Anahtar kelimeler: Rusyada Aşnde Usdye Edebildiğini Esasında Satımdan Tekabül Faturada Cihazların Cihazları

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;İSTEM
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının Rusya'da yerleşik bir şirket olduğunu, 01.02.2024 tarihinde taraflar arasında biranlaşma imzalandığını, sunulan faturada belirtilen cihazların satın alınması konusundaanlaştıklarını, davacının belirtilen sözleşme ve bu sözleşme uyarınca gönderilen fatura esasındabelirlenen 65.128,31 USD tutarı davalının .... Bankası AŞ'nde bulunan banka hesabınayatırdığını ancak davalının taraflar arasında sözleşme uyarınca, belirlenen cihazları kısmen teminedebildiğini, toplam değeri 13.057,79 USD'ye tekabül eden ürünlerin temin edildiğini, geri kalanürünlerin ise temin edilemediğini, bakiye tutardan sadece 36.449,36 USD'yi iade ettiğini, geriyekalan 15.621,16 USD’nin ise davalı tarafından iade edilmediğini, tarafların tacir olduğu hususudikkate alındığında, davalının el koyduğu tutar ile ilgili olarak müvekkile faiz ödemesi gerektiğini,davalının ödediği tutardan 36.449,36 USD'yi █████/2024 tarihinde ödediğini, bakiye iadeedilmeyen tutara bu tarihten itibaren temerrüt faizinin uygulanması gerektiğini, 3095 sayılı kanunuyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizoranının uygulanması gerektiğini, kötü niyetli olarak davalı tarafından iade edilmeyen 15.621,00USD'nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD ile açılmış bir yılvadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile beraber davalıdan tahsil edilmesini, temerrütfaizi ile giderilemeyen zararlar bakımından munzam zararların tespitine, bu doğrultuda tespitedilecek munzam zararların davalıdan tahsil edilmesini, HMK madde 329 uyarınca, avukatlıksözleşmesi ile kararlaştırılan vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, HMKmadde 329/2 uyarınca, kötü niyetli davalının disiplin para cezası ile mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.YANIT
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalının mücbir sebeple davacıya iade edilen ödemenin aracı banka tarafından, davalıya geri iadeedilmesi sonucunda bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilememesi sebebiyle-mücbir sebepledavacı tarafa söz konusu tutarın iade edilemediğini, davacı tarafın ödemenin sözleşmenin tarafıolmayan 3. bir kişiye yapılmasını talep ettiğini, davalının basiretli bir tacir olarak ödemenin iş busözleşmeye istinaden yapıldığına dair yazılı ve resmi bir belge istediğini ancak davalı tarafa böylebir belge vermediğini, davacıya iade edilmesi gereken bedelinin sözleşmenin tarafı olmayanüçüncü bir kişiye iade edildiği için, yasal mevzuat gereği ödemekle karşı karşıya kalabileceği vergitutarlarını dikkate alarak kesintili bir şekilde ödemeyi üçüncü kişiye yaptığını, davacının buduruma itiraz etmediğini, davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerindebırakılmasını, davacının davayı açmakta açıkça kötü niyetli hareket ettiğinden HMK madde 329/2gereği kötü niyetli davacının disiplin para cezasına mahkum edilmesine, vekalet ücreti olan2.500,00 USD’nin davacıdan tahsiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.KANITLAR VE GEREKÇE
:-Dava, taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan ticari satış sözleşmesi uyarınca sözleşme bedelinin davacı tarafça ödendiği ancak sözleşme kapsamında bir kısım malların teslim edilmediği iddiası ile teslim edilmeyen ürünlere ilişkin davacı tarafa iade edilmediği belirtilen bedelin davalıdan tahsili ile yine iş bu bedel kapsamında davacı tarafın munzam zararının bulunduğu iddiası ile munzam zarar bedelinin belirlenmesi ve tahsili istemine ilişkindir.