Anahtar kelimeler: Esaskarar Başkan Kayseri Yazim Katip Kurul Üye Hmk Eksiklik Özetle

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E NE S A S H A K K I N D A K A R A R)ESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: Kayseri 1. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: 05.07.2021ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████ E., ████████ K.DAVA
: Genel Kurul Kararının İptaliKARAR TARİHİ
: 14.05.2026YAZIM TARİHİ
: 14.05.2026Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili özetle
: Davalı tarafından müvekkiline yapılan ihtarla borç çıkarıldığının bildirildiğini, daire teslimi ve ödemelerin ifası üzerine kooperatif ile karşılıklı ibra suretiyle müvekkilinin kooperatiften ilişiğini kestiğini, bu sebeple müvekkiline ek borç çıkartılmasının hukuki dayanağının bulunmadığını, ortaklığı sona ermiş olan müvekkilinin isminin hazirun listesinde bulunmadığını, ihtara dayanak gösterilen genel kurul kararının kooperatif üyesi olmayan müvekkilini bağlamayacağından söz konusu ihtarın dayanaksız ve haksız nitelik arz ettiğini, genel kurulda alınan kararın üyelik ödemelerinin devam eden üyeler hakkında olduğunu, kooperatif genel kurulunda alınan kararların tereddüte mahal bırakmayacak şekilde olması gerektiğini, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğu iddiasında bulunulması durumunda ise KK 53. madde hükmü gereği usulüne uygun olarak çağrı yapılmaksızın gerçekleştirilen kooperatif olağan genel kurulunun yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin bulunmadığının ve kooperatif üyesi olmayan müvekkilinin kooperatife karşı kooperatif üyeliğinden kaynaklanan herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile 25.03.2017 tarihli kooperatif olağan genel kurulunun yoklukla malul olduğunun tespitine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili özetle
: Davacının dava dilekçesinde hem üye olmadığını beyan ettiğini hem de 25.03.2017 tarihli genel kurul kararının iptalini talep ettiğini, kooperatife üye olmayan bir ortağın genel kurul kararının iptalini talep etme yetkisinin bulunmadığını, müvekkilince davacıya dairesinin teslim edildiğini, bunun üzerine 29.11.2010 tarihinde davacı ve müvekkilince karşılıklı olarak ilişiği kesme belgesi düzenlendiğini, yapılan incelemelerde davacı ile yapılan ilişik kesme işleminde kanunun ve ana sözleşmenin 61/E maddesinde belirtilen ve müvekkilince alınması gerekli olan bedelin alınmadığının tespit edildiğini savunarak, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince "...Somut olayda, yoklukla malul olduğunun tespiti istenen genel kurulun 10. gündem maddesinde alınan karar bilanço açığını kapatmaya yönelik olmadığından alınan kararın, 1163 sayılı Yasa’nın 52. maddesinde yazılı ağırlaştırılmış nisapla değil, toplam üye sayısının 1/4'ünün altına düşmemek kaydıyla toplantıya katılan ortakların yarıdan fazlasının olumlu oyu ile kabul edilmesi yeterli olup, toplantıya toplam 405 üyeden 89 ortağın asaleten, 31 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 120'sinin katıldığı ve kararın toplantıya katılan 120 üyenin oy çokluğuyla alındığı anlaşılmaktadır.Bu itibarla, bilanço açığını kapatmaya yönelik olmayan bu karar, mutlak butlan ile batıl bir karar olmayıp, iptali mümkün kararlardandır. İptal davası açılabilmesi için de, 1163 sayılı Kanun’un 53. maddesindeki koşulların yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Somut olayda, davacı genel kurula çağrılmadığını ileri sürerek genel kurul kararlarının iptali istemiş ise de toplantıya çağrılmamasının toplantı ve karar nisabını etkilemediği, az yukarıda açıklandığı üzere yokluk hali bulunmadığından ve oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları da ileri sürülmediğinden davacını iptal istemi yönünden de dava açma hakkı yoktur. Bu durumda, mahkememizce davacının █████/2017 tarihli kooperatifin olağan genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine yönelik davasının reddine..." karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının talebinin davacının, müvekkilinin üyesinin olmadığı ve borcunun bulunmadığına ilişkin olduğu, davacıdan ilişik kesme işlemi sırasında alınması gereken bedeli talep ettiği, talep edilen bedelin hem kooperatif ana sözleşmesine hem de KK uygun olduğu, ana sözleşmenin 61/E maddesinin son paragrafında, "konutunu teslim almak isteyen ortaklardan ,ilerde çıkabilecek ve tüm ortaklara yansıtılması gereken müşterek giderlerle erken konut teslimi sağlanan faydanın karşılığı olarak konutun teslim tarihindeki kesin maliyet bedelinin %10 u ayrıca alınır" denildiği, davacının bu bedeli ödemediği, müvekkilinin asıl amacına ulaşmaya çalışan bir kooperatif olduğu, Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere kooperatiflerin tasfiye olana kadar ortakların genel yönetim ve alt yapı giderlerinden sorumlu olduğu, hal böyleyken davacının kooperatif üyesi olmadığının tespitinin usul ve yasalara aykırı olduğu, dosya kapsamında mevcut 21.