Anahtar kelimeler: Adıyla Manisa Ekipmanların Unvanının İbareli Alanda Çevre Markalarının İbareleri Gösterdiğini

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Manisa 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin iş güvenliği, çevre güvenliği ve işçi sağlığına ilişkin ekipmanların üretimini yaptığını, “... ... ... ...” ve “...” ibareli markalarının ve "..." ön ibareleri diğer markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkili ile aynı alanda “... ...” adıyla faaliyet gösterdiğini, “... ...” unvanının müvekkiline ait tescilli “...” ve "..." markaları ile karıştırılma tehlikesi arz ettiğini, davalının "..." ve "..." markalarını da müvekkili şirketin “... ... ... ...”, "..." ve "..." markası ile aynı nice sınıflarında tescil ettirdiğini, bu markaların müvekkilinin markası ile iltibas teşkil ettiğini, davalıya müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fillerini sonlandırması için ihtarname gönderildiğini, arabuluculuk görüşmelerinden olumlu sonuç alınamadığını ileri sürerek davalının müvekkiline ait marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine, tecavüzünün men'ine ve durdurulmasına, önlenmesine, bu ibarenin yer aldığı ürün, ambalaj, reklam, kartvizit, broşür gibi tüm yazılı belgeler ve tanıtım vasıtaları ile tabela ve yol kenarında ve sair alanlarda bulunan levhaların toplatılmasına ve imhasına, imha mümkün değilse üzerlerindeki markaların ve unvanın silinmesine, davalı adına tahsis edilen "...://.........../" internet alan adının davalı tarafından kullanımının önlenmesine, tahsisinin iptaline, terkinine, davalıya ait 2018/... başvuru numaralı "..." ve 2018/... başvuru numaralı "..." markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin çıkartılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." markalı poliüretan çizme üretip Türkiye'de ve yurt dışında satışa sunduğunu, "..." ve "..." markalarının tescillendiğini, müvekkilinin, davacının terkinini talep ettiği ‘...’ diye bir markasının mevcut olmadığını, "... ... ..." ibaresinin ise müvekkili firmanın ticaret ünvanı içerisinde yer aldığını, davacı tarafa ait olan markanın ise "..." ibareli marka olduğunu, müvekkiline ait ‘...’ ve ‘...’ ile davacıya ait ‘...’ markalarının ortalama bir tüketicinin algısı dikkate alındığında iltibas teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli █████████ sayılı "...", ██████████ sayılı "... ... ... ..." markalarının, davalı tarafından ticaret unvanı içinde ve markasal olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, davalının "......San. ve .... A.Ş." ticaret unvanı kullanımının unvansal kullanım sınırlarını aşarak davacının markalarından doğan haklarını ihlal ettiğinin kabul edilemeyeceği, davalının salt ticaret unvanını tescil ettirmesinin veya ticaret unvanını kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, davalıya ait "..........." sitesinde yer alan bir kısım görsellerde “... ...”, “...+... ...” ibarelerinin yer aldığı, site alan adı uzantısının “...” olduğu, davalının alan adı ve ... sitesi içeriğindeki kullanımların davalının tescilli markası olduğu, davalının kullanımında yer alan "..." ibaresinin bot, çizme anlamına geldiği, üretilen emtiayı belirleyen tanımlayıcı bir ibare olduğu, bu ibarenin kimsenin tekeline bıkarılamayacağı, davacı markalarında ve davalı kullanımında bulunan "..." ibaresinin çoklu anlamına geldiği, sektörde polyester, polythene gibi maddelerin kısaltması için yaygın olarak kullanıldığı, tarafların faaliyet gösterdiği iş güvenliği alanında ortalama tüketicilerin belli bir seviyenin üstünde dikkate sahip tüketiciler olduğu, davalının alan adı ve ... sitesi içeriğindeki “...”, “... + ... ...”, “... + ... ...” biçimindeki kullanımlarının davacı adına tescilli markalar ile karıştırılmaya yol açmadığı, dolayısıyla davalının alan adı ve alan adı içeriğindeki kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, davalının ticaret unvanı ve davacı adına tescilli "..." ibareli markalar arasında bulunan hem ibare hem şekil farklılıkları nedeniyle taraf markaları ve ticaret unvanı arasında iltibas bulunmadığı, davalı tarafın ticaret unvanını salt ticaret unvanı olarak kullandığı, markasal nitelikte kullanımının bulunmadığı, davalının ticaret unvanı ile davacı adına tescilli markalar arasında iltibas ihtimali doğmadığı, davalının ticaret unvanının terkinini koşullarının oluşmadığı, taraf markalarında şekil unsurlarının farklılığı, “.../...” ibaresinin görece düşük ayırt ediciliği, davalı markasında yer alan “...” ibaresinin varlığı ve “.../...” ibareleri ile bütünleşmesi, davacının ██████████ sayılı markasında esas unsurun “... ...” olması, markaların farklı konumlandırılması, markaların bütünsel olarak bıraktığı izlenimin farklı olması bakımlarından davacı markaları ile davalı markalarının farklı olduğu ve iltibas ihtimali bulunmadığı, davalının ticaret unvanı ile alan adı ve ... sitesi içeriğindeki kullanımlarının davacı markaları ile haksız rekabete yol açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmadığı, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı ticaret unvanının ve davalı adına tescilli davaya konu markaların, davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve kullanımlarının haksız rekabete neden olduğu iddialarına dayanan markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,04.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.