-Mahkememiz dosyası ticari defterlerin incelenmesi, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak davalı tarafından dava dışı 3. Kişiye iade edildiği belirtilen miktarlar yönünden tarafların defter ve kayıtlarının irdelenmesi, ilgili miktar yönünden iade tarihi ve dava tarihi nazara alınarak aradan geçen süredeki enflasyon verileri ( Tefe-Tüfe-Üfe ), banka vadeli mevzuat faiz oranları (Merkez Bankası verileri ), döviz kurlarındaki değişiklikler, devlet tahvil faiz oranları, asgari ücret ve diğer yatırım araçlarının getiri bilgileri ile birlikte dava konusu alacağın bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması ve değerlendirilmesi halinde tahsil tarihlerinde asıl alacakla birlikte getirisinin ulaşabileceği miktarın hesaplanması, belirlenen bu miktar ile dava tarihine kadar işlemiş faizin karşılaştırılması ve bu doğrultuda rapor düzenlenmesi amacıyla mali müşavir bilirkişi ve bir hesap bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde Rusya'da yerleşik bir şirket olduğunun beyan edildiği,davacı tarafın 23.06.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebininolmadığı, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, bu husustakideğerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı,davalı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehinedelil niteliği taşıdığı,taraflar arasında akdedilen 01.02.2024 tarihli sözleşmede, davalı tarafın tedarikçi, davacıtarafın alıcı konumunda yer aldığı, iş bu sözleşme konusunun davalı tarafın davacı tarafa faturagereği olan mal olarak anılacak ekipmanları sağlayacağı, davacı tarafın iş bu ekipmanları kabuledeceği ve davalı tarafa ödeme yapacağı hususlarında olduğu, sözleşme bedelinin 65.128,31 USDolarak belirlendiği, iş bu sözleşme doğrultunda davalı tarafından davacı tarafa 01.02.2024 tarihli, 65.128,31 USDtutarlı 1 adet proforma faturayı düzenlediği,iş bu proforma faturasına istinaden davacı tarafın davalı tarafa 20.02.2024-07.03.2024-26.03.2024 tarihli olmak üzere toplam 3 adet ve 65.116,31 USD tutarlı ödeme yaptığı, iş bu ödemetutarının davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtları olduğu ve dosya muhteviyatına sunulan bankakayıtlarıyla teyit edildiği,davacı taraf, davalı tarafından 13.057,79 USD tutarında malın teslim edildiğini beyan ettiği, malteslimine ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı, iş bu tutarın hesaplamadan dışlandığı,davalı tarafın dava dışı 3. Kişi ... Co. Ltd. ’ne 19.07.2024 tarihinde 36.449,36USD tutarı ödeme yaptığı, iş bu ödeme tutarının davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtları olduğuve dosya muhteviyatına sunulan banka kayıtlarıyla teyit edildiği, iş bu tutarın hesaplamadandışlandığı,dosya muhteviyatına sunulan tüm belge ve bilgiler, ticari defter ve banka kayıtlarıyla hep birlikteyapılan tespit, inceleme ve değerlendirmede, davalı tarafından davacı tarafa iade edilmeyentutarın 19.07.2024 tarihi itibariyle 15.609,16 USD olarak hesaplandığı, davalı tarafın iş bu tutarıödediğini ispat etmesi gerektiği,yukarıdaki hesaplamalar çerçevesinde; 15.609,16 USD tutarındaki iade edilmeyen meblağın19.07.2024 tarihinden 27.02.2025 dava tarihine kadar alternatif yatırım araçlarındadeğerlendirilmesi sonucunda asgari 16.036,44 USD (USD vadeli faiz), azami 20.293,29 USD (asgariücret artışı oranı) seviyelerine ulaşabileceği, ortalama sepet getirisiyle ise 17.694,00 USDseviyesinde bir karşılık oluşacağının görüldüğü,bu kapsamda, mahkemenin faiz hesabı ile yatırım karşılaştırması yapılmasına dair talimatıuyarınca;yalnızca faiz işletilmesi durumunda alacağın 16.467,25 USD seviyesinde olacağı,ancak yatırım sepeti esas alınırsa aynı tutar 17.694,00 USD’ye ulaşacağı,Aradaki farkın 1.226,55 USD olduğu, bu fark davacının malvarlığı kaybı kapsamında alternatifyatırım zararı olarak değerlendirilebilir nitelikte olabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Mahkememiz dosyası 1 bankacı ve 1 bilişim alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek; davalının iddia ettiği şekilde davacıya iade edildiği belirtilen bedeller yönünden tahsilat yapılamamasından davacı tarafın kusurlu ve/veya ihmali davranışının bulunup bulunmadığı, tarafların bilişim sistemleri üzerinde inceleme yapılarak, davalının iddia ettiği şekilde taraflar