Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Sinai Sınai Fikri Markanın Hükümsüzlüğü Haklar Marka Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Markanın Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, ███████████ sayılı marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazlarının YİDK’nın 2023-M-4957 sayılı kararı ile kısmen kabul edildiğini, oysa anılan kararın iptali ile itirazın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, "...” ibaresinin müvekkiline ait popüler marka ibarelerinde yer alan unsurlardan biri olduğunu, “...” kelimesinin Türkçe karşılığının “...” olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda “...” ibareli marka tescillerinin de bulunduğunu, markaların fonetik olarak ayniyet taşıdığını, işaretsel açıdan markaların birebir aynı ve benzer olduğunu, dava konusu marka başvurusu kapsamında kalan mal ve hizmetlerin müvekkilinin markası ile bağlantılı/benzer sınıflar olduğunu, markaların karıştırılması ihtimali bulunduğunu, müvekkiline ait markaların tanınmış markalar olduğunu, dava konusu markanın tescili halinde müvekkili markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğini ve davalı şirketin bu durumdan haksız kazanç elde edeceğini, davalı şirketin marka başvurusunda kötüniyetli olduğunu, dava konusu marka başvurusunun haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı şirketin bekletici mesele talebinin yersiz olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2023-M-4957 sayılı kararının iptaline, ███████████ sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu ███████████ sayılı markanın “...” ibaresinden oluştuğunu, ibarenin markanın esas unsuru olduğunu, davacının itiraza mesnet gösterdiği 144025, 126813, 2000 10838 sayılı markalar hakkında davalı şirket tarafından kullanım ispatı talep edildiğini, itiraz gerekçesi ██████████ sayılı "..." ibareli markanın tescil kapsamında yer alan "21.Sınıf: Camdan, porselenden, seramikten, adi metalden, plastikten, sentetik madde ve diğer malzemelerden mamul ev ve mutfak eşyaları, kap kacak" emtiası bakımından kullanımının ispatlandığını, davacının 144025, 126813 sayılı markalarının farklı esas unsurları ihtiva ettiğini, davacının bu markaları ile dava konusu markanın benzer olmadığını, başvuru ile davacı tarafa ait ██████████ sayılı marka arasında benzerlik olmasının yanı sıra bu marka ve markanın kullanıldığının ispat edilebildiği bir kısım mallar yönünden iltibas ihtimalinin bulunduğunu, başvuru kapsamında yer alan bir kısım emtianın çıkartıldığını, kalan emtia yönünden iltibas ihtimali bulunmadığını, SMK'nın 6/5. maddesinde aranan şartların somut olayda gerçekleşeceğine ilişkin davacı tarafça bilgi/belge sunulmadığını, davacının kötüniyete ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının mesnet gösterdiği ██████████ sayılı markası hakkında müvekkili şirket tarafından kullanmamaya dayalı iptal davası açıldığını, Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasının müvekkili lehine sonuçlanarak davacı markasının tüm sınıf ve emtiada kullanmama nedeniyle iptal edildiğini, mahkemece iptal kararının █████/2007 tarihinden itibaren etkili olmasına karar verildiğini, söz konusu kararın istinaf aşamasında olduğunu, hükümsüzlük talebi yönünden kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının kötüniyet iddialarının gerçek dışı olduğunu, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının markasının iptal edileceğini bildiğinden kendisine karşı kullanmamaya dayalı iptal davası ikame edildikten sonra göstermelik olarak markayı tabak emtiasıyla sınırlı olarak kullanmaya başladığını, davacı markasının tanınmışlığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, davacının dayanak gösterdiği ... markasını 2001 yılından beridir ciddi biçimde kullanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusunun tescil edilmediği, YİDK kararının iptali istemi bakımından ise, marka işlem dosyası ile sınırlı olarak ve taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde değerlendirme yapıldığı, davalı başvuru sahibi şirketin, itiraza