Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Sinai Sınai Şahıs Fikri Hükümsüzlüğü Haklar Marka Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka HükümsüzlüğüTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı şahıs tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkili şirketin 22.02.2011 tarihinde kurulduğunu, Türkiye genelinde yatırım, finansman, danışmanlık vb. konularda faaliyet gösteren, halka açık bir holding şirketi olduğunu, 2021 yılı içerisinde halka arz için hazırlıklara başladığını, halka arz edilerek elde edilecek fonun “yatırım bankacılığı” alanında kullanılacağının belirlendiğini ve bu hususun halka arz izahnamesi ve fon kullanım raporunda yer aldığını, Sermaye Piyasası Kurulunun 07.10.2021 tarih, ███████ sayılı bülteninde müvekkili şirketin halka arzına izin verildiğini, izahname ve eklerinin 08.10.2021 tarihinde ... yayımlandığını, 13.10.2021 – 14.10.2021 tarihleri arasında müvekkili paylarının halka arzının gerçekleştirildiğini ve müvekkili şirket paylarının 22.10.2021 tarihinde Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladığını, “...” unvanlı bankanın kuruluş çalışmalarına başlandığının 16.11.2021 tarihli Özel Durum Açıklaması ile kamuya duyurulduğunu, kuruluş için 21.11.2021 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna başvuruda bulunulduğunu, 28.04.2022 tarihli BDDK kararı ile ... A.Ş. unvanlı bankanın kurulmasına izin verildiğini, kararın 30.04.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığını, müvekkili şirketin faaliyetlerinde kullanmak üzere “...”, “...” markalarının tescil başvurusunda bulunduğunu, dava konusu ███████████ sayılı “yüzünüzü güldüren banka ...” ibareli marka başvurusunun yayımına müvekkili şirket tarafından ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████ sayılı markalar dayanak gösterilerek itiraz edildiğini, itirazlarının nihai olarak YİDK’nın 2023-M-4459 sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin “...” kelimesini unvanlarında uzun süredir kullandıklarını, tarihsel açıdan “...” kök isminin 36. sınıfta bulunan finansal ve parasal hizmetler bakımından müvekkili şirket tarafından davalıdan çok önce kullanıldığını, davalı şahsın dava konusu marka başvurusu ile müvekkilinin ticaret unvanından haksız ve kötüniyetli olarak faydalanmayı amaçladığını, müvekkiline ait “...” kök kelimesine sahip marka ve şirketlerin sektörde bilinirliği yüksek ve tanınmış marka ve şirketler olduğunu, dava konusu marka başvurusunun müvekkiline ait “...” markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, tüketicilerin markaları aynı markalar olarak algılayacağını, SMK'nın 6/6. maddesi uyarınca başvurunun reddi gerektiğini, davalı şahsın bankacılık alanında faaliyet izni bulunmadığından dava konusu marka başvurusunun 5411 sayılı Bankacılık Kanununa aykırılık oluşturduğunu, ayrıca dava konusu marka başvurusunun SMK 5/1-ğ ve 5/1-ı maddeleri uyarınca da reddi gerektiğini ileri sürerek YİDK’nın 2023-M-4459 sayılı kararının iptaline, dava konusu ███████████ sayılı markanın 36. Sınıf yönünden tümden reddine/terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, davacının itiraza mesnet markalarının sonraki tarihli markalar olduğunu, bu doğrultuda SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında markalar arasında aranan şartların sağlanmadığını, davacının SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında sunduğu eskiye dayalı kullanıma dair bilgi ve belgelerin ispatlamada yetersiz olduğunu, YİDK kararının yerinde ve hukuka uygun savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili, müvekkilinin markasının 36. Sınıfta tescilli olduğunu, davacı şirketin “...” ibaresini müvekkilinin marka hakkını ihlal eder şekilde “finansal ve parasal hizmetler”de kullandığını, davacının SMK'nın 6/3. maddesine dayalı iddiasının hukuka aykırı olduğunu, davacının itiraza mesnet markalarının müvekkilinin markasından sonraki tarihli markalar olduğunu, SMK'nın 6/1. maddesinde aranan şartların sağlanmadığını, müvekkilinin