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda da davacının, müvekkiline borçlu olduğunun belirtildiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar verilmiştir.2-Dava, davacının kooperatif üyesi olmadığının ve kooperatif üyeliğinden kaynaklı kooperatife borçlu olmadığının tespiti ile kooperatif genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti taleplidir.Dosyanın tetkikinde;29.11.2010 tarihli "Taahhütname ve ve İlişik Kesme Belgesi" ne göre 1. Etap C Blok, Kat:10, Daire 40'ın davacıya isabet ettiği, 29.11.2010 tarihinde konutun davacıya teslim edildiği, konutun kesin maliyet bedeli olarak belirlenen 114.000,00 TL nin daha önce ödenen bedelin mahsubu ile bakiye 61.750 TL borcunun kaldığının davacı ve davalı tarafından kabul edildiği bu borcun davacı tarafından 29.11.2010 tarihinde T.İş Bankasına yatırıldığı hatta 1.350 TL nin davacıya iade edildiği ve dairenin tapudan devrinin davacı adına yapıldığı görülmüştür.Davacının 29.11.2010 tarihi itibariyle istifa ettiği ve istifa dilekçesinin 30.11.2010 tarih, 616 Sayılı Kooperatif Yönetim Kurulunca kabul edildiği, sonraki genel kurul hazirun cetvellerinde ve iptali istenen 25.03.2017 tarihli Genel Kurul hazirun cetvelinde de davacı isminin yer almadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının kooperatif üyeliğinin sona erdiğinin kabulünde bir isabetsizlik yoktur.Tartışılması gereken konu kooperatif üyeliği sona eren davacının üyeliğinin sona ermesinden sonra kooperatif borçlarından sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise hangi oranda sorumlu olduğu konusundadır.Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen tarihsiz ihtarnamede 25.03.2017 tarihli Olağan Genel Kurulun 10. maddesi uyarınca ana sözleşmenin 61.maddesinin E bendi gereğince belirlenen kesin maliyet neticesinde tespit edilen 7.318,39 TL genel giderlere katılım payı ve 22.408,04 TL (%10 risk payı) olmak üzere 29.728,43 TL borcun kooperatife ödenmesinin istendiği anlaşılmıştır. Yargıtayın yerleşmiş içtihatları gereğince istifa eden ortak dairesini kooperatife geri vermemişse dava tarihine kadar genel hizmetlerden yararlanmaya devam etmekte ise bu yararlanmanın karşılığı olan genel giderlerden sorumludur. Somut olayda davacının genel hizmetlerden yararlandığı sabit olduğundan Mahkemece, yanılgılı şekilde bilirkişi raporu ile belirlenen 7.318,39 TL genel giderlere katılım payından da borçlu olmadığı yönünde verilen karar isabetli olmamıştır.Bu durumda Dairemizce, davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun genel giderlere katılım payı yönünden davacının sorumlu olduğunun kabulüyle, HMK 353/1.b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek davanın kısmen kabulü yönünden yeniden esas hakkında karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:HMK m. 353/1.b.2 gereğince, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. sayılı, 05.07.2021 tarihli kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine,Buna göre
:"1-Davanın kısmen kabulü ile,a-Davacının davalı kooperatif ortaklığının sona erdiğinin tespitine,b-Davalı kooperatifin davacı aleyhine düzenlediği tarihsiz 29.726,43 TL tutarlı borç bildiriminden dolayı davacının davalı kooperatife 22.408,04 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,c-Davacının 25.03.2017 tarihli kooperatifin olağan genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine yönelik talebinin reddine,2-Alınması gereken 1.530,69 TL harçtan davacı taraftan peşin alınan 539,06 TL harcın mahsubu ile kalan 991,63 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan 680,70 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 513,12 TL'sinin ve davacı taraftan alınan 539,06 peşin harç ve 31,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.083,58 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı tarafça yapılan 1.120,50 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 275,86 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 22.408,04 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 7.318,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Artan gider ve delil avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, "2-) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine.3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 88,30 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 14.05.2026Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...