arasındaki mail yazışmalarında davacı tarafından ödemeye ilişkin talimatların ve yukarıda yer verildiği şekilde bankacılık işlemlerindeki riskler yönünden davalı tarafından yapılan bilgilendirmelerin dökümlerinin çıkartılmasının istenmesine karar verilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; davalının 28.06.2024 tarihinde 52.070,52 USD tutarındaki parayı davacıya yollamış olduğu, 08.07.2024 tarihinde ise tutarın davalının hesabına iade edildiği, 09.07.2024 tarihinde davalının tutarın kendi hesaplarına geri geldiğini davacıya bildirmiş olduğu, davacının ise bu yazışmaya herhangi bir cevap vermemiş olduğu, davacının e-postaları; 10.06.2024 tarihinde davalının para iadesi için “paranın hangi temel sebeple başka bir şirkete gönderileceği gibi hususların belirtilmesi gerektiğini, proforma fatura alınması gerektiğini” davacıya bildirdiği, 06.08.2024 tarihinde davalının para iadesi için “Çin tarafınız ve Tayland tarafı tarafından onaylanıp, noter ve apostil işlemlerinin tamamlanarak, orijinal halleriyle İstanbul’daki ofisime gönderilmesi gerektiğini ifade ettim. Bu para işlemi için, Çin şirketiniz ile söz konusu Tayland şirketi arasında yazılı bağlantıyı gösteren resmi, orijinal belgeleri istedim. Ancak şu ana kadar bana hiçbir resmi belge göndermediler.” açıklamasını yapmış olduğu, para transferi konusunda davalı .... Ltd. Şti. nin üzerine düşen edimi yerine getirdiği, transferin gerçekleşmemesinin uluslararası konjonktürde Çin halk Cumhuriyetine yapılan havalelerde uygulanan kısıtlamalar ve/ veya davacı firmanın kendi bankasında yaşanan sorun kaynaklı olduğu, bu hususn davalı tarafından çözülmesinin beklenemeyeceği, davacı .... tarafından çözülmesi davalının geri ödemediği 15.609,16 USD tutarı davacıya iade etmesi yönünde takdir olması halinde bu tutar için dava tarihine kadar hesaplanan faiz tutarının 1.431,18 USD olduğu TOPLAM 17.040,34 USD (davalının talebine istinaden 3095 sayılı kanun çerçevesinde TCMB tarafından ilan edilen bankaların aynı döviz cinsi için uyguladıkları 1 yıllık mevduat faizi oranı üzerinden hesaplanmıştır.) daha önceki bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların değerlendirmesinin Sayın Mahkeme’nin takdiri olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacı tarafın hukuki nitelikte olmayan teknik itirazlarının değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesinin istenmiş, düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; davalının 28.06.2024 tarihinde 52.070,52 USD tutarındaki parayı davacıya yollamış olduğu, 08.07.2024 tarihinde ise tutarın davalının hesabına iade edildiği, 09.07.2024 tarihinde davalının tutarın kendi hesaplarına geri geldiğini davacıya bildirmiş olduğu, davacının ise bu yazışmaya herhangi bir cevap vermemiş olduğu, 10.06.2024 tarihinde davalının para iadesi için “paranın hangi temel sebeple başka bir şirkete gönderileceği gibi hususların belirtilmesi gerektiğini, proforma fatura alınması gerektiğini” davacıya bildirdiği, 06.08.2024 tarihinde davalının para iadesi için “Çin tarafınız ve Tayland tarafı tarafından onaylanıp, noter ve apostil işlemlerinin tamamlanarak, orijinal halleriyle İstanbul’daki ofisime gönderilmesi gerektiğini ifade ettim. Bu para işlemi için, Çin şirketiniz ile söz konusu Tayland şirketi arasında yazılı bağlantıyı gösteren resmi, orijinal belgeleri istedim. Ancak şu ana kadar bana hiçbir resmi belge göndermediler.” açıklamasını yapmış olduğu, davalının iade ettiği tutarda davacının ifade ettiği gibi ithalat bedeli yazdığına dair bir ifadenin tespit edilemediği, iade swiftinin başında bulunan ... ifadesinin ithalat bedeli anlamına gelmediği, para transferi konusunda davalı ... Ltd. Şti. nin üzerine düşen edimi yerine getirdiği, transferin gerçekleşmemesinin uluslararası konjonktürde Çin halk Cumhuriyetine yapılan havalelerde uygulanan kısıtlamalar ve/ veya davacı firmanın kendi bankasında yaşanan sorun kaynaklı olduğu, bu hususn davalı tarafından çözülmesinin beklenemeyeceği, davacı .... tarafından başka bir çözüm bulunması gerektiği, bulunması gerektiği, Mahkeme’nin takdiri davalının geri ödemediği 15.609,16 USD tutarı davacıya iade etmesi yönünde olması halinde bu tutar için dava tarihine kadar hesaplanan faiz tutarının 1.139,21 USD olduğu TOPLAM 16.738,37 USD (davalının talebine istinaden 3095 sayılı kanun çerçevesinde TCMB tarafından ilan edilen bankaların aynı döviz cinsi için uyguladıkları 1 yıllık mevduat faizi oranı üzerinden hesaplanmıştır.) Daha önceki bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların değerlendirmesinin Sayın Mahkeme’nin takdiri olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Yukarıda yer verilen açıklamalar, tarafların iddia ve savunmaları ve alınan bilirkişi raporları kapsamında Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı ile davalı arasında █████/2024 tarihli sözleşmenin akdedildiği, sözleşmede davalı tarafın satıcı, davacının alıcı sıfatına sahip olduğu, davalı tarafın sözleşme ile davacı tarafa faturagereği olan mal olarak anılacak ekipmanların tedarik ve satışının sağlanacağının kararlaştırıldığı, davacı tarafça sözleşme kapsamında sözleşme bedeli olan 65.128,31 USD ödeme gerçekleştirdiği sabit olup, işbu bu hususlarda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.-Davacı tarafın iddiası sözleşme kapsamında satış bedeli ödenmesine rağmen sözleşme kapsamında 13.057,79 USD tutarında mal teslim edildiği, yine 36.449,36 USD bedelin dava dışı 3. Kişiye davacının talimatı doğrultusunda iade edilmesine rağmen bakiye 15.621,16 USD'nin iade edilmediği hususlarına dayanmaktadır.-Davalı taraf ise iade edilmesi istenen bedeli iadeye hazır olduklarını, fakat davacı tarafça dava dışı 3. Kişiye ödemenin gerçekleştirilmesinin talep edildiğini, ancak mücbir sebeple tamamını iade edemediklerini, davacı tarafın ödemenin sözleşmenin tarafıolmayan 3. bir kişiye yapılmasını talep ettiğini, davalının basiretli bir tacir olarak ödemenin iş busözleşmeye istinaden yapıldığına dair yazılı ve resmi bir belge istediğini ancak davalı tarafa böylebir belge vermediğini, karşı karşıya kalabileceği vergitutarlarını dikkate alarak kesintili bir şekilde ödemeyi üçüncü kişiye yaptığını, bakiye edilen dava konusu miktarın kesintisinin yasal kesintilerden kaynaklandığını iddia etmektedir.-Taraflar arasında yukarıda belirtildiği şekilde satış akdi yapıldığı hususu ihtilafsızdır. Yukarıda değinilen uyuşmazlığın çözümü bakımından davacı alıcının borçlu temerrüdünün mü, yoksa davalı alıcının alıcı temerrüdünün mü sözkonusu olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.-Satış sözleşmelerinde alıcının borcu, sözleşmede kararlaştırıldığı biçimde satış bedelini ödemek ve kendisine sunulan satılanı devralmaktır (TBK m. 232/I). Satılanın satış bedeli ödendikten sonra veya ödeme anında devredilmesi gereken durumlarda alıcı temerrüde düşmesi halinde satıcı her hangi bir işlem gerekmeksizin sözleşmeden dönebilir (TBK m. 235/I).-Taraflar arasındaki satış sözleşmesine istinaden bedel ödeme edimini yerine getiren davacı alacaklı/alıcı'nın, temerrüde düşen satıcı/borçludan isteyebileceği seçimlik haklar ayrıca 6098.s.TBK'nun 125.m.sinde " Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir.-Bu kapsamda taraflar arasındaki satış sözleşmesi kapsamında davacı alıcının satış bedelini ödediği, ancak davalı satıcı tarafından yalnızca 13.057,79 USD tutarında mal teslim edildiği, kalan ürünlerin teslim edilmediği görülmektedir. Bu doğrultuda davacı alıcının seçimlik hakkı kapsamında kalan ürünlerin ifasından vazgeçerek bakiye bedelin iadesini talep edebileceği ve işbu kabul doğrultusunda davalı tarafın teslim edilmeyen ürün bedelleri yönünden bakiye 52.070,52 USD bedeli iade etmesi gerektiği sabittir.-Ancak davalı taraf davacının kusuru sebebiyle bedelin tamamını iade edemediğini, bu hususta bir kusurunun bulunmadığını, kesintiler nedeniyle 15.621,16 USD bedeli iade etmediğini ileri sürmektedir.-Burada alacaklı temerrüdü ile hukuki sonuçları üzerinde durulmasında yarar görülmektedir.