Anahtar kelimeler: Vefatından Psikiyatrik Tedaviler Kardeş Bedensel Ölümünden Sorunu Murisi Kandırarak Yıllardır
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, tarafların murisi........ vefatından önce birçok sağlık sorunu yaşadığını, bedensel hastalıklarıyla birlikte uzun yıllardır psikiyatrik tedaviler gördüğünü, ölümünden 10 gün önce sağlık sorunlarının çok yoğun bir şekilde devam ettiği dönemde davalının ve eşinin, murisi kandırarak vasiyetname düzenlettirdiklerini belirterek vasiyetnamenin iptalini, Mahkemece taleplerinin kabul görmemesi halinde tenkis talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının murisi huzur evine yatırmak istemesi üzerine murisin panikle müvekkiline sığındığını, yaşadığı hayal kırıklığı ile vasiyetname düzenlemeye bizzat kendisinin karar verdiğini, murise 2019 yılı Ocak ayından itibaren uygulanmaya başlanan tedavinin eski tip kemoterapi değil yeni nesil ilaç tedavisi olduğunu, ayakta yatış olmadan ve basit bir iğne ile yapıldığını, yan etki ve ağrının söz konusu olmadığını, kanser tedavisinin murisi ehliyetsiz hale getirdiği ve vasiyetnamenin iptalini gerektirdiği iddiaların da gerçeği yansıtmadığını, murisin dava konusu olanlar dışında başka ve değerli mallarının da bulunduğunu, bunlar dikkate alındığında davacının tenkis talep etmeye hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda ...'in vasiyetnameyi düzenlediği tarih olan 18.02.2019'da fiil ehliyetini haiz olduğunun tespit edildiği, tenkis hesabı için alınan raporun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davacının dava konusu vasiyetname sonucu saklı payının ihlal edildiği, davalıya tercih hakkının sorulduğu, davalının 02.11.2021 tarihli dilekçesinde tercih hakkını bedelden yana kullandığını beyan ettiği gerekçesiyle davacının vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulüne, 343.791,95 TL'nin tercih hakkının kullanıldığı tarih olan 02.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenirken ehliyetsizlik, irade fesadı halleri ve şekil kurallarına uyulmaması nedenlerinin bir bütün olarak ileri sürüldüğünü, murisin iradesinin fesada uğratıldığı ve vasiyetname düzenlenirken şekil kurallarına uyulmadığının toplanan tüm deliller ile ispatlandığını, Mahkeme tarafından sadece Adli Tıp raporu esas alınarak karar verildiğini, somut olayda vasiyetnamenin son derece gayri resmi şekilde düzenlendiğini, bu durumun vasiyetname tanığı ...'un anlatımıyla ispatlandığını, diğer tanık ...'ın TMK'nın 534. madde hükmünde anılan yükümlülüklerini ifa etmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, kabul edilmediği taktirde tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!