Anahtar kelimeler: Telkini Olurken Gelmeyince Ablasının Ablasını Ablası Olduktan Tavsiyesi Yıldır Arayarak

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... ilinde faaliyet gösteren ve tüzel kişiliği haiz “... ... Kooperatifinin” ortağı olduğunu, davacının ablası ...'ın davalı kooperatife üye olduğunu, ablasının tavsiyesi ve telkini ile davacı da aynı kooperatife üye olduğunu, davacı yaklaşık 30 yıldır aynı adreste ikamet etmekte olup adresinin hiç değişmediğini, davalı kooperatife üye olurken ve de olduktan sonra üzerine düşen mali yükümlülükleri yerine getirdiğini, usulüne uygun şekilde davet edilen genel kurullara da katıldığını, Kooperatif ile ilgili olarak kooperatiften hiçbir bilgi, belge ve yazışma gelmeyince durumu öğrenmek üzere ablasını arayarak kooperatif hakkında bilgi edinmeye çalıştığını, kooperatifi defalarca arayarak bilgi almak istediğini, her defasında kooperatif başkanının vefat ettiğini, işlerin toparlanmasının ardından çağrılacağının söylendiğini, bunun üzerine tekrar ablası ile irtibata geçtiğini, ablası ...'ın davacıya aktardığı bilgiye göre; Kooperatif başkanı ...'un vefat ettikten sonraki süreçte ablası defalarca kooperatifi aradığı, adresine giderek bilgi almaya çalıştığı, kooperatif başkanının vefatından dolayı işlerin toparlanmasından sonra kendilerine bilgi verileceği, herhangi bir durumda davetiye ile çağrılacağı, beklemesi gerektiği vs söylendiğini, bir süre sonra tekrar kooperatifin iş yerine giden ...'ın kimseye ulaşamadığını, daha sonra da kooperatifin fesih aşamasında olduğunun söylendiğini, ... tarafından Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../ ... Esas sayılı dosyası ile kooperatif aleyhine aynı konuda dava açıldığını, ... 'ın beyanlarına göre kooperatifin başkanı ... iken bu kişi 2009-2010 yıllarında vefat ettiğini, ... Bey ile davacının o dönemde devamlı irtibat halinde olduğunu, aynı ... de davacının ..., kooperatif başkanı da il yöneticisi olduğunu, ... ... vefat ettikten sonra davacı defalarca kooperatife gittiğini, aradığını, bilgi almaya çalıştığını, ancak kendisine, işlerin toparlanma aşamasında olduğu yapılacak toplantılara çağrılacağı ve bilgi verileceğinin bildirildiğini, halbuki ... ...'ten sonraki kooperatif başkanı olan kişi ile süreçte defalarca karşılaşmalarına rağmen, kooperatifin faaliyetine devam ettiği, genel kurulların yapıldığı ve davacının ihraç edildiği konusunda hiçbir bilgi vermediğini, davacının hiçbir zaman kooperatiften ayrılma iradesi göstermediğini, sermaye iadesi almadığını ve istifa etmediğini, davacının aidat ödemesi bizzat kooperatif yönetiminin 'fesih aşamasındayız' şeklindeki hileli beyanlarıyla engellendiğini, temerrüdü yaratıldığını, davacı doğabilecek tüm aidat borçlarını mahkeme veznesine depo etmeye (tevdi mahalli) hazır olduğunu, davacının ablasından aslında kooperatifin hiçbir zaman fesih olmadığını, işlemlerine devam ettiğini duyunca gerçeği öğrenmek adına konuyla ilgili Antalya Valiliği-Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunduğunu, başvuru sonucu henüz davacıya tebliğ edilmediğini, ancak ablası ...'ın başvurusu sonucunda: Valilik Makamının oluru ile inceleme ve denetim başlatılmış “Ortaklıktan çıkarılma ile ilgili Kooperatifler Kanununun 16/1 ve Ana Sözleşmenin 14/2 maddeleri uyarınca tebligatların noter kanalıyla yapılmadığı tespit edilmiştir.1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16/1 ve Ana Sözleşmenin 14/2 maddesine aykırı işlem yapıldığı görüş ve kanaati ile “İnceleme Raporu Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir” denildiğini beyanla, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulü ile davalı kooperatifin davacı hakkında tesis ettiği usul ve yasaya aykırı ve/veya yok hükmünde olan ihraç kararının iptaline, davacının davalı kooperatifteki üyelik sıfatının kesintisiz olarak devam ettiğinin tespitine, ihraç kararı nedeniyle davacının mahrum bırakıldığı tüm ortaklık haklarının iadesine, dava sonlanıncaya kadar, davacının kooperatifteki payının/tahsis hakkının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve üye kayıt defterinden silinmesi işleminin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili tarafından aynı genel kurul kararının iptali istemli olarak Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas dava dosyasında davacı ... tarafından aynı dava sebeplerine dayalı olarak dava açıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce davacı vekilinin bu beyanı esas alınarak ilgili mahkemeye müzekkere yazılarak birleştirme hususunda muvafakat sorulmuştur.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyasında, Mahkememiz dava dosyası ile birleştirme talep edilmiş, ilgili Mahkemece "Her iki dosyanın davacıları farklı kişiler olup her bir davacı yönünden ihraç kararlarının usulüne uygun olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirileceğinden, davacılardan her biri hakkında verilen karar diğer davacıyı etkilemeyip aralarında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmadığından, tabii hakim ilkesinin adil yargılama hakkının temel ilkelerinden olması karşısında, birleştirme talebine muvafakat edilmemiştir." şeklinde belirtilerek birleştirmeye muvafakat verilmemiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
: Dava, ihraç kararının iptali, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.
HMK'nun 166/1 maddesi "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir..." hükmünü, aynı kanunun 166/4 maddesi ise "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda , bağlantı var sayılır" hükmünü içermektedir.
Somut olayda, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyası ile Mahkememizin .../... Esas sayılı dava dosyasında HMK 166/4. Maddesi kapsamında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, her ne kadar davacılar farklı olsa ve aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmasa dahi her iki dava dosyasında da aynı genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olarak aynı dava sebeplerine dayanıldığı her iki davanın birlikte görülmesinin usul ekonomisi ve yargılamanın sürüncemede kalmaması ilkelerine uygun olduğu hususu göz önünde bulundurularak ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirme kararı verilebileceğine ilişkin yasal düzenleme kapsamında dava dosyamızın önce açıldığı anlaşılan Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, ihtiyati tedbir kararının ilgili mahkemece değerlendirilmesine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin iş bu dava dosyası ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşıldığından HMK'nun 166.Maddesi gereğince dava dosyamızın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamanın birleşen dosya üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE ve esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
3-İhtiyati tedbir talebinin birleşen dosyada DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-Harç, masraf, ücreti vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, tarafların yokluklarında, esas hüküm ile birlikte gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Başkan ...
¸E- İmzalı
Üye ...
¸E- İmzalı
Üye ...
¸E- İmzalı
Katip ...
¸E- İmzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!