Anahtar kelimeler: Bati Batı Esaskarar Rekabetten Markasının Layihalar İstenmiş Ankara Sahibi Özeti

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: █████████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2026 Tarih ve █████████ Esas - ███████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili, müvekkili ...'nın "..." markasının sahibi olduğunu, müvekkili ... Şti.'nin ise "..." markasını, diğer müvekkili ...'dan lisans sözleşmesi ile kiralayan ve uzun yıllardır "..." markalı baharatların üretimini ve satışını yapan lisans sahibi bulunduğunu, davalının ise kendisini sosyal medyada diyetisyen olarak tanıttığını, instagram sayfasında bir markette "..." markalı baharat ürünleri reyonunun önünde çekmiş olduğu video paylaştığını, paylaşımda "kanser yapan baharatlar" ifadelerine yer verdiğini, paylaşımın 1.300.000 kişi tarafından izlendiğini, bu durumun müvekkillerini maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek, müvekkillerinin çok uzun yıllardır yoğun çaba harcayarak bugünlere taşıdığı "..." markasının ve markanın sahibi olan müvekkillerin, uğradığı manevi zararın ölçülebilir bir parasal karşılığı olmamakla birlikte "..." markasının marka değeri ve davalının fiilinin ağırlığı nazara alınarak müvekkilleri için ayrı ayrı 250.000,00 TL manevi tazminatın, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesiyle eklenen ve █████/2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5/A maddesine göre, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesinin yer aldığı, eldeki davanın, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat talebini içeren ticari dava olduğu, dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı bulunduğu, davacı vekiline, 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içerisinde sunması, aksi taktirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içerir meşruhatlı davetiye gönderildiği, gönderilen meşruhatlı davetiyenin █████/2026 tarihinde tebliğ edildiği, kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dosyaya sunulmadığı, davacı vekilinin █████/2026 tarihli beyan dilekçesi ile arabulucuğa başvurulmadığını da yazılı şekilde beyan ettiği gerekçesiyle dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın usulden reddine karar verilmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, zira karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2. maddesinde ''...Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur...'' hükmü uyarınca, yargılamanın yapıldığı mahkemeye göre 45.000 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini, dava dilekçesi ile her bir davacı için ayrı ayrı 250.000 TL talep edildiğinden ve davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı değil, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, davası usulden reddedilen her bir davacı için nisbi vekalet ücretini geçmeyecek şekilde ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca, "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." AAÜT'nin 10/3.maddesi uyarınca, manevi tazminat davalarının tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
Yine Yargıtay HGK.'nun 28.03.2014 gün ve 3013/4-738 E.-████████ K. ve 03.07.2013 gün ve 2013/3-12 E.-█████████ K. sayılı kararlarında da bildirildiği gibi birden fazla davacının vekili olarak birlikte dava açıldığı ve davada da aynı sebeple ret kararı verildiği durumlarda, mahkemece davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2026 gün ve █████████ Esas - ███████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 Sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin harç olarak alınan 8.538,75-TL harçtan mahsubu ile kalan 7.806,75-TL karar ve ilam harcının davacılara iadesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 540,00-TL posta gideri, 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.542,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
8-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde davalıya iadesine,
9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!