Anahtar kelimeler: Tpmk Giyim Sektöründe Sinai Şekil Tanınmış Spor Markanin Fikri Hükümsüzlüğü

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVA
: MARKA HAKKINA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ& MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin “...” markasının özellikle spor giyim sektöründe Türkiye’de tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin 2001 14947 numaralı "...+Şekil", ... numaralı "..." ve ... numaralı "...+Şekil" markalarının TPMK nezdinde tescilli olduklarını, davalı ...’in diğer davalı şirketin yetkilisi olduğunu, davalı şirketin https://www...com.tr alan adının sahibi olduğunu, davalı şirketin "..." ve "ŞEKİL" markalarının İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan ████████ Esas sayılı dava sonucunda kötüniyetli tescil nedeniyle iptal edildiklerini, "..." markasının bu kez şirket yetkilisi davalı ... adına tescil ettirildiğini belirterek, davalı ... adına tescil edilmiş olan ... tescil numaralı "..." markasının kötü niyetli olarak tescil edilmesi nedeniyle SMK’ nın 6/1, 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9. madde ve fıkraları uyarınca tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüz kılınmasına, sicilden terkinine karar verilmesini, davalıların hizmet sunduğu ve müvekkillerinin markasının haklarını ihlal eder nitelikteki https://www...com.tr/ alan adının iptaline karar verilmesini, davalıların hizmet sunduğu https://www...com.tr/ internet sitesine erişimin geçici olarak engellenmesine, marka hakkını ihlal ve haksız rekabet iddiaları kapsamında eylemlerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
DAVAYA CEVAP
: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait "..." markasının 2001 tarihinde tescil edildiğini, davacı tarafın "... ŞEKİL" markasının da 2001 yılında tescil edildiğini, davacı tarafın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açmayarak dava açma hakkını kaybettiğini, müvekkilinin "..." markasına "ŞEKİL" eklediği 2009 tarihinde sanki bu tescil yeniymiş gibi karşı tarafın, müvekkilinin tesciline ...' de itiraz ettiğini ve itirazın 09.05.2011 tarihinde reddedilerek müvekkilinin "... ŞEKİL" ( ... olan ) markasının tescilinin gerçekleştiğini, müvekkilinin 25-30 yıldır ticari hayatın içinde olduğunu, 1995 yılında şirketleşerek ... ... Ltd. Şti. unvanını aldığını, müvekkili şirketinin şirket ortaklarının... olduğunu, müvekkilinin şirketinin bir aile şirketi olduğunu, ortakların her ikisinin de soyadı olan ... kelimesinin alınarak marka oluşturulduğunu, her iki ortağın soyadının da vurgulanması ve ... kelimesini güçlendirilmesi yönünden "..." ibaresinin marka olarak kabul ve tescil edildiğini, "..." kelimesinin şirket ortaklarının soyadını oluşturan ... kelimesinin sağdan ve soldan okunuşu ile oluşturulduğunu, şirketin İzmir Ticaret Sicil Memurluğu’ndan alınan sicil tasdiknamelerinde de görüldüğü üzere, 27.11.1985 tescil tarihli ... şirketi , 27.09.1995 tescil tarihli ... ... Ltd Şirketi, 23.10.2001 tarihinde ... Ltd. Şirketi unvanlı şirketlerinin mevcut olduğunu, halihazırda faaliyetlerinin devam ettiğini, müvekkilinin "..." markasını seçmesindeki tek sebebin soyadları olduğunu, davacı şirketin de dava dilekçesinde belirtildiği üzere "..." markasını 2001 yılında tescil ettirdiğini, davacı tarafın 2009 yılındaki "... Şekil" başvuruları sırasında bu durumu öğrendik demesinin gerçek dışı olduğunu, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, davacının markasıyla Türkiye’de en ufak bir satış ve pazarlama faaliyetinin bulunmadığını belirterek, tedbirin kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; "…Keza somut olayda toplanan deliller kapsamına göre, Davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunun tespitine, eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine, karar verilmesi gerekmiş, Davalı adına kayıtlı https://www...com.tr/ uzantılı alan adının hem içerisinde gerçekleştirilen kullanımların davacı yana ait markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olması, hem de bizatihi alan adının davacı yana ait markalar ile iltbasa sebebiyet verir mahiyette olması nedenleri ile ilgili alan adına da erişimin engellenmesi koşullarının oluştuğu hususu gözetilerek toplanan deliller kapsamına göre ve nihai hukuku takdir son merci olarak mahkememize ait olduğundan ; Davalı ... adına tescilli ... nolu ... markasının tüm sınıflar yönünden kötüniyetli tescil ve ileri sürülen tüm hükümsüzlük hallerinin somut olayda gerçekleşmiş olması gözetilerek HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Kararın kesinleşmesini müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine,( 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca ) keza davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunun tespitine, eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine, Karar kesinleştiğinde https //www...com.tr/ alan adının erişime kapatılmasına, bu yönde BTK ye müzekkere yazılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçe kapsamına göre,
1- DAVANIN KABULÜNE,
2-Davalı ... adına tescilli ... nolu ... markasının tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine,( 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca )
3-Davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunun tespitine, eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine,
4-Karar kesinleştiğinde https //www...com.tr/ alan adının erişime kapatılmasına, bu yönde BTK ye müzekkere yazılmasına..." karar verilmiştir.
