Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Sinai Sınai Firmanın Fikri Haklar Layihalar Marka İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptaliTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkili firmanın adına kayıtlı 2013 yılından beridir tescilli ██████████ nolu ..., ██████████ nolu ..., ██████████ nolu ... ... serisi, ██████████ nolu ... gerçek incilerden, ██████████ nolu ... ..., ██████████ nolu ...vb. ... ibareli markalarının bulunduğunu, ... ibareli ilgili markaların hem bir seri marka hem de tanınmış marka olduğunu, ilgili markaların tescil edildiği günden bu yana 6 yılı aşkın süredir müvekkili tarafından kesintisiz ve etkili bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin dava konusu “...” markasının da bu seri markaların birer devamı olup slogan markası olarak ürünlere dikkat çekme amacıyla kullanıldığını, ilgili markaların orta düzeydeki alıcı üzerindeki izlenimlerinin benzer olmadığını, “...’’ ibaresi ayırt ediciliği düşük, zayıf karakterli bir ibare olup, katlanma yükümlülüğü hususlarının gözetilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK’nın 2023-M-1858 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, taraf markalarının ortak ve esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davacının itiraza mesnet markaların mal/hizmetlerinden kullanımı ispatlanan “porselen yemek takımı” malları ile başvuru kapsamında aynı/aynı tür malların olduğu tespit edilerek Markalar Dairesince “Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri” çıkarılmış olup, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin önlenmiş olduğunu, çıkarılan emtia açısından taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerliğin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı şirket vekili, davaya konu markanın hem işaretsel hem de sınıfsal olarak müvekkilinin mesnet markaları ile iltibas derecesinde benzer olduğunu, dava konusu markanın sınıfı açısından “...” ibaresinin tanımlayıcı veya emtiayı niteleyici bir ibare olmadığını, davacının kazanılmış hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, YİDK kararının yerinde olup olmadığının, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafından, davalı şirketin redde gerekçe markaları hakkında idari aşamada kullanım ispatı talebinde bulunulduğu, dosya kapsamına sunulan kullanıma ilişkin belgelerin incelenmesi neticesinde, davalı şirketin “...” esas unsurlu redde gerekçe markalarını dava konusu mallar ile benzer olan “yemek takımı” bakımından kullanımının ispatlandığının değerlendirildiği, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan emtia ile redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan, kullanımı ispatlanan emtianın benzer olduğu, dava konusu markada yer alan “...” ibarelerinin davaya konu mallar için nitelik belirttiği, ürünün belirli bir özelliğinin diğer benzer ürünlerden daha fazla olduğunu ifade ettiği, öte yandan dava konusu mallar dikkate alındığında bu malların “oldukça ...” mallar olduğunu vurgulamak için “... ...” ibaresinin ilgili tüketici tarafından slogan olarak algılanacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, redde mesnet bu markaların esaslı unsurunun "..." sözcüğü olduğu, markaların kapsamlarındaki emtianın yüksek düzeyde benzerlik taşıdığı, markaları oluşturan işaretlerin ortak olarak “...” ibaresini içerdiği, bu ibarenin tescil kapsamındaki emtia açısından ayırt edici vasfı bulunan bir ibare olduğu, bu ibarenin dava konusu marka başvurusunun ve her iki davalı markasının da asli ayırt edici unsuru olduğu, reddedilen emtianın tamamında taraf markaları arasında SMK m.6/1 hükmü bağlamında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2016 tarih ███████-696 Esas ████████ Karar sayılı kararı uyarınca; iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, bu yönden dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunun kısmen aksi yöndeki hukuki kanaatlerine itibar edilmediği, dava konusu marka başvurusunun 11.01.2021 tarihinde tescil başvurusuna konu edildiği, ██████████ ve ██████████ sayılı markaların 5 yıllık başvuru sürelerini doldurduğu, sair markaların ise 5 yıllık süreyi doldurmaması sebebiyle müktesep hak sağlayamayacağı, ██████████ sayılı markanın tescil sınıfının 27. sınıf olduğu ve çekişme konusu emtiayı içermediği görülmekle müktesep hak sağlamayacağı, nihayeten ██████████ sayılı markanın ise “...” ibaresinden oluşmakta olup davaya konu markada bu esaslı unsurun korunmadığı ve müktesep hak sağlamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, dava konusu markanın slogan markası olduğunu, davalı markasıyla karıştırılma ihtimali yaratmayacağını, markalar arasında karşılaştırma yapılırken her iki markanın da bir bütün olarak bıraktığı genel izlenime bakılması gerektiğini, 21. sınıfa giren sektördeki birçok kişi tarafından benzer ibarenin tescilli ve tescilsiz olarak kullanıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında davalı şirketin “...” esas unsurlu redde gerekçe markalarını dava konusu mallar ile benzer olan “yemek takımı” malları bakımından kullanımını ispatladığının tespit edildiği, dava konusu olan ve marka başvurusundan çıkartılan emtia ile redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan, kullanımı ispatlanan emtianın benzer olduğu, davacının marka başvurusu ile itiraza mesnet tescilli marka arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden, karşı tarafın tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile mesnet marka arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, davacının kazanılmış hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.