-Alacaklının borçları ve temerrüdü genel olarak TBK m. 106 vd. maddelerinde özel olarak ise 232 ila 236. maddelerinde düzenlenmiştir. Alacaklının edimi kabul etmemesi, çoğunlukla sorumluluğuna yol açmamakla birlikte, bazen edimi kabul, alacaklı için bir borç da teşkil edebilmektedir. Alacaklı borçlu tarafından usulüne uygun yapılan ifa teklifini haklı bir nedene dayanmaksızın kabul etmez ise, alacaklı temerrüdü meydana gelir.-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. maddesinde ''Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur. Alacaklı, müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşerse, diğerlerine karşı da temerrüde düşmüş olur.", 107. maddesinde; "Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu hasar ve giderleri alacaklıya ait olmakı üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir" 111. maddesinde ise; ''Borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse borçlu, alacaklının temerrüdünde olduğu gibi, tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir'' düzenlemesi bulunmaktadır.-Tevdi mahalli tayini için, TBK 106 ve 107. maddesi gereği taraflar arasında alacak-borç ilişkisinin bulunması ve alacaklının temerrüde düşmesi ya da TBK 111. madde gereği borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle veya alacaklıdan kaynaklı diğer kişisel bir sebeple alacaklıya borcun ifa edilememesi gerekir.-Ülkemizin de tarafı olduğu Mal Satışlarına İlişkin Viyana Sözleşmesi’nin alıcının temerrüdü halinde satıcının “aynen ifa, tazminat ve sözleşmeden dönme” hak ve yetkilerinin bulunduğu kabul edilmektedir (Burcu Zengin Özgüçükparlak, Alacaklı Temerrüdü ve Satıcı Açısından Sonuçları, Oniki Levha, 2021, s.204). Buradan hareketle, gerek mehaz Kanun’daki yorum ve uygulamalar, gerekse uluslararası sözleşme dikkate alındığında, alıcıyı temerrüde düşüren satıcının, satılanın aynen devir ve teslim alınmasını alıcıdan asli edim olarak talep etmek suretiyle kendi edimini ifa yükümlülüğünden kurtulabileceği, en nihayetinde satıcının, satıma konu hisse senetlerini TBK 106. maddesi uyarınca tevdi mahalline tevdi ettirerek de kendi edimini ifa edebileceği kabul edilmelidir.-Yukarıda yer verilen raporlarda da yer verildiği üzere; taraflar arasındaki satış sözleşmesinin ileriye etkili olarak sona erdiği, davacı tarafın haklı ve geçerli sebeple teslim edilmeyen ürünlerin bedelinin iadesini talep ettiği, işbu konuda taraflar arasında mail yazışmalarının bulunduğu, davalı tarafın 28.06.2024 tarihinde 52.070,52 USD tutarındaki parayı davacıya yollamışolduğu, 08.07.2024 tarihinde ise tutarın davalının hesabına iade edildiği,09.07.2024 tarihinde davalının tutarın kendi hesaplarına geri geldiğini davacıyabildirmiş olduğu, davacının ise bu yazışmaya herhangi bir cevap vermemiş olduğu,10.06.2024 tarihinde davalının para iadesi için “paranın hangi temel sebeple başka birşirkete gönderileceği gibi hususların belirtilmesi gerektiğini, proforma fatura alınmasıgerektiğini” davacıya bildirdiği,06.08.2024 tarihinde davalının para iadesi için “Çin tarafınız ve Tayland tarafı tarafındanonaylanıp, noter ve apostil işlemlerinin tamamlanarak, orijinal halleriyle İstanbul’dakiofisime gönderilmesi gerektiğini ifade ettim.Bu para işlemi için, Çin şirketiniz ile söz konusu Tayland şirketi arasında yazılı bağlantıyıgösteren resmi, orijinal belgeleri istedim. Ancak şu ana kadar bana hiçbir resmi belgegöndermediler.” açıklamasını yapmış olduğu görülmektedir.-Bu doğrultuda her ne kadar davalı tarafça davacının ödeme talebinin dava dışı 3. Kişiye yapılmış olması nedeniyle kesintiler yapıldığı, işbu kesintiler yönünden garanti altına almak amacıyla eksik ödeme yapıldığı iddia edilerek borcun bulunmadığı iddia edilmiş ise de davalının ifa edilmeyen ürünler yönünden sözleşme kapsamında sebepsiz olarak zenginleştiği bakiye 52.070,52 USD bedeli davacıya iade etmesi gerektiği kuşkusuzdur.