İSTİNAF
: Davalılar vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasının tescil başvurusuna itiraz edilmediğini, marka tescilinin gerçekleştiğini, bu konuda müvekkiline yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını,
Davacının markasının tanınmış marka olmadığını ve Türkiye’de markasıyla ticari bir faaliyetinin bulunmadığını, bu konuda dosyaya hiçbir delil sunulmadığını,
Dolayısıyla Mahkeme kararının en önemli gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu,
Müvekkilinin, Türkiye’de en ufak bir ticari eylemi bulunmayan markadan haksız yarar sağlamasının söz konusu olmayacağı, buna rağmen haksız rekabet şartlarının oluştuğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
Müvekkilinin markası ile davacının markasının aynı sınıflarda tescilli olmadığını, yazı ve logo benzerliklerinin bulunmadığını, bu yöndeki savunmalarının Mahkemece dikkate alınmadığını,
Mahkemece önceki kararın gerekçe olarak alınmasının hatalı olduğunu, önceki kararın gerekçesinin yazı ve logo karakteri benzerliği olduğunu, önceki karara göre davacının markasının tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceğini,
Yine önceki karar nedeniyle müvekkilinin marka tescilinin kötüniyetli olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, önceki kararda yazı, logo ve sınıf benzerliğinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin bu benzerlikleri ortadan kaldırarak yaptığı marka başvurusunun kötüniyetli kabul edilemeyeceğini,
Bilirkişi raporunda davacının markasının tanınmış marka olduğuna dair bir tespit bulunmadığını, SMK’nın 6/4, 6/5 ve 6/6. maddeleri uyarınca hiçbir araştırma yapılmadığını, hatta bilirkişi raporunda müvekkili lehine tespitler yapılmasına rağmen, bunların dikkate alınmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığına karar verilmesi gerekirken, aksine yönelik hiçbir hukuki dayanağı olmayan tespitin hatalı olduğunu,
Karara tüm itirazları saklı kalmak kaydıyla, karara esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmeler neticesinde aksi kanaat oluşsa da, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi gerektiğini,
Tüm itirazları saklı kalmak kaydıyla, davalı müvekkili ... .... Ltd. Şirketi adına tescilli marka bulunmadığından, müvekkili şirket yönünden davanın doğrudan reddedilmesi gerektiğini,
Nitekim ilk derece mahkemesinin kararında da müvekkili şirket yönünden herhangi bir karar bulunmadığını, ancak hüküm kısmında hataya düşülerek, müvekkili ... .... Ltd. Şirketi yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına, kararın kaldırılarak yine yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 2001 14947 numaralı "...+Şekil" markasının 18, 25, 28. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 35. sınıfta, ... numaralı "...+Şekil" markasının 03, 09, 14, 16, 35, 41. sınıflarda davacı adına,
... numaralı "..." markasının 25 ve 35. sınıflarda davalı ... adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2013 tarihli, ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacı ... tarafından davalı ... .... Ltd. Şirketi aleyhine davalı adına tescilli ... numaralı "...", ... numaralı "...+Şekil", ... numaralı "..." ve 2002 33083 numaralı "ŞEKİL" markalarının hükümsüzlüğü talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, 556 sayılı KHK’nın 7/1-b, 8/1-b, 7/1-ı, 8/4, 35. maddeleri ile TMK’nın 2. maddesi uyarınca davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı tarafça temyiz edildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek onanmak suretiyle █████/2015 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince bilişim uzmanı ..., sektör bilirkişisi... ve marka vekili ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; davalıya ait olduğu belirtilen "www...com.tr" internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğunu, alan adının ... (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 04.12.2007 tarihinin kayıt olunduğunu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak “...” adıyla "Giyim / Kıyafet / Tekstil Ürünleri Tanıtım ve Satışları" ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı, davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin "www...com.tr" adresinde davalı tarafından