Anahtar kelimeler: Fatsa İvaz Mirastan İmzalatıldığını Muris Taahhütnamenin Noterliğinde Samsun Taahhütnamede Ödenmediğini

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Fatsa 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ... 2. Noterliğinde düzenlenen 27.07.2020 tarihli mirastan feragat sözleşmesi ve taahhütnamenin ivaz ile imzalatıldığını, sözleşme ve taahhütnamede yazılı bedelin ödenmediğini ileri sürerek; 27.07.2020 tarihli mirastan feragat sözleşmesi ve taahhütnamenin iptal edilerek mirastan yararlanma hakkının geri verilmesini ve muris ...'nun yasal mirasçısı olduğu için noterde yapılan ve yasal olmayan işlemlerin de iptal edilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “█████/2020 tarihinde davacı ile murisi arasında noterde düzenlenen mirastan feragat sözleşmesi ile 1589 ada, 19 parsel sayılı .. Bahçesi nitelikli taşınmazdaki mesken hariç miras payından, 1589 ada, 9 parseldeki fındık bahçesi nitelikli taşınmaz ve 5.000,00 TL ivaz karşılığında davalılar ..., ..., İsmail Kutu, ... ve ... lehine feragat etmiş, aynı tarihli taahütnamede yine davacı ile murisi ve de tanıkların imzası bulunmakta olup davacı, murise ait saklı pay ile birlikte ilgili taşınmazdaki miras hakkından herhangi bir pay talep etmeyeceğini kabul ve taahhüt etmiştir.Davaya konu mirastan feragat sözleşmesi ve taahhütname noterde düzenlenmiş ve taraflar yanısıra tanıklarca da imzalanmıştır. Davacı iradesi fesada uğradığını, hataya düştüğünü, sadece 15 86... parsedeki fındık bahçesindeki miras hakkından feragat edecekken hukuki işlemleri ve tabirleri anlayacak bilgi ve makul zeka seviyesine sahip olmadığı, noterlik işlemlerinin tam açıklanmadan imza attığını iddia etse de dinlenen tanık beyanları ve mirastan feragat sözleşmesi ve diğer deliller karşısında bu iddiasını kanıtlayamamıştır. Kaldı ki mirastan feragat sözleşmesi incelendiğinde davacının iddiası dışında bir husustan bahsedilmediği, tanık anlatımları ile benzer mahiyette olduğu görülmüştür.” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin iradesinin fesada uğratıldığını, müvekkilinin amacının sadece bir taşınmazdaki fındık arazisindeki hakkından feragat etmek olduğunu, fakat murisin ve murisi etkileri altına alan davalıların tüm mallar kendilerine kalsın diye murisin eşi olan müvekkilinden muvazaalı işlemle mal kaçırma amacını güttüklerini, murisin kararlaştırılan ivazı dâhi müvekkiline ödemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528. maddesi uyarınca davacı ile muris arasında kurulan mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK'nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.