Anahtar kelimeler: Şans Oyunlar Oyunları Test Başta Sertifika Bam Esaskarar Sinai Sınai

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka Hakkı İhlâliTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2025 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin, başta oyunlar ve şans oyunları ile ilgili test, sertifika, danışmanlık hizmetleri gibi alanlarda faaliyet gösterdiğini, ... ibareli uluslararası birçok tescili bulunmakla birlikte, ...marka tescilinin bulunduğunu, ... Üniversitesini kurduğunu, ... internet sitelerinin olduğunu, ... ibareli ticaret ünvanını uzun yıllardır kullandığını, müvekkilinin markası ile davalının kullanımlarının aynı ve ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, markaların aynı tür ve benzer malları kapsadığını, davalının, basiretli tacirden beklenen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve kötüniyetli olduğunu, davalı kullanımlarının, müvekkili marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının ██████████ sayılı ..., ██████████ sayılı ...ibareli marka başvurularının YİDK tarafından reddedildiğini, davalının söz konusu ret kararlarını mahkemeye taşıdığını, ancak davanın reddedildiğini, davalının ██████████ sayılı ...ibareli marka tescil başvurusu yaptığını, bu başvurusunun da reddedildiğini, davalının söz konusu ret kararını mahkemeye taşıdığını, Ankara 2.FSHHM’nin ███████ E sayılı dosya kapsamında davanın devam ettiğini ileri sürerek davalının, web sitesi ve sosyal medya üzerinden müvekkili marka hakkına tecavüz teşkil eden kullanımlarının tespitinin yapılmasına, müvekkiline ait ██████████ sayılı marka tescilinden doğan haklarına vaki tecavüzün tespite, men ve ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı şirket markası ile müvekkili markaları arasında iltibas yaratacak şekilde benzerlik bulunmadığını, müvekkili şirketin ve davacı şirketin faaliyet sektörü ve markaların alanlarının birbirinden farklı olduğunu ve ortak hiç bir yönlerinin bulunmadığını, müvekkili şirketin özensiz davrandığını iddia etmenin dayanaktan yoksun, haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili firma tarafından, özellikle 2014 yılından bu yana sektörde aktif olarak “...” markasının kullanıldığını, davacının Türkiye’de hiç bir faaliyetinin bulunmadığını, davacının, 21.06.2018 tarih ve ██████████ sayılı “... ” ibareli markasının, müvekkili markasının kullanılmaya başlandığı tarihten sonra 01.11.2018 tarihinde tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "..." ibaresini markasal olarak ve ticari etki doğuracak şekilde kullandığı, davalının █████/2014 tarihinde ticaret sicil müdürlüğüne tescil edilerek kurulduğu, şirketin amaçları arasında; bilgisayar ve diğer elektronik cihazlar için oyun yazılımları geliştirmek ve yayınlamanın da bulunduğu, davalının "..." markası altında oyun motorları, dijital ve mobil oyunlar, simülasyon yazılımları ve ar/vr uygulamaları geliştirme ve yayınlama faaliyeti ile iştigal ettiği, ayrıca oyun geliştirme alanında eğitim hizmeti de verdiği, atölye çalışmaları ve seminerlerde bulunduğu, davalının söz konusu faaliyetlerinin davacı markası kapsamında yer alan "41.SINIF: Eğitim ve öğretim sağlanması; (BT) hizmetleri ve siber güvenlik ile ilgili seminerler, sınıflar, çalıştaylar ve eğitim oturumları organizasyonu ve düzenlenmesi hizmetleri; öğrenme sistemleri hizmetleri." hizmetlerine karşılık geldiği, davalının markasal kullanımlarına konu "... ..." ibaresi ile davacıya ait markayı oluşturan "... ..." ibaresinin görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer oldukları, "..." ibaresinin coğrafi kaynak belirttiği "..." ibaresinin ise "Uluslararası" anlamına gelen ve marka olarak algılanmayacak bir sözcük olduğu, buna göre; "..." ve "..." ibareleri arasında umumi intiba olarak ilgili tüketici kesimi nezdinde iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunduğu, davalının tespit edilen markasal kullanımları her ne kadar davacıya ait marka tescil başvuru tarihi olan █████/2018 tarihinden öncesine sirayet etmişse de, 4721 sayılı TMK m.2 hükmüne göre; herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı, davacı şirketin oyunlar ve şans oyunları ile ilgili test, sertifika, danışmanlık hizmetleri gibi alanlarda uzun yıllardır faaliyet