Anahtar kelimeler: İnhisari Bam Sinai Sınai Müteveffa Fikri Başkan Katip Haklar Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, dava dışı müteveffa ... ve müvekkili arasında inhisari marka lisans sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin akdedildiği tarihte ...'nın müvekkili şirketin sahibi, ortağı ve müdürü olduğunu, ...'nın vefatından sonra mirasçı davalı ve diğer mirasçıların sözleşme konusu marka üzerinde hak sahibi olduğunu, sözleşme gereği müvekkili tarafından sözleşmede yer alan markaların kullanıldığını ve müvekkilince şirketin kurulduğu günden bu yana ... Et firması tarafından sözleşmede yer alan markaların ticari bilinirliğinin ve ayırt ediciliğinin artması için ticari hayatın gerektirdiği her türlü iş ve işlemin yapıldığını, ancak marka hakkı sahibi olan davalı tarafça bu giderlere yönelik hiçbir ödeme yapılmadığını, davacının markanın değerini arttırması nedeniyle doğan tazminat hakkının bugüne kadar ödenmediğini, davacı tarafından reklam ve tanıtım giderleri için yapılan son yıllara ilişkin toplam bedelin yaklaşık 4.881.665,41 TL olup davalılara ait hisse oranı olan %18,75'e göre ayrı ayrı ödeme yükümlülükleri bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin haklarını aramak için yapmış olduğu hukuki girişimlerin engellenmesi içir iş bu davanın açıldığını, davacının talebinde haklı olmadığını, yapılanların sözleşme gereği olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, garanti markaları hariç herhangi bir markanın kullanım hakkının, sözleşme ile bir başkasına devredilebileceği, SMK'nın 24. maddesinin 1. fıkrasının; "Marka hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilir." hükmünü haiz bulunduğu, davada dayanılan sözleşmenin; "Markalar Lisans Sözleşmesi" başlığı altında düzenlendiği, lisans verenin ..., lisans alanın ise ... Et ve Gıda Üretim Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti. (davacı) olduğu, sözleşmenin incelenmesinde; lisans alanın tazminat alacağı ya da markanın ticari bilinirliğini artırmasından ve diğer harcamalardan mütevellit herhangi bir alacak/tazminat talep edebileceği yönünde düzenleme yapılmadığının anlaşıldığı, öte yandan; dava dilekçesi, davacının yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına ve markanın ticari bilinirliğini artırmış olmasına rağmen, davalının markayı korumaya yönelik hiçbir girişiminin bulunmadığı, gerekli tedbirlerin almadığı şeklindeki soyut ifadelerden oluştuğu, davacı vekilinin, dava dilekçesinde belirttiği marka hakkı lisans sahiplerinin yükümlülüklerini yerine getirmeme noktasında soyut iddialarının somutlaştırılmadığı, somut deliller sunulmadığı, lisans verenin, lisans alanın sözleşmeye konu markanın ticari bilinirliğini ve ayırt ediciliğini artırması, devamlılığını sağlanması gibi markanın korunması ve hak ihlallerinin önlenmesi durumlarında tazminat yükümlüğü bulunmamadığı ve sözleşme serbestisi prensibi çerçevesinde taraflar arasındaki lisans sözleşmesinde de bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, taleplerin somutlaştırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere, müvekkili lisans alanın dava konusu markalar için yapmış olduğu harcamaları lisans verenden talep etme hakkına sahip olduğunu, yerel mahkemece bu konuda yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere markanın korunması için gerekli işlemlerin lisans alan tarafından da yapılabileceğinin düzenlendiğini, esas olanın lisans verenin kendisine ait markayı koruması için gerekli işlemleri yapması olduğunu, sözleşme ile müvekkili lisans alana da bu işlemleri yapma yetkisinin tanındığını, kaldı ki sözleşmede lisans alanın yapmış olduğu harcamaları lisans verenden talep edemeyeceğine dair bir hüküm de bulunmadığını, müvekkili davacı lisans veren davalının herhangi bir eylemde bulunmaması nedeni ile çok yüksek tutarlarda harcama yapmak zorunda kaldığını, markaların tanınırlığının artması için yapılan harcamaların da lisans veren tarafından karşılanması gerektiğini, yerel mahkemece verilen kararın gerekçesinde yargılama esnasında alınan bilirkişi raporlarına dayanılmadığı görülmekte olup yerel mahkemenin bilirkişi raporlarının neden hükme esas alınmadığını hiçbir şekilde açıklamadığını, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin tespiti hususunda da hataya düşüldüğünü ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: 1-Dava, inhisari marka lisans sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında dayanılan sözleşmenin isminin "Markalar Lisans Sözleşmesi" olduğu, sözleşmede lisans verenin ..., lisans alanın ise ...'nın sahibi olduğu ... Et ve Gıda Üretim Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti. olduğu, dosya kapsamında davacının marka hakkı lisans sahiplerinin yükümlülüklerini yerine getirmeme noktasında soyut iddialarının somutlaştırılmadığı, somut delillerin sunulmadığı, lisans verenin, lisans alanın sözleşmeye konu markanın ticari bilinirliğini ve ayırt ediciliğini artırması, devamlılığını sağlanması gibi markanın korunması ve hak ihlallerinin önlenmesi durumlarında tazminat yükümlüğünün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2- Ancak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinde; "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." hükmü bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta da, dava değeri olarak davacı tarafça şimdilik 1.000 TL gösterilmiş ve bu miktar dava sürecinde de ıslah edilmemiştir. Mahkemece de davanın reddine karar verildiği için davacı aleyhine yukarıda gösterilen hüküm uyarınca vekalet ücreti tayini gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2. maddesi göz önünde bulundurulmayarak mahkemece bu hükme aykırı şekilde vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde bulunmamıştır.
Bu durumda Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. - ███████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen, reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 1.000,00-TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi m.7/3 hükmü uyarınca 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
10-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine,
11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!