Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Sinai Sınai Fikri Hükümsüzlük Haklar Layihalar Marka İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka Kararı İptali, HükümsüzlükTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2021 tarih ve ████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkili şirketin ██████████, ██████████ sayılı ve "...", "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, ██████████ kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkili şirketin hidrolik ve pnömatik bağlantı elemanları sektöründe 1987 yılından beri faaliyet gösterdiğini, öncü firmalardan olduğunu, davalının dava konusu marka başvurusunun esaslı unsurunun ... ibaresi olduğunu, müvekkilinin markalarının esaslı unsurunun ise ...ibaresi olduğunu, ancak markalarında yer alan ... ibaresinin ayrı yazılması nedeniyle tarafların markalarında yer alan ... ibarelerinin aynı olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış marka olduğunu ve davalının marka başvurusunun tescili halinde davalının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız ve kötüniyetli bir şekilde faydalanacağını, davacının tanınmış markalarının varlığına rağmen davalının dava konusu marka başvurusunu yapmış olmasının davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini ve davalının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek YİDK’nın 2019-M-5156 sayılı kararının iptali ile davalının ██████████ başvuru numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı cevap vermemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı marka başvurusu kapsamındaki 07, 35. Sınıftaki mal ve hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında yer mal ve hizmetleri ile aynı/benzer/ilişkili olduğu, başvuru standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların ",...", "..." ibarelerinden oluştuğu, dava konusu marka ve davacı markalarına bakıldığında hem görsel farklılığın bariz olarak gerçekleştiği ve hem de bütüncül bakış açısıyla markaların kavramsal ve işitsel bağlamda farklılığının oluştuğunun görüldüğü, dava konusu marka kapsamında yer alan emtianın bir kısmı hariç çoğunluğunun kullanıcılarının endüstriyel kullanıcılar olduğu, farkındalık düzeyi yüksek bir tüketici grubu olduğu, dava konusu YİDK’nın 2019-M-5156 sayılı ret kararının yerinde olduğu, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirket başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markası ile davalının başvurusunun kapsamının benzer olduğunu, ayrıca markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olduğunu, davalının markasının esas unsurunun FER ibaresi olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmışlığı hususunda sektörel değerlendirme yapılması gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunun sabit bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, marka kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...." ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet "..." ibareli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden, karşı tarafın tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayacağı, 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşmadığı, diğer yandan taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı için tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirket başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin ispat bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.