uzun yıllardır finans sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili markasının tescilinin Bankacılık Kanununa aykırılık teşkil etmediğini, müvekkilinin “www.....com” alan adını davacıdan çok önce 15.10.2021 tarihinde aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusunun “...” ibaresinden oluştuğu, herhangi bir tarihi ve kültürel değer içermediği, 6769 sayılı SMK madde 5/1-ğ maddesi bakımından mutlak tescil engelinin bulunmadığı, dava konusu markanın kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı herhangi bir işaret içermediği, somut olayda SMK m.5/1-ı hükmü uyarınca mutlak tescil engeli bulunmadığı, davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların/marka başvurularının, dava konusu marka başvuru tarihinden sonraki tarihli oldukları tespit edildiğinden, davacı yanın SMK m.6/1 hükmü uyarınca nispi tescil engeli/hükümsüzlük isteminde bulunamayacağı, dava konusu markanın başvuru tarihi 10.11.2021 olup, davacı şirket, bu tarihten önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin tescilsiz olarak yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırdığını ispatlaması gerektiği, davacı şirketin, yayıma itiraz dilekçesi ile birlikte dosyaya marka kullanımını gösterir herhangi bir belge sunmadığı, yeniden itiraz dilekçesi ekinde sunduğu evrakın da tescilsiz yoğun ve sıkı kullanımın ispatı için yeterli nitelik ve nicelikte olmadığı, bu nedenle YİDK kararının iptali istemi bakımından davacı yanın ileri sürdüğü SMK m.6/3 hükmü itirazının yerinde bulunmadığı, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından yapılan incelemede, davacı yanın, dava dilekçesi ekinde;“Sermaye Piyasası Kurulu Bülteni, BORSA İSTANBUL A.Ş. BISTECH Pay Piyasası Alım Satım Sistemi Duyurusu, Kamuyu Aydınlatma Platformu Açıklamaları, 30.04.2022 tarihli Resmi Gazete, 23.06.2022 odaya kayıt tarihli ... ANONİM ŞİRKETİ’nin ticaret sicil kayıtları, ... HOLDİNG A.Ş. faaliyet belgesi, ... FİNANSAL HİZMETLER A.Ş. ticaret sicil kayıtları vergi levhası, imza sirküleri, █████/2022 tarihli ... HOLDİNG tanıtım broşürü, ... GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. tarafından düzenlenen 2020, 2021, 2022, 2023 tarihli faturalar, ... PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. tarafından düzenlenen 2013-2023 tarih aralığına ilişkin faturalar, ... FİNANSAL HİZMETLER A.Ş. tarafından düzenlenen 2011-2019 tarih aralığına ilişkin faturalar, ... FİNANSAL YATIRIMLAR A.Ş. tarafından düzenlenen 2020 tarihli faturalar, ... HOLDİNG A.Ş. tarafından düzenlenen 2021-2023 tarih aralığına ilişkin faturalar, ... ... A.Ş. tarafından düzenlenen 2014-2019 tarih aralığına ilişkin faturalar, 2014-2021 tarih aralığına ilişkin haberler” sunduğu, dava dosyasına sunulan belgelerden, davacı şirketin yatırımcılara hizmet veren bir aracı kurum olduğunun anlaşıldığı, 2011 yılında kurulan davacı şirketin önceki unvanları, ... Finansal Hizmetler Anonim Şirketi ve ... Finansal Yatırımlar Anonim Şirketi olup, davacı son olarak ... Holding Anonim Şirketi unvanını aldığı, sunulan faturalarda “...” ibaresi ön planda olup, haberlerde davacı şirketten bahsederken “... HOLDİNG, ... GİRİŞİM” ibareleri kullanıldığı, sunulan belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının “...” ibaresini “36. Sınıf: Finansal ve parasal hizmetler.” bakımından ciddi olarak kullandığı kanaatine varıldığı, davacının kullandığı "...” markası ile dava konusu marka başvurusu, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer bulunduğu, davacının ticaret unvanına dayalı olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan “36. Sınıf: Finansal ve parasal hizmetler” bakımından üstün hakkının bulunduğu, davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığından, kötüniyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesi ile YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu ███████████ sayılı markanın "Finansal ve parasal hizmetler." bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, itiraz