mesnet markaların kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler bakımından kullanmama def'i ileri sürdüğü, davacı tarafa ait itiraza mesnet █████████, █████████, ██████████ sayılı markaların, dava konusu markanın başvuru tarihinde (16.08.2021), hali hazırda 5 yıldan fazla süredir tescilli olduğu için, davacı şirketin, 16.08.2016-16.08.2021 tarih aralığında, markalarını ciddi surette kullandığını ispatlaması gerektiği, sunulan belgeler incelendiğinde; davacının “...” markasını “yemek seti, tabak, tencere, çay takımı, kahve takımı, çatal bıçak kaşık takımı” emtiasında, “...” markasını ise “yemek seti, tabak, kase, fincan takımı” emtiasında kullandığının tespit edildiği, davacının markalarının, sadece kullandığı emtia ile sınırlı olarak dikkate alınacağı, kullanımı ispatlanamayan emtianın SMK m.6/1 hükmü bağlamında yapılacak incelemede dikkate alınmayacağı, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve iş bu davaya konu olan emtianın; "Kesici ve dürtücü silahlar. Makine, cihaz ve taşıt onarımı, inşaat, ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan (elektrikli olmayan ve motorsuz) aletler. Elektrikli-elektriksiz, buharlı ütüler. Her türlü malzemeden mamul alet sapları." şeklinde olduğu, davacıya ait ██████████ sayılı marka “tencereler, tabaklar”, █████████ sayılı marka “düz tabak,” █████████ sayılı marka ise “Düz tabak, çukur tabak, çorbalık, kayık taban, komposto kasesi, çay, kahve, fincan ve tabakları, tuzluk, biberlik” emtiası bakımından dikkate alındığı, davacı markaları kapsamında yer alan ve kullanımı ispatlanan emtia ile dava konusu marka kapsamında yer alan emtia karşılaştırıldığında, bu emtia arasında ayniyet bulunmadığı gibi, benzerlik de bulunmadığı, karşılaştırılan emtianın kullanım amacı, satış ve dağıtım kanalları, tüketici kitlesi birbirinden farklı olduğu, taraf markaları arasında “emtianın aynı ve/veya benzer olması” şartının sağlanamadığı, davalı şirkete ait ███████████, ███████████, ███████████ sayılı markaların başvuru tarihi 16.08.2021 tarihinden sonraya ilişkin olduğu için, ███████████, ███████████ sayılı markaların ise başvurusu/tescili geçersiz olduğu için iş bu davaya konu marka başvurusu bakımından müktesep hak iddiasına mesnet olamayacakları, davalı şirketin önceki tarihli markalarının, iş bu davaya konu markanın başvuru tarihinde henüz 5 yıldır tescilli markalar olmadığı, davalı şirketin müktesep hak iddiasının yerinde bulunmadığı, SMK m.6/4 ve m.6/5 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediği gerekçesi ile YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşı tarafın müvekkilinin markasında kullanmış olduğu “...” ibaresini aynen almak suretiyle markasında kullandığını, taraf markaları arasındaki yüksek orandaki benzerlik ve müvekkili firmanın tanınmışlığı ve bilinilirliği göz önünde bulundurulduğunda eldeki YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerekmekte iken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda emtianın dar değerlendirildiğini, dava konusu markadan bir takım emtia çıkarılmış olup kalan mal ve hizmetler açısından tescil edilmesinde hukuki bir yarar bulunmadığını, müvekkilinin markasının oldukça bilinen ve kullanımı yıllardan beri kesintisiz olarak devam eden bir marka olduğunu, müvekkilinin markasının SMK 6/5 anlamında tanınır olduğunu, davalı yanın, müvekkiline ait markaların varlığını bilmesine rağmen tamamen aynı esas unsurlara sahip markasını aynı/benzer sınıflarda tescil başvurusunda bulunmasının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka kapsamında yer alan emtianın, davacının, markalarını kullandığını ispatladığı emtia ile aynı/aynı tür ya da benzer olmadığı, karşılaştırılan emtianın kullanım amacının, satış ve dağıtım kanallarının, tüketici kitlesinin birbirinden farklı olduğu, markalar arasında emtia benzerliği bulunmadığından, SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin davaya konu emtia bakımından mevcut olmadığı, diğer yandan SMK'nın 6/4 ve 6/5. maddelerinin koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!