gösterdiği, Ülkemizde davaya konu ██████████ sayılı markadan önceki tarihli tescilli markaları bulunmamakla birlikte davalıdan önce bir çok ülkede tescil edilmiş "..." ibareli garanti markalarının bulunduğu, davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin faaliyet gösterdiği alanda test sertifika ve danışmanlık hizmetleri veren davacıdan ve garanti markasından haber olmadığının ticari hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, bu itibarla davalının, davacı şirketin bahsi geçen garanti markası ile yüksek düzeyde benzer olan "...", "... ..." ve "... ..." ibarelerini davacının faaliyet alanında ve garanti markasının da tescil kapsamında yer alan hizmetler yönünden tescil ettirmek istemesinin iyiniyetli olduğu söylenmeyeceğinden söz konusu markaların tescil başvuruları bakımından davalı şirketin kötüniyetli olduğuna yönelik verilen mahkeme kararlarının kanun yolları aşamasından geçerek kesinleştiği, eldeki uyuşmazlıkta davalının tespit edilebilen en eski tarihli "..." ibareli markasal kullanımının 2017 yılında olduğu, söz konusu tarih itibariyle de davalının, davalının faaliyet gösterdiği alanda test sertifika ve danışmanlık hizmetleri veren davacıdan ve garanti markasından haber olmadığının ticari hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, dolayısıyla kötüniyetli olarak "..." ibareli markasal kullanımlarda bulunduğu ve bu nedenle "hukuka uygunluk sebebi" koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile, davalının, davacıya ait ██████████ sayılı marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerde bulunduğunun tespitine, tecavüz oluşturan eylemlerin men ve ref'ine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin, hükme esas aldığı bilirkişi raporunda yer alan teknik verileri yeterince irdelemeden, davacı iddialarını esas aldığını, müvekkili şirketin uzun yıllardır sürdürdüğü dürüst ticari faaliyetinin göz ardı edildiğini, müvekkilinin “...” ibaresini ilk defa 2014 yılında alan adı olarak tescil ettirdiğini, aynı yıl bu ibareyi ticari markalama unsuru olarak kullanmaya başladığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 19/2. maddesi kapsamında koruma altına alınan dürüst kullanım hakkının hiçbir surette tartışılmadığını, tarafların faaliyet alanları, hedef kitleleri ve ticari çevreleri arasında hiçbir kesişme olmadığını, markaların birbirleriyle iltibas oluşturması olasılığının fiilen ve hukuken mümkün bulunmadığını, Ülkemizde hiç kullanılmayan bir markaya tanınmış marka muamelesi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kötüniyet bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni ve refi istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği, tescil başvurusu sırasında kötüniyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesinin de mümkün bulunduğu, Yargıtay HGK'nın 16.07.2008 gün ve ███████-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötüniyetli olarak kabul edildiği, diğer yandan tarafların aynı olduğu, somut uyuşmazlıkla ilgili esas olabilecek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.04.2024 tarih ve █████████ E.-█████████ K. sayılı ilamı ile davacı şirketin ██████████ başvuru numaralı "... ..." ibareli ve ██████████ başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurularının kötüniyetli bulunduğu yönünde karar verildiği, bu kapsamda somut olayda da davalının "..." ibaresini markasal olarak ve ticari etki doğuracak şekilde benzer sınıflarda kullandığı, davacının markası ile davalının kullanımı arasında iltibas bulunduğu, davacı şirketin oyunlar ve şans oyunları ile ilgili test, sertifika, danışmanlık hizmetleri gibi alanlarda uzun yıllardır faaliyet gösterdiği, Ülkemizde davaya konu ██████████ sayılı markadan önceki tarihli tescilli markaları olmasa da davalıdan önce bir çok ülkede tescil edilmiş "..." ibareli garanti markalarının bulunduğu, davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin faaliyet gösterdiği alanda test sertifika ve danışmanlık hizmetleri veren davacıdan ve garanti markasından haber olmadığının ticari hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davacı şirketin "...", "... ..." ve "... ..." ibarelerini tescil ettirmek istemesinin kötüniyetli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.