Anahtar kelimeler: Beton Esaskarar Anonim İşleten Sanayi Ölüm Hazır Ankara İnşaat Mali

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 27.10.2020NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Ve Manevi Tazminat)KARAR TARİHİ
: 24.04.2026GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 20.05.2026İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacılar vekili dava dilekçesinde; 26.03.2017 tarihinde davalıların işleten, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve sürücüsü olduğu kamyonun ...'un sevk ve idaresindeki araca çarparak ...'un ölümüne sebebiyet verdiğini, davalının olayda tam kusurlu olduğunu, vefat edenin; davacı ...’nun eşi, ... ...’un babası, ... ... ve ... ...’un oğlu, davacılar ..., ... ve ... ...’un kardeşi olduğunu, davacılar ... ve ...’in ölenin desteğinden mahrum kaldığını, ayrıca davacıların manevi zarara uğradıklarını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, davacı ... ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca davacı ... için 65.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, davacılar ... ... ve ... ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL, davacılar ..., ... ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 er TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, davacılar vekili ıslah dilekçesiyle; davacı ... ... (...) için maddi tazminat istemini 63.798,99 TL olarak, davacı ... ... için maddi tazminat talebini 17.055,80 TL olarak ıslah ederek, davalılardan tahsilini istemiştir.Davalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının talepleri arasındaki maddi ve manevi tazminat alacak kalemlerinin her biri zamanaşımına uğradığından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davalı ...'ın tam kusurlu olmadığını, davacının zararının varlığını ve miktarını kanıtlaması gerektiğini, maddi tazminatın tamamının kazaya karışan aracın sigorta şirketinden alındığını, tespit edilecek manevi tazminatın zenginleşme aracı olacak tutarda olmayacağını, müteveffanın mirasçısı olmayan davacıların manevi tazminat talep ermesinin mevzuata aykırı olduğunu, faizin kaza tarihinden itibaren ve avans faizi olarak işletilmesinin kanunen mümkün olmadığını, savunarak, davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet yönünden, aksi durumda ise esastan reddini istemiştir.Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketi olarak sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu kapsamda davacıya 175.736,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme ile davacının ibra edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur raporu alınması gerektiğini, manevi tazminat talepleri ile alakalı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, faiz oranlarının tarafların hukuki durumuna göre değil işin niteliğine göre belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ..., davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında vekili davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyasının dosya arasına alındığı, toplanan delillere göre davalının sigortalısı aracın da karıştığı trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, mirasçıların eldeki davayı açtığı, davadan önce davalı sigorta tarafından 175.736,00 TL davacılara ödendiği, davacıların fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ödemeyi aldığı, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi için aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan son bilirkişi raporuna itibar edildiği, davacılar vekilinin ilk bilirkişi raporuna göre talebini artırdığı, davacıların davalı sigortadan yaptığı ödeme neticesinde alacakları kalmadığından maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile davalı sigorta aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar işleten ve sürücü olmakla onlar aleyhine davacı ... yararına 52.113,64 TL, davacı ... yararına 11.099,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 26.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari araç olması nedeni ile avans faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerektiği, manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinde ise, TBK'nın 56. maddesi gözetildiğinde davaya konu kazanın davacıların manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacıların manevi tazminat talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle;“Davanın kısmen kabulü ile, davalı sigorta aleyhine açılan davanın reddine, Diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, davacı ... yararına 52.113,64 TL, davacı ... yararına 11.099,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 26.