geçmiş yıllardan bu kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2009 yılından bu yana aralıklı yıllara ait arşiv kayıtlarına ulaşıldığını ve 2009 yılından 2022 yılına kadar "..." adıyla internet sitesi olarak kullanıldığının tespit edildiği, davacı yana ait davaya mesnet ██████████ kod numaralı marka ile dava konusu markanın sınıf numarası bakımından 25. sınıfta örtüşmek ile birlikte, davacı yan markasının tescilli olduğu sınıfta hangi emtialar bakımından tescilli olduğunun tespit olunamadığından, davacı yanın mezkûr markası ile davalı yan markasının eşleştiği sınıf içerikleri varsa ilgili emtialar bakımından davalı yan markasının kısmi hükümsüzlüğü gerekecekken, mezkûr markalar sınıf içerikleri bakımından eşleşmiyorsa SMK m.6/1 bakımından hükümsüzlük koşullarının oluşmayacağı, konu hakkında ilgili markadan kaynaklı olarak heyetçe inceleme yapılamadığı, davacı yanın sair markaları gerekçesi ile davalı yana ait dava konusu markanın tescilli olduğun 25. sınıfta yer alan "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler." emtiaları ile 35.sınıfta yer alan "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri" hizmetleri bakımından SMK m.6/1 bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, heyetçe davalı yana ait davaya konu markanın SMK 6/4 ve 6/5 hükümleri kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı kanaatine vardıkları, davacı şirketin faaliyet konusuna ilişkin heyetçe tespit yapılmak istenmişse de, davacı şirketin yurtdışı menşeili olması sebebiyle sicil kayıtlarına erişilemediği ve bu nedenle SMK m.6/6 bakımından bir değerlendirme yapılamadığı, davalı yana ait dava konusu markanın SMK m.6/9 bakımından hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, davalı yanın kullanımlarının davacı yana ait markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, davalı adına kayıtlı https://www...com.tr/ uzantılı alan adının hem içerisinde gerçekleştirilen kullanımların davacı yana ait markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olması, hem de bizatihi alan adının davacı yana ait markalar ile iltibasa sebebiyet verir mahiyette olması nedenleri ile ilgili alan adına da erişimin engellenmesi koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceğine dair görüş bildirdikleri tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E
:Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, marka hükümsüzlüğü ve alan adının iptali davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Öncelikle marka hükümsüzlüğü davasıyla ilgili yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinde konusunda uzman bilirkişilerden alınan ve denetime uygun olan bilirkişi raporu, taraflara ait marka tescil kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile, davalı ... adına tescilli dava konusu ... numaralı "..." markasının davacı adına aynı sınıflarda tescilli "..." markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunun tespit edildiği, her iki tarafın markalarının da 25. ve 35. sınıflarda giysiler ve bunların mağazacılık hizmetleri için aynı veya benzer sınıfta tescilli oldukları, davacının markası genel olarak 35. sınıfta tescilliyse de, davacının ticari faaliyetinin konusunun spor giyim ürünleri olduğunun dosya kapsamı ile anlaşıldığı, davalı ...’in yetkilisi olduğu davalı şirketin daha önce aynı markayı tescil ettirdiği ve davacı tarafından İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucunda marka benzerliği nedeniyle hükümsüz kılındığı, buna rağmen bu kez aynı markanın davalı şirket yetkilisi adına tescil ettirilmesinin kötüniyetli tescil olduğu, Mahkemece davacının markasını dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık sürede tescilli olduğu mal ve hizmetlerde ciddi ve etkin bir şekilde kullanıp kullanmadığına dair bilirkişi incelemesi yaptırılmamışsa da, marka hükümsüzlüğü davasında kullanmama defi’nin ancak SMK’nın 6/1. maddesi uyarınca açılan davalarda ileri sürülebileceği, davacının SMK’nın 6/9. maddesi uyarınca da hükümsüzlük talep etmesi nedeniyle bu eksikliğin sonuca etkisi olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece davalı ... adına tescilli markanın kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerindedir.
