Anahtar kelimeler: İçiresinde Mts Yollara Kalmış Davalıborçluya Davalıborçlunun Kayıtsız Kayıtsızlığı Müracaat Borçlular

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... adresinde mevcut olan ve ...Şti. adına kayıtlı olan ... nolu sözleşmeden kaynaklanan idare alacağını yasal süresi içiresinde ilgili borçlular tarafından ödenmemiş olduğunu, davalı/borçluya sözleşme borcunun ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara müracaat edileceği hususunda ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen, davalının ihtarnameye kayıtsız kalmış olduğunu, davalı/borçlunun bu kayıtsızlığı üzerine müvekkili tarafından icra (MTS) takibi başlatılmış olduğunu, takibe borçlu tarafından itiraz edilmiş olduğunu, söz konusu ihtilafın giderilmesi için █████/2024 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosunun ...Büro, ... Arabuluculuk numarası ile arabuluculuk görüşmeleri başlatılmış olup arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama olarak son oturum tutanağı ile sonlandırılmış olduğunu, netice itibariyle davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptaline yönelik olarak işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, yukarıda da izah edildiği üzere müvekkili idarenin alacağının tahsili amacıyla icra dosyası ile borçlu aleyhinde MTS yoluyla takip yapılmış, borçlu şirket yetkilisinin süresi içerisinde borçlu olmadığını iddia ederek; takibe, borca ve zamanaşımına itiraz etmiş, bu sebeple takibin durdurulmuş olduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin alacağının davalı/borçlu ile müvekkili idare arasında akdedilen abonelik sözleşmesine dayanmakta olup davalı/borçlunun müvekkili idareye toplamda 52.007,75-TL borcu bulunmakta olduğunu, müvekkilinin, 3305 sayılı yasa ve değişik 2560 sayılı yasa ile Büyükşehir Belediyesinin sınırları içinde ve mücavir alanlarda su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak ve kurulu olanları devralıp işletmek üzere kurulmuş olduğunu, Kuruluş Kanunu’nun 13. maddesinde idarenin gelirleri sıralanmış, su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık abonelerden ücret alınması hususu bu kapsamda idare geliri olarak öngörülmüş olduğunu, yine 2560 sayılı Kuruluş Kanunu’nun 23. maddesi hükmü gereği su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılması, çevreyi kirletmeyecek önlemlerin alınması ve aldırılmasıyla ilgili tarifelerin hangi kriterlere göre saptanacağı ile bu şekilde saptanan bedellerin hangi usul ve esaslara göre tahsil edileceğini belirlemek üzere Tarifeler Yönetmeliği hazırlanmış olduğunu, davalı adına tahakkuk ettirilen ve takibe konu olan bedellerin tamamı anılan Tarifeler Yönetmeliği kapsamında tespit edilmiş olduğunu, görüldüğü üzere davalı tarafın borcun dayanaksız olduğu yönündeki beyanlarının hiçbirisinin gerçeği yansıtmamakta olduğunu, müvekkili İdarenin Su ve Kanalizasyon hizmetlerinden yararlanmak isteyen her kişi veya kuruluş, kanun gereği, müvekkili idareye müracaatla mukavele imzalamakla yükümlü olduğunu, nitekim bu husus YHGK’nun... tarih, ... E ve K. sayılı ilamında açıkça ifade edilmiş olduğunu, Tarifeler Yönetmeliği’nin 16. maddesinde, ...’nin su ve kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan her abonenin tükettiği kadar suyu kirleteceğinden bunların nihai bertarafı ve uzaklaştırılması için “...” ödemekle yükümlü olduğu belirtilmekte olduğunu, davalının... no’lu mukavelenin abone tarafını teşkil etmesinden hareketle dava konusu borçtan ABONE sıfatıyla sorumlu olduğunu, davalının sadece takibi sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve yersiz bir şekilde takibe itiraz etmiş olduğunu, bu itirazın kamu hizmeti gören müvekkili idarenin verdiği hizmetin bedelini alamaması veya geç alması nedeniyle hizmetlerin aksamasına neden olmakta olduğunu, bu nedenle haksız ve mesnetsiz itirazın iptali gerekmekte olduğunu, öte yandan dava konusu alacağın (vergiler dahil) ve gecikme zammından müteşekkil olduğundan likit olduğunu, dolayısıyla borçlu likit bir alacağa karşı itirazda bulunmuş olduğundan işbu itirazın haksız olup, % 20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde her ne kadar müvekkili firmanın abonelik sözleşmesinden kaynaklı borcu olduğu iddia edilmekte ise de bu beyanın somut delillerle ispat edilememiş olduğunu, nitekim dava dilekçesinin bir nolu maddesinde, ...nolu sözleşme numarasının dava dışı...Ltd.Şti adına kayıtlı olduğunun ifade edilmiş olduğunu, adı geçen firmanın müvekkili firmayla herhangi bir bağlantısı bulunmamakta olduğunu, dava dilekçesinde öne sürülen borç iddiasının taraflarınca kabul edilmemekle birlikte, dava konusu iddialar somutlaştırılmamış olup dilekçeler teatisinin tamamlanması sonrasında sunulacak delillere de muvafakat etmediklerini beyan ettiklerini, dava konusu takibin, tüzel kişiliği bulunmayan şubeye karşı açılmış olduğunu, davacı idare tarafından ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin, tüzel kişiliği bulunmayan müvekkili firma şubesi... Tic. A.