aşamasındaki dosyaya markasal kullanıma ve ticaret unvanının kullanımına ilişkin belgelerin sunulmuş olduğunu, YİDK kararının iptalinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... Marka Dairesi Başkanlığı değerlendirmesine itirazı havi 09.01.2023 tarihli marka yayıma itirazın yeniden incelenmesi dilekçesinde kapsamlı delillerin itiraz dosyasına sunulduğunu, yerel mahkeme tarafından hükümsüzlük talebinin kısmen reddine ilişkin verilen kararın gerekçesiz olup konu kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemenin davalı şahıs markasının hükümsüzlüğüne ilişkin verdiği kısmi ret kararı gerekçesiz olduğundan konu kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalının marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu, davalı markasının SMK 6/9 hükmü gereğince kötü niyetli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, 36. sınıfta yer alan alt grupların birbirleriyle yakın ilişkili olup davalı şahıs markasının 36. sınıfın tüm alt grupları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafından hükümsüzlüğün tespiti istemli açılan herhangi bir dava mevcut olmadığı gibi dilekçelerinin sonuç kısmında da "markanın tescili halinde hükümsüzlüğünün tespiti" şeklinde bir ibare bulunmadığını, tevzi formunda da dava türünün "marka ile ilgili kurum kararının iptali" olduğunun, █████/2023 tarihli ilk tensip zaptında da davanın "marka ile ilgili kurum kararının iptali" olduğunun açıkça belirtildiğini, mahkemece "taleple bağlılık ilkesi" aşılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının salt ticaret ünvanında "..." ibaresini barındırıyor olması nedeniyle gerçek hak sahibi olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ... ibaresinin bir kişinin tekeline bırakılmasının da mümkün olmadığını, davacının öncelik hakkının bulunmadığını, markanın ciddi kullanımının olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde dava konusu markanın terkini yönünde talepte bulunduğu gibi ön inceleme duruşmasında da bu hususun belirlendiği, bu nedende davalı vekilinin, "davacı tarafından hükümsüzlüğün tespiti istemli açılan herhangi bir dava mevcut olmadığı" yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, dava konusu marka başvurusunun mutlak tescil engeli barındırmadığı, diğer yandan davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların/marka başvurularının, dava konusu marka başvuru tarihinden sonraki tarihli oldukları tespit edildiğinden, davacı yanın SMK m.6/1 hükmü uyarınca nispi tescil engeli/hükümsüzlük isteminde bulunamayacağı, davacının YİDK aşamasında sunduğu delillerin SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında yoğun ve sıkı kullanım için yeterli bulunmadığı yönündeki gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığı, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından dava dosyasına sunulan belgelerden, davacının “...” ibaresini “36. Sınıf: Finansal ve parasal hizmetler.” bakımından ciddi olarak kullandığının tespit edildiği, ancak bu kullanımın 36. Sınıf diğer hizmetlere sirayet etmeyeceği, davacının kullandığı "...” markası ile dava konusu marka başvurusu, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer bulunduğu, davacının “36. Sınıf: finansal ve parasal hizmetler” bakımından “...” markasının gerçek hak sahibi olduğu için belirtilen hizmetler bakımından dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşulunun oluştuğu, davacının ticaret unvanına dayalı olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan “36. Sınıf: Finansal ve parasal hizmetler” bakımından üstün hakkının bulunduğu, davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı şahıs vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekili ve davalı şahıs vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalı şahıs tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davacıdan ve davalı şahıstan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı ve davalı şahıs tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.