Anahtar kelimeler: İşbaşı Raporlu Rahatsızlığı Gittiğini Resmî Anadolu Yapmak Başladığını Net Tatili

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 5. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.08.2013 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, aylık ücretinin net 2.200,00 TL olduğunu, rahatsızlığı sebebiyle 14.07.2017 tarihine kadar raporlu olduğunu, 15.07.2017 tarihinin resmî tatil, 16.07.2017 tarihinin ise hafta tatili olması sebebiyle 17.07.2017 tarihinde işbaşı yapmak üzere işyerine gittiğini ancak davalının müvekkilini işe başlatmadığını, sebebinin ise uzun süreli rapor olduğunun bildirildiğini, davalının müvekkiline tazminatlarının ödeneceği belirtilerek birtakım evraklar imzalatmak istediğini ancak müvekkilinin imzalamayacağını beyan etmesi sebebiyle hiçbir ödeme alamadan işyerinden ayrıldığını, davalı işyerinde 08.00'de işe başlandığını, akşam ise 20.00-22.00 saatlerine kadar çalışıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, 2017 Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin ücretleri ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, davacının 19.07.2017 tarihinde işe gelerek kısa bir süre sonra işyerini terk ettiğini ve devam eden günlerde işe gelmediğini, davacının mazeretsiz olarak işe gelmemesi üzerine davacıya ihtarname gönderilerek iki gün içinde işbaşı yapması, devamsızlık için mazeret bildirmesi, aksi hâlde istifa etmiş sayılacağının bildirildiğini, işyerinde sürekli olarak fazla çalışma yapılmadığını, fazla çalışma yapılması hâlinde ücretinin ödendiğini, davacının kullanmadığı yıllık izinlerinin ise ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları doğrultusunda davacının 24.08.2013-31.03.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, davacının rahatsızlığı sebebiyle işe gelmediği, Kuruma bildirilen çıkış kodunun kod (22- diğer nedenler) olduğu, davalı işverenin bildirmiş olduğu çıkış kodu ile bağlı olduğu, davalının Kuruma bildirdiği kod ile cevap dilekçesindeki savunmasının örtüşmediği, bu hâlde iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmaksızın feshedilmesi sebebiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davalı ile dava dışı Şirket arasındaki acentelik ilişkisinin muvazaalı olduğu, bu sebeple dava konusu alacaklardan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; acentelik ilişkisinin muvazaalı olduğu, davacının temel ücretinin kabulünde hata bulunmadığı, fazla çalışma, hizmet süresi ve yıllık ücretli izin alacağına yönelik kabullerde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının acente çalışanı olduğunu, bu sebeple davalı Şirketin dava konusu alacaklardan sorumlu olmadığını,2. Davacının iş sözleşmesini kendi isteği ile sona erdirdiğini,3. Fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,4. Aylık ücretinin hatalı belirlendiğini,5. Ödenmeyen ücret ve yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, husumet, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, ücretin miktarı, fazla çalışma, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut uyuşmazlıkta davacı iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini ileri sürmüş; davalı ise davacının kendi iradesiyle işten ayrıldığını savunmuştur. Dinlenen davacı tanıklarının feshe ilişkin görgüye dayalı bilgileri bulunmamaktadır. Davalı tanığı ise davacının işe gelmemesi üzerine tutanak tutulduğunu, işe çağırıldığını ancak devamsızlığın sürdüğünü beyan etmiştir. .... Noterliğinin 20.07.2017 tarihli ve 21286 sayılı ihtarnamesiyle davacıya, devamsızlık yaptığı günler için mazeret bildirmesi ve tebliğ tarihinden itibaren 2 gün içinde işbaşı yapması, aksi hâlde istifa etmiş sayılacağı bildirilmiştir. Davacının ihtarname sonrasında da işe gelmediği ve herhangi bir mazeret bildirmediği sabittir. Davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine dair bir iddiası da bulunmamaktadır. Bu itibarla iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiği davacı tarafça ispat edilememiş olup devamsızlık yoluyla iş sözleşmesini fiilen sona erdiren davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken aksine hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.3. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fazla çalışma ücretine ilişkin olarak 24.08.2013-30.04.2014 tarihleri arasındaki dönem yönünden, davacı tanığı ... beyanına itibar edilerek hesaplama yapılmıştır. Buna göre davacının haftanın 3 günü çalışmasının 22.00'ye kadar sürüğünün kabulü ile hesaplama yapılmış ise de tanık beyanı incelendiğinde, bu dönemde davacının haftanın 3 günü değil 2 günü 22.00'ye kadar çalıştığının kabulü gerekmektedir.Ayrıca bilirkişi raporunda 01.12.2015-17.07.2017 tarihleri arasındaki dönem yönünden davacı tanığı ... beyanına itibar edilerek hesaplama yapılmıştır. Ne var ki tanığın, davacının işten ayrıldığı tarihte başka bir şubeye nakledildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla tanığın davacı ile hangi dönemler arasında aynı şubede çalıştığı tespit edilerek beyanına yalnızca bu dönemler yönünden itibar edilmek suretiyle hesaplama yapılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra bilirkişi raporunda davacının kullandığı yıllık ücretli izin günleri dışlanmaksızın fazla çalışma ücretinin hesaplanması da hatalı olmuştur.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.