Ş. ... ŞUBE'ye karşı başlatılmış olduğunu, taraf sıfatı, davaya konu sübjektif hakka ilişkin olduğunu, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olduğunu, hukuk davalarında tarafların dava ehliyetine sahip olmaları gerekmekte olduğunu, tüzel kişiliği bulunmayan şubenin taraf ehliyeti de bulunamayacağı için şubeye karşı icra takibi başlatılamayacağını ve dava açılamayacağını, takibin başlatıldığı şube her ne kadar müvekkili firma bünyesinde faaliyet göstermekte ise de şubenin kendine ait bir tüzel kişiliği bulunmamakta olduğunu, dolayısıyla ... Şubesi dava ve taraf sıfatını haiz olmadığını, bu durumda şubeye karşı doğrudan takip başlatılamayacağı ve dava açılamayacağının tereddütsüz olduğunu, dava ehliyetinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kamu düzenine dair olduğundan her zaman ileri sürülebileceğini, bu çerçevede davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, bununla beraber yukarıda belirtilen sebepler gereğince dava konusu takibin iptali amacıyla ... 36.İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasından taraflarınca dava açılmış olup ilgili dosyanın celbini ve mahkememiz dosyası için bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, takip dosyası ile davaya konu edilen icra dosyasının farklı olduğunu, davacı tarafından yapılan arabuluculuk başvurusunda, ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... E. sayılı takibine ilişkin görüşme sağlanmış ve görüşme neticesinde anlaşamama son tutanağı düzenlenmiş olduğunu, ancak dava dilekçesi incelendiğinde, Merkezi Takip İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasına konu itirazın iptali talep edilmekte olduğunu, nitekim dava dilekçesi ayrıntılı incelendiğinde dava konusu edilen takip dosyası ile davacının hukuki delillerinde de... sayılı dosyaya açıkça yer verildiğinin anlaşılmakta olduğunu, dava dilekçesinde Merkezi Takip İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talep edildiği göz önüne alındığında, bu takip için öncelikle dava şartı arabuluculuğa başvurulması gerekmekte olduğunu, her ne kadar dava dilekçesi ekinde İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ...ve ... dava şartı arabuluculuk dosyasına atıfta bulunulmuş ise de yukarıda da ifade ettiğimiz üzere arabuluculuk görüşmeleri ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ...E.sayılı dosyasına ilişkin yapılmış olduğunu, bu bilgiler çerçevesinde dava dilekçesine konu edilen MTS ... E sayılı icra dosyasına ilişkin olarak arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılan mezkur davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, ödeme emrinin müvekkili firmaya tebliği sonrasında, şirket kayıtlarında yapılan incelemelerde, davacının müvekkili firmadan herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığının tespit edilmiş olduğunu, gecikme zammı oranının fahiş talep edilmiş olduğunu, diğer yandan kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen faiz ve gecikme zammının yasal sınırların üzerinde bulunmakta olduğunu, her ne kadar borcun doğduğu tarihten itibaren aylık %2,5 oranında gecikme zammı talep edilmişse de ... tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı gereğince ancak 01.07.2019 tarihinden sonra doğmuş borçlar için %2,5 oranında gecikme zammı talep edilebilecek, bu tarihin öncesindeki borçlar için ise %2 oranında gecikme zammı talep edilebileceğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacı hakkında takip tutarı üzerinden %20 oranında tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Uyuşmazlık; abonelik sözleşmesinden kaynaklı fatura borcunun ödenmediği iddiasıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyap sisteminden entegre edilen MTS ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine toplam 52.007,75TL alacağın tahsili için başlatıldığı davalı tarafından süresinde borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulduğu görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 16/1 bendinde; "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." düzenlemesi yer almaktadır. 2560 sayılı kanuna tabi olan ...'nin gördüğü hizmetin kamu hizmeti olmasına rağmen, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu TTK'nın 16/1 maddesi anlamında tacir sayılacağı , tacir olan davalı ile davacı arasındaki abonelik sözleşmesinden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiği ve tarafların tacir olması sebebiyle Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Abonelik sözleşmesi, abone cari hesap kartı, faturalar ve taraflarca sunulan belgeler celp edilip incelendi.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ...ve makine mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...1.Davacının noter onaylı defterlerinin yasal süre içerisinde tasdik ettirildiği, kebir ve yevmiye defterinin birbiriyle uyumlu olduğu, defterler üzerinde denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe ve teknik usullerine uygun tutulduğu, defterlerin kesin delil niteli taşıması hususu ise Sayın Mahkemenizin Tamamen Takdirindedir.