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... şirketi ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Manevi tazminata ilişkin davanın kabulü ile, davacı ... yararına 65.000,00 TL, davacı ... yararına 40.000,00 TL, davacı ... yararına 25.000,00 TL, davacı ... yararına 25.000,00 TL, davacı ... yararına 15.000,00 TL, davacı ... yararına 15.000,00 TL, davacı ... yararına 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... şirketi ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde, davalıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, kavşakta meydana gelen kazada, davalı araç sürücüsü kendi yönüne yanan yeşil ışıkta seyri sırasında, vefat edenin sevk ve idaresindeki araç ile sağdaki kavşak kolundan gelerek geçiş hakkının kendisinde olduğu düşüncesiyle kavşağa girmesi ile davalı sürücü idaresindeki araca çarpması ile kazanın meydana geldiğini, olaya ilişkin ceza yargılamasının halen devam ettiğini ve ceza dosyasındaki kusur raporuna itirazlarının olduğunu, bu nedenle hükme esas alınamayacağını, vefat edenin eşi ve çocuğu için destek tazminatına hükmedildiğini, davacının haklı olduğu kabul edilse bile tazminatın ZMMS sigortacısından tahsiline karar verilmesi gerektiğini, yargılama sırasında ise davacıların sigorta şirketinden ödeme alarak, ibra ettiğinin anlaşıldığı, ibraname nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, TBK’nın 166. maddesi gereğince ibranın kendilerine de sirayet etmesi gerektiğinden kararın hatalı olduğunu, manevi tazminata ilişkin olarak ise; takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminatın amacına ve niteliğine uygun takdir edilmediğini, manevi tazminata kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin de uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle; destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacılar ... ..., ... ...'un, 26.03.2017 tarihinde meydana gelen kazada eşini/babasını kaybetmiş olması nedeniyle, davadan önce sigorta şirketine başvuruları sonucunda toplam 175.736.00 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek, bakiye destekten yoksun kalma tazminatını talep ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece hükme esas alınan raporda, TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanarak, işleyecek/bilinmeyen döneme ilişkin destek tazminatının belirlenmesinde "belirli süreli devre başı rant formülü" uygulanarak, yapılan ödemenin yetersiz olduğu tespit edilerek, vefat edenin talepte bulunan davacılar dışında, anne ve babasına da destek olduğu nazara alınarak yapılan hesaplama sonucunda, davacıların ve davada maddi tazminat talep etmeyen anne ve babanın destek zararlarının, kaza tarihi itibariyle 330.000,00 TL olan sigorta limitinin üzerinde olduğu tespit edilerek, davacılara yapılan ödeme nazara alınmaksızın yapılan gareme hesabında, sigorta limiti içerisinde kalan destek tazminatı miktarları için ... için 159.766,63 TL, ... için 42.369,98 TL, ... ... için 76.607,77 TL ... ...'un destek zararının 51.253,62 TL olarak limit dahilinde destek zararları belirlenerek, sigorta şirketi tarafından davacı ...'ya yapılan ödemenin 137.148,92 TL olduğu güncellendiğinde bu miktarın 168.767,77 TL olacağı, ...'e yapılan ödemenin 38.587,20 TL olduğu güncelendiğinde bu miktarın da 47.483,22 TL olacağı, güncellenen miktarların da sigorta şirketinin garame hesabı neticesinde sorumlu olduğu miktarların üzerinde olduğunu, buna göre davacıların sigorta şirketinden tazminat talep edemeyeceğinin değerlendirildiği, mahkemece söz konusu rapora göre davacıların bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada sigorta limitini aşan zararları yönünden davanın esası hakkında karar verildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesi kararı, davacılar ve istinaf eden davalı haricindeki davalılar tarafından istinaf edilmemiştir.Öncelikle, istinaf edenin kendisi hakkındaki karar yanı sıra diğer davalı sigorta şirketi hakkındaki kararı istinaf etmesindeki hukuki yararı açsından değerlendirme yapmak gerekmiştir. Davanın tarafı ancak kendisi hakkında verilen kararı istinaf edebilir ise de, hukuki yararının olması durumda davada taraf olan diğer kişi hakkındaki kararı da istinaf incelemesine konu edebilir. Bu durumda dahi istinaf etmeyen kişiler açısından davadaki sorumluluk ilk derece mahkemesi kararı ile belirlenmiş olduğundan, istinaf yoluna müracaat etmeyen kişiler açısından usuli kazanılmış haklar korunarak karar verilecek ise de, istinaf edenin hukuki yararı ölçüsünde, haklarının korunması ve özellikle müteselsil sorumlulukta zarar sorumluları arasındaki iç ilişki açısından, diğer taraflarca kanun yoluna gidilmemesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararı ile oluşan durumun, istinaf eden davalı açısından kesin hüküm oluşturmaması için tespit hükmü ile sorumluluk durumunun belirlenmesi için