.2019 tarihinde yapılan ödeme sonrasında maluliyetinin arttığı cihetiyle davacının engel oranının %23 olduğu, iş göremezlik süresinin 9 ay olarak belirlendiği, raporun davacı hakkında daha önce düzenlenmiş raporlar ve tedavi evrakları değerlendirilmek suretiyle Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine göze düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.2-2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde, “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” düzenlemesi yapılmıştır.Dava konusu kaza da davacının yaralanması nedeniyle kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası şirketine başvuru yapıldığı ve davalı sigorta şirketi tarafında davacıya 07.03.2019 tarihinde % 8 maluliyet esas alınarak 79.800,00 TL maddi tazminat ve 8.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 87.800,00 TL ödeme yapıldığı ve ibraname düzenlendiği, davalı tarafça davacıya ihtiyari arabuluculuk tutanağına dayalı olarak ödeme yapıldığı ileri sürülmüş ise de dosyaya davacı ile yapılmış arabuluculuk tutanağı ibraz edilmediği, 20.11.2020 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen arabuluculuk tutanağının davacıya ait olmadığı, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen ibraname içeriğinde de arabuluculuk tutanağına dayalı olarak ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı anlaşılmış olup buna göre davanın 2918 sayılı Kanun'un 111. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmiştir.Somut olayda davanın 18.09.2020 tarihinde 2 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı gibi hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından göre düzenlenen 21.02.2022 tarihli raporda davacının ödeme tarihinden sonra maluliyetinin arttığının belirlendiği, belirlenen maluliyet durumu esas alınarak aktüer bilirkişi tarafından Yargıtay uygulamalarına uygun olarak TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatın 360.000,00 TL olan poliçe limitinin üzerinde olduğu saptanarak gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapordaki tespit ve hesaplamalar ile davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak istinafa gelenin sıfatı da nazara alınarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 19.140,46 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 5.213,60 TL'nin mahsubu ile kalan 13.926,86 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,3-Davalı tarafca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 29.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.