2.Davalının elektronik ortamda tutulan yevmiye ve kebir defterinin yasal süre içerisinde Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yüklendiği, kebir ve yevmiye defterinin birbiriyle uyumlu olduğu, defterler üzerinde denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe ve teknik usullerine uygun tutulduğu, defterlerin kesin delil niteli taşıması hususu ise Sayın Mahkemenizin Tamamen Takdirindedir.
3.Taraflar arasında abonelik sözleşmesinden kaynaklı hizmet ilişkisinin olduğu, davacı davalıya tüketimden kaynaklı su kullanım bedeli faturaları yansıttığı davalının ise peyder pey ödediği,
4.Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2019-2020- yılı defter, kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, davacının eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra 30.05.2024 icra takip tarihi itibariyle 32.103,12- TL defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü,
5.İcra takip dayanağı ve dava konusu alacağında dayanağı faturaların kısmi kısmının davalı kayıtlarında yer aldığı ve davalı tarafça ödendiği ancak ödeme dayanak belgenin dayanağının incelemeye ibraz edilmediği,
6.Davalı şirketin davacı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2019-2020 yılı defter, kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, davacının eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra faturaların kaydedilmiş olduğu cari hesaplarda faturadan kaynaklı 28.09.2022 icra takip tarihi itibariyle TL davacıya borcu gözükmediği,
7.Huzurdaki davada da davacı toplam; 28.915,10-TL alacağına, 23.092,65-TL işlemiş faiz alacağına, 30.05.2024 tarihinde MTS Takip Talebi ...sayılı icra dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı görülmüş olup takipteki asıl alacağının davacı defterlerinde tespit edildiği, davalı defterlerinde de kısmi olarak tespit edilmiş olup, davalı hesaplarında ödemelerin yer aldığı ancak bu ödemelere ilişkin davalı tarafça ödeme dekontu sunulmadığından delil dayanağı olmayan kayıtların hesaplamaya dahil edilmediği, davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu,
8.Tarafların sair taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, █████/2025 tarihli Bilirkişi ek raporunda; "...1.Huzurdaki davada da davacı toplam; 28.915,10-TL alacağına, 23.092,65-TL işlemiş faiz alacağına, 28.09.2022 tarihinde MTS Takip Talebi ... sayılı icra dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı görülmüş olup takipteki asıl alacağının davacı defterlerinde tespit edildiği, davalı defterlerinde de faturaların tespit edildiği, ödeme belgeleri davalıca incelemeye ibraz edilmediğinden davacının alacağı ödenebileceği görüşü oluşmuş olup,
Toplam 28.735,48 TL.sı fatura bedellerine+ 2,62 kdv fark faturası dahil 28.738,10 TL.sı + 147,50 TL.sı açma kapama bedeli+29.50 TL.sı mühür bedeli de dahil edildiğinde 28.915,10 TL ‘sı takip talebindeki anaparayı oluşturduğu hesap edilmiştir. Ödeme vadeleri gözetilerek aylık %2 oranında takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabı 21.074,00 TL ‘sı tutarında hesap edilmiştir.
2.Takip talebinden sonra işlemiş faizin yerindeliği Sayın Mahkemenin görev alanına girmekte olduğundan hesap edilmemiştir.
3.Tarafların sair taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Tüm dosya kapsam birlikte değerlendirildiğinde; davalının 22.02.2019 tarihli sözleşme ile abonelik kaydının yapıldığı, dava konusu su kullanımının yapılmadığı konusunda davalı itirazının bulunmadığı, sözleşmedeki imzanın davalı tarafça inkar edilmediği, bilirkişi kök raporu ile dava konusu asıl alacağın davacının ticari defterinde kayıtlı olduğu, davalının ödeme belgesi sunmadığı, Abonelik sözleşmesinde son ödeme tarihini geçen fatura tutarları için %2 gecikme zammı uygulanacağının düzenlendiği, Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 3 numaralı ara kararı ile takip konusu faturaların son ödeme tarihlerinden itibaren %2 gecikme zammı uygulanarak ve taraf itirazları değerlendirilmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdii üzerine alınan ek raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle davanın kısmen kabulü ile alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KISMEN KABULÜNE;
A)Davalının MTS ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 28.915,10-TL asıl alacak, 21.074,00-TL gecikme faizi olmak üzere toplam 49.989,10TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %2 faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Kabul edilen alacağın %20’si olan 9.997,82TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 3.414,75-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 888,17-TL. harcın mahsubu ile bakiye 2.526,58-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.018,65-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60-TL. başvurma harcı + 888,17-TL. peşin harç toplamı olan 1.315,77-TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 10.000-TL. bilirkişi ücreti + 1.027-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 11.027-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 10.598,04-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL. arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 3.459,96-TL.'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, geriye kalan 140,04-TL.'nın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!