davalı, diğer davalı hakkındaki kararı istinaf edebilir.Eldeki davada da; istinaf eden davalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili zarardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirttiğinden, sigorta şirketi ile davalı işleten arasında da müteselsil sorumluluk ilişkisi bulunduğundan, davalı sigorta şirketi hakkındaki ret kararı, davalının sigorta sözleşmesinden kaynaklanan haklarını etkileyeceğinden, davalı sigorta şirketi hakkındaki ret kararını istinaf etmesinde istinaf eden davalının hukuki yararı olduğu kabul edilerek, bu kapsamdaki istinaf sebeplerinin de incelenmesi gerekmiştir.1-Davalı vekilinin maddi tazminatı hesabına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Haksız fiilen kaynaklanan ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat taleplerinde zarar veren ve eylemlerinden sorumlu olanlar gerçek zarardan sorumludur. Gerçek zarar, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi tarafından "gerçek zarar" hesabında benimsediği ilke ve yöntemler çerçevesinde tespit edilir.Bu çerçevede, zararın hesaplanmasında, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre, vefat edenin ve destekten yoksun kalanların muhtemel yaşam süresi tespit edilerek, belirli yaşa kadar destek olunacak kişiler açısından desteğin muhtemel yaşam süresini geçmek üzere bu tarihe kadar, diğerleri açısında ise desteğin muhtemel yaşam süresini geçmemek üzere destekten yoksun kalan kişilerin muhtemel yaşam süresi sonuna kadar tazminat hesaplanmalıdır. Destekten yoksun kalanın hesap tarihinde vefat etmesi durumda ise, bilinen durum karşısında ihtimal çerçevesinde hesaplama yapılamayacağından bilinen ölüm tarihine kadar hesaplama yapılmalıdır. Tazminat hesaplamasında bilinen dönem; kaza tarihinden karar tarihine kadar gelirdeki tüm değişiklikler dikkate alınarak belirlenir ve karar tarihine en yakın tarihteki gelir, bilinmeyen dönem için de progresif rant usulüyle hesaplanır.Destekten yoksun kalanın eş olması halinde; eşin destek zararı da, eşin vefat etmemesi durumda, eşlerin ölünceye kadar birbirine destek olacağı kabul edilerek desteğin muhtemel yaşam süresini geçememek üzere, destekten yoksun kalan eşin muhtemel yaşam süresi sonuna kadar hesaplanmakla birlikte, eşin evlenme ihtimali bulunduğu durumda evlenme ihtimali çerçevesinde hesaplanan zarardan, AYİM Evlenme İhtimali Tablosuna göre indirim yapılarak tazminat miktarı belirlenir. Bu durumda dahi destekten yoksun kalan eş yeniden evlenmiş ise, ölen eşin desteklik durumu eş açısından sonra ereceğinden, yeniden evlenme tarihine kadar hesaplanan tazminat davalılardan talep edilebilir. Ancak eş ölmeseydi farazi olarak yeniden evlenme ihtimali söz konusu olmayacağından ve davada da desteğin ölmeseydi ailesine desteği nazara alındığından, yeniden evlenen eş için destek tazminatı yeniden evlendiği tarihe kadar hesaplanmakla birlikte, eşin yeniden evlenmesi durumunda, desteğin eşine ayrılan payların yeninden evlendiği tarihten sonrası için diğer destek görenlere pay olarak verilmesi de mümkün değildir. Zira kişinin evlenmiş olması ya da evlenme ihtimali bir indirim sebebidir.Bununla beraber, davadan önce zarar veren ya da eylemlerinden sorumlu olanlar tarafından zarar görene yapılan bir ödeme mevcut ise, bu ödemenin yeterli olup olmadığı da, ödeme tarihindeki verilere göre denetlenmeli, bu durumda dahi bilinen durumların varlığı halinde farazi durumuna göre hesaplama yapılmamalı, ödemenin yeterli olmadığının tespiti halinde ise hesap tarihi itibariyle tazminat miktarları belirlendikten sonra, yapılan ödemenin itfaya yönelik bir ödeme olması nedeniyle, ödeme yapılan kişinin destek tazminatı alacağından güncelenerek düşülmesi gerekir. Burada gözden kaçırılmaması gereken husus; sigorta teminat limiti ve tazminat miktarı birbirinden farklı kavramlar olduğundan, davadan önce yapılan ödemelerin her durumda bakiye tazminat miktarı belirlenirken güncellenerek tazminattan mahsubu gerekirken, söz konusu ödeme sigorta şirketi tarafından yapılmış ise, yine ödeme güncelenerek hesaplanan tazminattan mahsubu yapılarak bakiye tazminat belirlenecek ise de, sigortanın bakiye tazminattan sorumlu olduğu miktarın tespitinde, sigortanın limiti güncellenmeksizin yapmış olduğu ödeme kadar azalacağından, sigortanın bakiye tazminattan sorumluluğu, yapılan ödeme kadar düşülmek suretiyle belirlenen kalan limit çerçevesinde değerlendirilecektir.Somut olayda, 26.03.2017 tarihinde meydana gelen kazada eşini kaybeden, davacı ...'nun 22.03.2022 tarihinde yeniden evlendiği nüfus kaydından anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan rapor tarihinde davacının henüz evlenmemiş olması nedeniyle eşi vefat etmeseydi, 01.05.2068 tarihine kadar eşinin destek olacağı nazara alınarak