Anahtar kelimeler: Cismani Mesuliyet Esaskarar Ankara Mali Karara Yazilma Yoluna Sebebiyle Şartlarının

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 13.06.2023
EK KARAR TARİHİ
: 03.09.2024
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: 30.04.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 30.05.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara ve ek karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.09.2009 tarihinde davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan aracın, davacı sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını, meydana gelen maddi zarardan davalının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25,00 TL geçici iş görmezlik, 25,00 TL bakıcı gideri, 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının müracaat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, talep artırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik talebini 1.639,44 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasını kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 08.07.2020 tarihli, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 24.03.2021 ve 22.11.2022 tarihli raporlarında; davacının sürekli özür oranının %0 (sıfır) olduğu, 3 (üç) aya kadar iş göremez halde kaldığı yönünde kanaat belirtildiği, yapılan tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği, alınan kusur raporunda ise 08.09.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, alınan raporların denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olduğu, kabul edilen bilirkişi raporları ile talep artırım dilekçesi de nazara alınarak davacının 1.639,44 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatı isteminde haklı olduğu, daimi iş göremezlik ve bakıcı giderine dair zararın kanıtlanamadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile, 1.639,44 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının daimi iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkin fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “Davanın kısmen kabulü ile; 1.639,44 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, daimi iş göremezlik ve bakıcı giderlerine dair fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf başvurusunun verilen kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle mahkemece ek karar ile reddedilmesi üzerine, ek karar da yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili gerekçeli karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının meydana gelen kazadan önce böbreğindeki taş nedeniyle bir kez olsun tedavi ihtiyacı olmadığını, ağrı kesici de kullanmadığını, ancak kazadan sonra maruz kaldığı fiziksel yaralanma ve darbenin etkisiyle böbreklerinde şiddetli sancıların meydana geldiğini, bu durumun dayanılmaz boyutlara geldiğini ve tedavi sürecinde böbreğinin alındığını, bu nedenle maluliyetinin kazayla illiyetinin bulunduğunu, bu nedenle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mardin Devlet Hastanesinden 2013 yılında alınan maluliyet raporunda engel oranın %80 olduğunu, yine 2018 Yılında Kızıltepe Devlet Hastanesinde alınan raporda %91 engelinin olduğunu bu nedenle çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacı vekili ek karara yönelik istinaf başvurusu dilekçesinde: ilk derece mahkemesi tarafından, taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, hüküm altına alınan kararın davacı yönünden miktar itibariyle kesin karar olmadığını belirterek, ek kararın kaldırılarak gerekçeli karara ilişkin süresi içerisinde verilen istinaf başvurusunun incelenerek, gerekçeli kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davacının mevcut engelinin kaza ile illiyeti kanıtlanmadığından bahisle, kanıtlanan geçici iş göremezlik süresi nazara alınarak yapılan hesaplamaya göre, davanın kısmen kabulüne geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, bakıcı gideri ve sürekli iş görmezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından, mevcut engeli ile kaza arasında illiyet bağı olduğundan bahisle istinaf edilmiş, kararın miktar itibariyle istinaf kanunun yoluna tabi olmadığından bahisle istinaf başvurusunun ek karar ile reddi üzerine ek karar da davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; İlk derece mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 341/2. madde hükmüne istinaden, kararın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle davacının istinaf başvurusunun (dilekçesinin) HMK'nın 346 maddesi gereğince reddine karar verilmiş ise de; HMK'nın 341/3 maddesinde "Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir." denildiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihindeki yasal düzenlemeye göre 28.250,00 TL olan kesinlik sınırı uyuşmazlık konusunun tamamına göre belirlenir. Davacı, kazaya bağlı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli iş göremezlik zararı ve bakıcı ihtiyacı olduğunu iddia etmiş, mahkemece davacının bu yöndeki taleplerini kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmiş, davacı ilk derece mahkemesi kararını reddedilen taleplerine yönelik olarak kararın hatalı olduğundan bahisle istinaf etmiştir. Bu durumda, davacı hüküm altına alınan miktarın üzerinde zararı olduğunu iddia ettiğinden karara karşı kanunu yoluna gidebilme hakkı bulunmaktadır. Hal böyle iken taraflar arasındaki uyuşmazlığın hüküm altına alınan kadar olduğu kabul edilerek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından, ilk derece mahkemesinin davacının istinaf başvurusunun reddine yönelik ek kararının kaldırılarak gerekçeli karara yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir.
Davacı vekili, davacının böreğinde bulunan taşın kazanın etkisi ile ağrı yaptığından ve sonrasında ameliyat ile böbreğinin alınmasına neden olduğundan bahisle, geçirdiği rahatsızlık ve operasyon ile kaza arasında illiyet bağı olduğunu ileri sürmüş ise de; haksız fiilden kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle, zarar gören dava tarihinde mevcut engel durumu yanı sıra, mevcut engelinin kaza ile illiyetini kanıtlamakla yükümlüdür. Davacının, kaza tarihinden önce böbreklerinde mevcut taşın yarattığı sağlık sorunları nedeniyle kaza sonrasında operasyon geçirdiği tedavi evraklarından anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporlarda da, davacının engeline esas sağlık arazları ile kazaya bağlı yaralanması değerlendirilmek suretiyle mevcut engelinin kazayla illiyeti olmadığı tespit edilerek, kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasının maluliyet oluşturmadığı, davacının 3 ay geçici iş göremezlik süresinin tespit edildiği, raporun da davacının kaza sonrası yaralanmasına ilişkin mevcut tedavi evrakları ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının maluliyetine neden olan operasyonun davacının böbreğinde bulunan taşı yarattığı sağlık sorunlarından kaynaklanmış olmasına, mevcut operasyonun kazadan sonra olmuş olmasının, mevcut yaralanması nazara alındığında kazayla illiyetinin kanıtlanamamasına, davacının devlet hastanesinden alınan raporlarda engel durumunun bulunmasının, mahkemece alınan raporlarda davacının engeli olmadığına dair değil, kaza ile illiyetli engeli bulunmamasına yönelik olması nedeniyle, bu durumun raporlar arasında çelişki olarak değerlendirilemeyecek olmasına göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 30.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!