Anahtar kelimeler: Bakalit Kulpu Çaydanlık Tencere Tabanı Sanayide Levha Alüminyum Yarım Çelik

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının sanayide alüminyum levha ve çaydanlık tabanı ayrıca bakalit çelik çaydanlık kulpu imal ettiğini, davalının ise çelik çaydanlık ve tencere imalatı yaptığını, davalının mevcut alışverişleri sebebi ile kendisine ait daireyi verebileceğini söylediğini, daire inşaatının henüz yarım vaziyette olduğunu, dairenin yapı ortaklığına olan 04.03.2000 tarihinden sonraki borçları müvekkilinin üstlendiğini, ayrıca dairenin noksanlıklarının da kendisinin yaptırması konusunda pazarlık yaptıklarını, 4 ton alüminyum ve 40.000 takım çaydanlık kulpu karşılığında daireyi satın alarak teslim aldığını, davalının tapuyu kendi üzerine aldığını, bunun üzerine 10.500 tane kulpu tapuyu teslim etmesi için davalıya teslim ettiğini, ancak davalının 10.000,00 TL verirsen tapuyu veririm dediğini, yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek 29 69... parsel sayılı taşınmazda 1. kat, 2 No.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, bu mümkün görülmediği taktirde daireyi satın almak için yaptığı ödemeler ve imalat işlemlerinin dava tarihi itibarıyla değerlerini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davacı tarafından her ne kadar haricen satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil davası açılmış ise de; dosya davalısı tarafından davacıya karşı Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilâmı ile dava konusu taşınmaza ilişkin el atmanın önlenmesi davası açıldığı, Mahkeme tarafından harici satın almaya ilişkin iddia ispat edilmediğinden davanın kabulüne karar verilerek davacının taşınmaza el atmasının önlenmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, bu nedenle davacının harici satın almaya ilişkin iddiasının Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilâmı ile reddine karar verildiğinden davacının taşınmaza yönelik tescil talebinin reddine, davacının yaptığı ödemeler ve daire için yaptığı masrafların tazmini talebine ilişkin yapılan değerlendirmede; Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında dosya davacısının davalıya yemin teklif etmesi üzerine .... .... yemin teklifini kabul ederek davacının ödediğini iddia ettiği 40.000 adet takım hâlinde çaydanlık kulpu ve 4 ton alüminyum çelik çaydanlık tabanlığının teslim alınmadığına ilişkin yemin ettiği, bu nedenle davacının taşınmazı satın almasına ilişkin yaptığı ödemeleri ispat edemediğinin kabul edilmesi gerektiği, davacının dava konusu taşınmaz içerisine yaptığını iddia ettiği masrafların dinlenen tanık beyanları ile ispat edildiği gerekçesiyle 30.587,68 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.2. Bölge Adliye Mahkemesinin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilâmıyla davacının aşamalardaki beyanlarında her iki tarafın tacir olduğunu beyan ettiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme resmî şekilde yapılmadığı, her ne kadar tapulu taşınmazların satışı resmî şekilde yapılmak mecburiyetinde ise de, geçersiz sözleşmelere istinaden her iki taraf verdiğini geri isteme hakkına sahip olduğu, tarafların tacir olduğu dikkate alınarak her iki tarafa ait 2000, 20 01... yılı tutulması zorunlu ticari defterler üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, usulüne uygun tutulmuş olmaları durumunda davacının davaya konu sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği bir alacağı bulunup bulunmadığı hususunda gerekli araştırma ve incelemelerin yapılması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılmıştır.3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma kararı doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının yaptığı ödemeler ve ödeme karşılığı mal teslimine ilişkin sunmuş oldukları belgelerde malı teslim alan ve imzası, bedel de bulunmadığından bu evrakların delil niteliği taşımadığı ayrıca davalı tarafın 2000 yılında ticareti bırakmış olması, defter ve belgelerinin zaman aşımından dolayı bulunamaması nedeniyle davaya katkı sağlayacak bir belge bulunamadığından inceleme yapılamadığı, 20 yıl önceki ticari defterler ile davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağının olup olmadığı tespit edilemediği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, daire için yaptığı masrafların tazmini talebinin kabulüne, 30.587,68 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın alımında kanunun aranan şekil şartlarının gerçekleşmediği, bu hâliyle davacı tarafın tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi, belge, tanık beyanları ve 19.11.2020 tarihli uzman bilirkişi raporu ve Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası kapsamında davalıya yapılan yemin teklifi kapsamında yeminin ifa edilmiş olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının asıl talebinin reddine, terditli talebinin kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen davalı taraf lehine kısmen reddedilen miktar yönünden vekâlet ücreti verilmesi ve yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasının doğru olmadığı, davacı tarafın bedele ilişkin talepleri "daireyi satın almak için yaptığı ödemeler ve imalat ve işlemlerinin" tamamını kapsadığı, dava değeri olarak 40.000,00 TL belirlediği, bu yöndeki taleplerinin ayrı ayrı harca tâbi olmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından dairenin satın alınmasına yönelik talebin reddine karar verilmiş ise de söz konusu durum talebin bütünlüğünü bozmayacağı, 40.000,00 TL olarak gösterilen dava değerinden 30.587,68 TL’nin kabulüne karar verildiği, reddedilen miktar yönünden davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması hatalı olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde olduğu, davacının dava dilekçesinde dava değerini 40.000,00 TL göstererek tespit edilen değere faiz yürütülmesini talep ettiği ve bu talebini 14.05.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle de yinelediği, hükmedilecek bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken bu talep yönünden olumlu-olumsuz bir karar verilmediğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının 29 69... parsel sayılı taşınmazda 1. kat, 2 No.lu bağımsız bölümde yaptığı ödemelere ve masraflara yönelik tazminat talebinin kısmen kabulüne, 30.587,68 TL'nin dava tarihi olan 11.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, davacı tarafından yapılan toplam 2.347,10 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.794,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.412,32 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun zamandan beri dava konusu taşınmazı kullandığını, vergilerini ödediğini, ödeme belgelerinin de olduğunu, Mahkeme tarafından tapu iptali ve tesciline karar verilmemiş olmasının hatalı olduğunu ve müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, dava konusu evin bedelini ödediği gibi ev için de çok masraf yaptığını, defter ve kayıtlarda da söz konusu ödemelerin belli olduğunu, masrafların değerinin az belirlendiğini, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların değerlendirilmeye alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.