tazminat miktarı hesaplanmış, AYİM Evleme İhtimali Tablosu gereğince yeniden evlenme ihtimali %35 olduğu kabul edilerek hesaplanan tazminattan indirim yapılmak suretiyle tazminat miktarı hesaplandığı görülmüştür. Ancak ilk derece mahkemesi kararı henüz kesinleşmeden 22.03.2022 tarihinde davacı ... evlendiğinden, vefat eden eşin desteğine ihtiyaç duyacağı son tarihi 22.03.2022 olarak bilinir hale gelmiştir. Bununla birlikte, yapılan hesaplamada bilinmeyen dönem hesabı "belirli süreli devre başı rant formülü" uygulanarak hesaplanmış, tazminat miktarı belirlendikten sonra, davacı ... ve ...'e sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler güncellenerek, tazminat miktarından mahsup edildikten sonra sigorta şirketinin limitinin de, yapılan ödemenin güncellenmiş miktarı kadar azalacağı kabul edilerek, davacıların sigorta şirketinden maddi tazminat talebinin reddine, diğer davalılardan maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.Hükme esas alınan rapor, davacı ...'nun 22.03.2022 tarihinde evlenmiş olması nedeniyle karar vermeye elverişli olmadığı gibi, hesaplama yöntemi ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi açısından yapılan ödemenin güncellenerek limitten düşülmüş olaması nedeniyle karar vermeye elverişi değildir.Bu durumda dosyasının aynı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiye tevdi ile öncelikle sigorta şirketi tarafından davacılar ... ve ... için ödeme yapıldığı tarihindeki veriler çerçevesinde, ancak davacı ...'nun 22.03.2022 tarihinde evlenmiş olmasına göre yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı hususunda rapor alınarak, ödemenin yeterli olmadığının tespit halinde ise; ilk derece mahkemesi tarafından verilen ve istinafa konu edilen karara esas rapor tarihindeki veriler çerçevesinde TRH2010 Yaşam Tablosu ile muhtemel yaşam süreleri belirlenerek ve bilinmeyen dönem hesabının "progresif rant yöntemine" göre yapıldığı, ancak bu durumda dahi eşin 22.03.2022 tarihine kadar olan destek tazminatı hesaplandığı, eşin evlenmiş olması tazminattan indirim mahiyetinde olduğundan, evlendikten sonrada sırf bu nedenle diğerlerinin paylarında değişiklik olmayacağının nazara alındığı, buna göre davacılar eş ve çocuk ile davada maddi tazminat talebi bulunmayan desteğin anne ve babasının destek zararlarının hesaplandığı, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin itfaya yönelik olması nedeniyle hesaplamada esas alınan tarihe göre (son rapor tarihine göre değil) ödeme güncellenerek, ödeme yapılan kişilerin tazminat alacağından mahsup edilerek, bakiye tazminat miktarının belirlendiği, ödemenin sigorta şirketi tarafından yapılmış olması nedeniyle sigorta şirketinin ödeme yaptığı miktar kadar limitinin azalacağının gözetildiği, buna göre sigorta şirketinin ve diğer davalıların sorumlu olduğu maddi tazminat miktarının tespit ediliği, sigortanın sorumluluğu açısından davada taraf olsun ya da olmasın zarar görenlerin tazminat alacaklarının sigorta limitini aşması durumda, ödeme düşülmeden önceki tazminat miktarına göre gareme hesabının yapıldığı, ödemenin ise bundan sonra tazminat alacaklarından güncellenerek mahsup edildikten sonra, bakiye tazminatın belirlendiği, sigortanın sorumluluğu açısından ise sigortanın limiti ancak yaptığı ödeme kadar limiti azalacağından (ödenen miktar güncellenmeksizin limitten düşüleceğinden) garame hesabına göre sorumlu olduğu tazminattan, ödeme yaptığı kişinin payından ödenen miktarın mahsubu ile sigortanın sorumluluğunun belirlendiği rapor alınarak kararın sadece davalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak, davalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin ve davalı Sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarlar olması halinde, istinaf eden davalının Sigorta şirketinden talep edebileceği miktara ilişkin tespit hükmü oluşturarak karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi lehine kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek yukarıda açıklandığı şekilde bilirkişiden rapor alınarak, kararın davalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi haricindeki taraflarca istinaf edilmemiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar korunarak, davacının bakiye tazminat alacağının olduğunun belirlenmesi halinde, müteselsil sorumluluk kapsamında, hakkında ret kararı verilen ve hakkındaki kararın davacılar tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle usuli kazanılmış hak oluşan sigortanın da sorumlu olduğu miktar bulunması halinde, bu hususta müteselsil sorumlulukta iç ilişki açısından tespit hükmü oluşturularak, sonucuna göre olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalı ... Hazır Beton Ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.