Davacıya ait markanın tanınmış marka olmadığına dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede ise; alınan bilirkişi raporu ile davacının "..." markasının tanınmış marka olduğunun tespit edilemediğine dair görüş bildirildiği halde, Mahkemece bir takım gerekçelerle, davacının markasının tanınmış marka olduğu ve SMK’nın 6/4 ve 6/5. maddelerindeki hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Tanınmışlık halinin davalının marka tescil başvuru tarihinde mevcut olması gerekir. Davaya konu davacı markasının tanınmış marka olduğu iddiasının davacı tarafça ispat edilmesi gerekir. Davacı tarafça dosyaya markanın tanınmışlığına ilişkin belgeler sunulmuşsa da, Mahkeme kararına da gerekçe yapılan bu belgelerin tarihlerinin 2012 yılından önce oldukları, o tarihten sonra ülkemizde sponsorluk, satış ya da başka bir şekilde faaliyette bulunduklarının ispat edilemediği anlaşılmıştır. Bazen tanınmış markaların zamanla tanınmışlıklarını kaybetmeleri de mümkün olduğundan, Mahkemece davalının marka tescil başvurusu yaptığı 2022 yılında davacının markasının SMK’nın 6/4, 6/5. maddeleri uyarınca tanınmış marka olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı halde, davacı markasının tanınmış marka olduğuna karar verilmesi doğru olmamıştır.
Marka hakkına tecavüz davasıyla ilgili yapılan incelemede ise; alınan bilirkişi raporu ile davalının "..." markasının davacının "..." esas unsurlu markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu, her iki tarafın markalarının da 25. ve 35. sınıflarda giysiler ve bunların mağazacılık hizmetleri için aynı veya benzer sınıfta tescilli oldukları, davacının markası genel olarak 35. sınıfta tescilliyse de, davacının ticari faaliyetinin konusunun spor giyim ürünleri olduğunun dosya kapsamı ile anlaşıldığı, SMK’nın 155/1. maddesi uyarınca davalının davacıdan sonra tescil ettirdiği markasını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, davalı şirketin daha önce tescil ettirdiği markaları hükümsüz kılınmasına rağmen marka kullanımına devam etmesinin kötüniyetli olduğu, davalı şirketin 2009 yılından bu yana alan adını kullandığı tespit edilmişse de, kullanım kötüniyetli olduğundan ve davacı tarafça davalı şirketin 2009 yılında tescil ettirdiği markanın hükümsüzlüğü için daha önce dava açılmış olduğundan, sessiz kalma nedeniyle hak kaybından söz edilemeyeceği, bu nedenlerle davalı şirketin marka kullanımlarının davacının markalarına tecavüz teşkil ettiği, her ne kadar tecavüz davasında da davalı tarafça kullanmama definde bulunulmuşsa da, markaya tecavüz davasının yalnızca SMK’nın 6/1. maddesin uyarınca markaların karışıklığa neden olacak derecede benzer olduğu iddiasıyla açılmadığı, davalının kötüniyetli olduğunun da ileri sürüldüğü, bu nedenle Mahkemece bu konuda bir inceleme yaptırılmamasının sonuca etkili olmadığı anlaşılmıştır.
Davalılar vekilinin usule ilişkin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede ise; Mahkemece marka hükümsüzlüğü davasında yalnızca markanın tescilli sahibi olan ... hakkında, markaya tecavüz davasında ise her iki davalı hakkında hüküm kurulmuştur. Davalı ...’in davalı şirketin yetkilisi olması nedeniyle şirketin haksız marka kullanımlarından şirketle birlikte sorumlu olması nedeniyle, Mahkeme kararında bu konuda usule aykırılık yoktur.
Tüm bu nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, gerekçesi düzeltilerek ve kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarihli ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
DAVANIN KABULÜNE,
-Davalı ... adına tescilli ... numaralı "..." markasının tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, kararın kesinleşmesini müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumu'na gönderilmesine,( 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca )
-Davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunun tespitine, eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine,
-Karar kesinleştiğinde https //www...com.tr/ alan adının erişime kapatılmasına, bu yönde BTK'ya müzekkere yazılmasına,
3-İlk derece yargılaması yönünden;
-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 651,30 TL harcın davalılardan tahsiline,
-Markaya tecavüzün - haksız rekabetin tespiti, men'i, ref' i taleplerinin kabulü nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Markanın hükümsüzlüğü talebinin kabulü nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 311,00TL tebligat ve müzekkere masrafı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.472,40 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması yönünden;
-Davalılar vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,
-İstinaf yargılaması sırasında davalılar tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 290,00TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!