Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Sinai Sınai Fikri Tanınmış Haklar Markalarının Devamı Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ███████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU
: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ███████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “...” markalarının devamı niteliğindeki “... ” şeklindeki markasını 09 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerde başvuru konusu ettiğini, ███████████ sayılı başvurularına karşılık davalı yanın ██████████ sayılı “...” markasına dayalı olarak itirazda bulunduğunu, itirazın kısmen kabul edildiğini, oysa anılan markanın kullanılmadığını, bu nedenle açtıkları iptal davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, bununla birlikte redde dayanak marka kapsamında sınıflandırma tebliğine göre genel mal ve hizmetlerin yer aldığını, müvekkilinin marka başvurusunda ise özellikli olarak emtianın belirlendiğini, taraf markaları arasında bir benzerlik olmadığını, markaların genel izlenim itibariyle karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşımadıklarını, “...” ibaresinin farklı hak sahipleri adına da tescilli olduğunu, bu nedenle tek başına ayırt ediciliğinin zayıf yorumlanması gerektiğini ileri sürerek 2022-M-17550 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Kurumu vekili, başvuru konusu markanın “...” çatı markasının yanında “...” kelime ibaresinin bir araya gelmesiyle oluşturulmuş ve 9 ile 42. sınıf mal ve hizmetler bakımından tescili istenen bir ibare iken, 9. sınıf yönünden tescilli ve ilgili mal ve hizmetler yönünden tescilli davalı markasının ise “...” kelime ibaresinden oluşan bir marka olduğunu, taraf markaları arasında “...” ibaresinden kaynaklı olarak, davacı tarafın “...” ibaresinin çatı ibare olması nedeniyle, kısmen kabule konu mal ve hizmetler bakımından açık bir benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili, davacıya ait “... ..." marka başvurusu ile kısmi redde mesnet "..." markası karşılaştırıldığında ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, “...” ibaresinin asgari ayırt ediciliğe haiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ve Hukuk Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamasına göre (HGK 19.11.2003 T., E. ███████-578, K. ████████) YİDK kararının yerinde olup olmadığının, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği (Y. 11 HD. 21.01.2010 T. █████████ E. ████████ K.), eldeki talep de salt YİDK kararının iptali istemini barındırdığından YİDK karar tarihi olan 16.12.2022 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapıldığı, marka işlem dosyası incelendiğinde, YİDK karar tarihi itibari ile redde mesnet markanın iptal edilmesi için açılmış herhangi bir dava bulunmadığı, iş bu davaya konu marka tescil başvuru tarihi itibariyle redde mesnet markanın beş yıldan daha az süreli olarak tescilli olduğu, dolayısıyla, davaya konu marka tescil başvuru tarihi itibariyle redde mesnet markanın kullanmama def'ine tabi marka olamayacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih █████████ E ████████ K, █████/2023 tarih █████████ E ████████ K sayılı onama kararlarına mesnet ilk derece ve istinaf daire kararları da dikkate alınarak, YİDK kararının iptali istemine ilişkin iş bu davada, YİDK kararında redde mesnet gösterilen marka hakkında, YİDK karar tarihinden sonra yürütülen kullanmama nedeniyle iptal davasının neticesinin, YİDK kararının denetimini yapan mahkeme bakımından bekletici mesele sayılması isteminin yerinde olmadığı, dava konusu marka kapsamında reddine karar verilen 09. sınıfta yer alan malların tamamının davalıya ait redde mesnet marka kapsamı ile benzer bulunduğu, başvuru markasında yer alan "..." sözcüğünün gerek ticaret ünvanının kılavuz unsuru, gerekse çatı marka vasfı nedeniyle markanın genel görünümü içinde "..." sözcüğüne göre arka planda kaldığı, "..." sözcüğünün ise davacının "..." çatı markalı diğer ürünlerinden farklı ürünleri işaretlemek bakımından, markanın ayırt edici fonksiyonunu üstlendiği, redde mesnet markanın esas unsurunun da "..." sözcüğünden oluştuğu, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin tescilli ve tanınmış “...” markalarının bir serisi niteliğinde olan “... ...”un, müvekkilinin bir uygulaması olduğunu, müvekkilinin marka başvurusu kapsamında yer alan ve kısmen reddedilen malların, davalı şirketin redde mesnet markasının kapsadığı
mallar ile aynı olmadığını, müvekkilinin marka başvurusu çok spesifik olarak işbirliği yazılımları ve platformları için tescil edilmek istenirken, redde mesnet markanın tescil kapsamının 09. sınıftaki malların tamamını kapsayacak şekilde, gerçekçi bir ticari yaklaşımdan çok geniş bir ölçüde, adeta sınıf kapatır nitelikte belirlendiğini, müvekkilinin marka başvurusu ile redde mesnet markanın karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer markalar olmadığını, öte yandan, redde mesnet markada yer alan “...” ibaresinin de içerdiği özel yazım stili ile müvekkilinin “... ...” markasının bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimden farklı bir marka algısına sahip oluğunu, birçok marka tesciline konu olan, ilgili sektörde yaygın olarak bilinen ve “döngü/halka” anlamına gelen ve bu sebeple tek başına ayırt ediciliği son derece düşük olan “...” ibaresini ortak olarak içermelerinin, markaların benzer kabul edilmeleri için yeterli bulunmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davalı şirketin ... ibareli markasının 5 yılı aşkın süredir tescilli olmasına rağmen aktif olarak kullanılmadığını, anılan markaya karşı kullanmama sebebiyle iptal davası da açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “... ...” ibareli marka başvurusu ile "..." ibareli itiraza mesnet tescilli marka arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, dava konusu başvurudaki "..." ibaresinin çatı marka olması nedeniyle karşılaştırmada dikkate alınamayacağı, markaların kapsamlarının da benzer bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden, karşı tarafın tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile mesnet marka arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, diğer yandan YİDK kararının yerinde olup olmadığının, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca marka başvuru tarihi itibariyle redde mesnet markanın beş yıldan daha az süreli olarak tescilli olması nedeniyle mesnet markanın kullanmama def'ine tabi marka olamayacağı, öte taraftan YİDK kararının iptali istemine ilişkin iş bu davada, YİDK kararında redde mesnet gösterilen marka hakkında, YİDK karar tarihinden sonra yürütülen kullanmama nedeniyle iptal davasının neticesinin, YİDK kararının denetimini yapan mahkeme bakımından bekletici mesele yapılmamasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!