-Türk Borçlar Kanunu 111. Maddesinde de belirtildiği üzere borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle veya alacaklıdan kaynaklı diğer kişisel bir sebeple alacaklıya borcun ifa edilememesi tevdi mahali talebinde bulunulması ve bu doğrultuda ifa işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Davacı alacaklının borcun ifası yönünden sorumluluklarını yerine getirmemesi borcu sona erdiren bir sebep olarak kabul edilemeyecektir.-Davalı tarafça yapılacak kesintiler yönünden dayanak belge sunulmadığı gibi davalının da kabulünde olan iade borcu yönünden bedelin yediemine tevdi edilmediği, davacının tevdi mahalli tayini talebinin bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle davalı tarafın iade borcunun sona ermediği, iade edilmeyen bakiye 15.612,00 USD'nin davalı tarafında iadesi edilmesi gerektiği Mahkememizce kabul edilmiştir.-Davacı tarafın dava dilekçesinde munzam zarar talebinde bulunduğu görülmektedir.-Munzam zarar sorumluluğu kusura dayanan borçlu temerrüdünün hukukî bir sonucudur ve alacaklının zararının faizi aşan bölümüdür. Borçlu para borcunun vadesinde ödemediğinde (temerrüt) oluştuğunda sözleşme veya yasada belirlenen “gecikme faizi” ödeme yükümü altına girer. Bu durumda Türk Borçlar Kanunu 122. Maddesi uyarınca alacaklının mutlak ve tartışmasız bir zarara uğradığı kabul edilmektedir. O nedenle alacaklıya, uğradığı zararı ispat yükümü verilmeksizin, en önemlisi borçlunun kusuru olup olmadığı araştırılmaksızın yasa gereği kabul edilen zararı giderme hakkı tanınmıştır.-Munzam zarardan kaynaklanan tazminat borcunun doğması için aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusurudur. Farklı bir anlatımla, burada zararın doğmasına yol açan bir kusur ilişkisi aranmaz ve tartışılmaz. Sorumluluk için borçlunun temerrüde düşmedeki kusurunun varlığı asıldır. Kural olarak munzam zarar alacaklısı, öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağının varlığını, bu alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararını, zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür. Alacaklı, borçlunun temerrüde düşmekte kusurlu olduğunu ispatla yükümlü değildir. Borçlu ancak, temerrüdündeki kusursuzluğunu kanıtlama koşuluyla sorumluluktan kurtulabilir.-Bu kapsamda her ne kadar davacı tarafça munzam zarar kapsamında alacak isteminde bulunulmuş ise de alınan raporlarda da yer verildiği üzere davalı tarafın bakiye bedel yönünden █████/2024 tarihinde 52.070,52 USD tutarındaki parayı davacıya yollamışolduğu, █████/2024 tarihinde ise tutarın davalının hesabına iade edildiği,█████/2024 tarihinde davalının tutarın kendi hesaplarına geri geldiğini davacıyabildirmiş olduğu, işbu eylemlerde davalı tarafın doğrudan kusurunun bulunmadığı, davalı tarafın temerrüde düşmekte kusurunun bulunmadığı görülmekle, munzam zarara ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;-15.612,00 USD'nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanun uyarınca devlet bankalarının dolar cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 44.060,94-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve ıslah harcı olarak alınan 10.581,54-TL harcın mahsubu ile bakiye 33.479,40- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan 10.581,54-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 615,40 TL başvurma harcı, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 509,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 21.124,90-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%92,71) göre hesap edilen 19.586,12-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 16,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 20.016,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%92,71) göre hesap edilen 1.458,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 102.752,17-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 4.600,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%92,71) göre hesap edilen 4.264,93-TL'sinin davalıdan, 335,07-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır