Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Sinai Sınai Fikri Şahsın Hükümsüzlüğü Haklar Marka Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E. - 2024/4 K.DAVANIN KONUSU
: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka HükümsüzlüğüTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. - 2024/4 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, davalı şahsın ███████████ sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya müvekkiline ait mesnet "..." esas unsurlu markalar ile itiraz edildiğini, ancak itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalının “...” ibaresini marka olarak kullanabilmek amacıyla marka başvurusunda bu ibareye yer verdiğini, dava konusu markada vurgunun doğrudan “...” ibaresi üzerinde olduğunu, markaların aynı malları ve hizmetleri kapsadığını, ortalama tüketici nezdinde markaların ilişkilendirilmesi ve karıştırılması ihtimali bulunduğunu, davalının marka başvurusunda kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2023-M-2399 sayılı kararının iptaline, ███████████ sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...Kurumu vekili, taraf markaları arasında karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, “...” ibaresinin davacının tekelinde olmadığını, YİDK kararının usule ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili, dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkiline ait marka ile davacı markası arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin “...” ibaresi yanında yardımcı unsurlarla farklı bir marka ortaya çıkardığını, davacının kötüniyetle hareket ederek Eskişehir’in alan kodu olan “...” ibaresini kullanan her markaya karşı dava ikame ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka kapsamında yer alan tüm hizmetler bakımından taraf markaları arasında, “emtianın aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı, dava konusu markada, ayırt edici nitelik taşıyan ve diğer ibarelere nazaran ön planda olan, dolayısıyla esas unsur niteliği taşıyan ibarenin, “...” kelimesi olduğu, davacı markalarının marka algısı yaratan kısmı “...” ibaresi olmakla birlikte, bir telefon kodu olması sebebiyle ayırt edici niteliğinin düşük olduğu, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davalı şahsın şahsın kötüniyetli olduğu iddialarının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların benzer olduğunu, davalı şahıs ve şirketlerinin daha önce yaptığı başvurular incelenmeden sonuca varılmasının eksik inceleme niteliğinde bulunduğunu, davalı tarafın tüm başvuruların ortak ibaresinin ''...'' olduğunu, marka başvurusunun esas unsurunun ''...'' ibaresi olduğu kanaatinin yerinde olmadığını, kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet "..." esas unsurlu markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik olmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı bulunduğu, dava konusu başvurunun esas unsurunun "..." olduğu, "..." ibaresinin Eskişehir ilinin telefon kodu olması nedeniyle ayırt ediciliğinin düşük olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden, karşı tarafın tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayacağı, marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığı iddiasının dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre kanıtlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.