Anahtar kelimeler: Görmeyen Usulsüz Etme Vermeyeceği Belgede Sahtecilik Yüklenen Katılma Suçlar Dolandırıcılık
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR
: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Mahkumiyet
Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının şikayetçi vekili, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine gereği düşünüldü;
1.Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik şikayetçi ... vekilinin temyiz başvurusu yönünden
Sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikayetçi kurumun kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükümleri temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi kurum adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
2.Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz başvuruları yönünden
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
a)Sanık hakkında hüküm kurulduktan sonra bozma öncesi kazanılmış hak sebebiyle 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesi gereğince bozma öncesi hükmün açıkça gösterilmesi suretiyle sanığın neticeten 1 yıl hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekir iken, "Sanık hakkında Ankara 30.Asliye Ceza Mahkemesinin █████/20 16... /10 72... /674 sayılı kararına karşı aleyhe temyiz bulunmadığından CMK.nın 326 son maddesi uyarınca söz konusu mahkemece verilen hükümdeki kazanılmış hakkının korunmasına, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesine" şeklinde yazılarak infaza esas sonuç cezanın belirsiz ve tereddütte bırakılması,
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2008 tarih ve █████ E. K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere ve 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesine göre, suç tarihinden sonra kesinleşen ilamların tekerrüre esas alınamayacağı dikkate alınarak, tekerrüre esas ilamın eski hale getirme ve temyiz talebi sonrası Yargıtay 15. Ceza Dairesinin █████/2020 tarihli ve ██████████-████████ sayılı ilamı ile eski hale getirme isteminin kabulü ile uzlaşma nedeniyle bozuduğu, verilen kararın temyizi üzerine ise Dairemizin 09.05.2024 tarihli ve █████████-█████████ sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği, tekerrüre esas ilamın hükümde "(Mersin .... 2021/2 10... /450 Karar)" şeklinde güncel numarası belirtildiği halde sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas ilam da olmamasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanması,
Yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat bu aykırılıkların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının 1/9. paragrafının "Sanık hakkında Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2016 tarihli ve ███████ 72... /674 Karar sayılı kararına karşı aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın 1 yıl hapis ve 80,00 TL adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına" olarak değiştirilmesi ve 2/9. paragrafının tamamen çıkartılması suretiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz başvuruları yönünden
Sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e. maddesi gereği öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının kesen son sebep olan ilk mahkumiyet hükmünün verildiği 14.07.2016 tarihinden karar tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü tesisi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
03.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!