Anahtar kelimeler: Davaşirketin Niyetten Giyim Kurulabilmesi İhyası Açtığını Ederken Teşkilinin Uzak Memuru

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ
:█████/2026
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülen davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir kısım işcilik alacaklarının tahsili için ... aleyhine....İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, dava devam ederken davalı ... Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiye işlemlerinin başlatıldığını, İstanbul ...'nün şirketin tasfiye ile ticaret sicilinden terkin edildiğini mahkemeye bildirdiğini, aynı zamanda şirketin yetkilisi olan davalılardan tasfiye memuru ...'in, tasfiye süreci hakkında dava dosyasına bilgi vermeyerek hukuki iyi niyetten uzak davranışlar sergilediğini, ....İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile görülen derdest davada, mahkemenin ara kararı uyarınca taraf teşkilinin kurulabilmesi için tasfiye ve terkin edilen ... Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nün, TTK'nın 32. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, ...'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını ve yargı merci gibi hareket etmediğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memuru olduğunu, bu nedenle, yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin, yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkili tasfiye memurunun kötü niyetli hareket ettiğini ve derdest bir davadan haberdar olmasına rağmen tasfiye sürecini haksız yere sonuçlandırdığını ileri sürmekte ise de bu iddiaların, yasal dayanaktan yoksun olduğunu, tasfiye sürecinin TTK. hükümleri çerçevesinde eksiksiz ve usulüne uygun yürütüldüğünü, 6102 sayılı TTK'nın 536 ila 548. maddeleri kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri özenle ve mevzuata tamamen uygun biçimde yerine getirdiğini, davacının, yasal ilan sürelerinde alacağını bildirmediğini, kendi kusurundan yola çıkarak müvekkilini sorumlu tuttuğunu, davanın kabulüne karar verilmesi halinde, ihya kararının yalnızca.... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına münhasır ve bu dosyaya bağlı olası icra takipleriyle sınırlı biçimde tesis edilmesi gerektiğini, TTK m. 547/2 uyarınca müvekkili ...'in yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi halinde, şirketin herhangi bir aktif malvarlığının bulunmadığı gözetilerek, ek tasfiye işlemlerine ilişkin tüm masrafların, tasfiye memuru ücretinin, davacı tarafça mahkeme veznesine avans olarak depo edilmesine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde yürütülecek ek tasfiye işlemlerinin fiilen imkansız hale geleceğini, müvekkili tasfiye memurunun davanın açılmasına kendi kusuruyla sebebiyet vermediğini belirterek, davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla olağan tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." şeklinde düzenlenmiştir.
Bahsi geçen maddenin ikinci fıkrası uyarınca; tasfiyenin kapanmasından sonra alacaklıların alacağının tahsili istemli dava açması durumunda mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilirse tasfiye olunan şirketin sadece bu işlemlerin yapılması için yeniden tesciline karar verileceği hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça █████/2025 tarihinde.... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile işçilik alacakları istemli dava açıldığı, dava devam ederken davalı ... Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiye işlemlerinin başlatılarak tasfiyesinin tamamlandığı, son tasfiye memurunun davada taraf olarak gösterildiği ve böylelikle taraf teşkilinin sağlandığı, TTK'nın 547/2 maddesinin koşullarının oluştuğu hususları anlaşıldığından davanın kabulüyle, ek tasfiye kararının .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla sınırlı tutulmasına, davalı ...'nün ihyası istenilen şirketin terkininde kusuru bulunmadığından ve yasal hasım olarak davada yer alması gerektiğinden lehine ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayin edilmesine yer olmadığına, TTK'nın 285. maddesi uyarınca tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olmaları, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının kusursuz olduklarını ispatlamadıkları sürece müteselsil sorumluluklarını gerektirmesi, şirket adına açılmış dava bulunmaktayken tasfiyenin gerçekleştirilmesi ve TTK'nın 541. maddesi gereğince henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekliliği karşısında yargılama giderlerinin davalı tasfiye memuru üzerinde bırakılmasına ve atanan tasfiye memurunun şirketin son tasfiye memuru olması nedeniyle kendisine takdiren ücret tayinine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın KABULÜ ile;
...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ...'nin.... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ve bu dosyanın işlemleri ve infazı ile sınırlı olmak üzere İHYASI ile ek tasfiye işlemleri için ticaret siciline yeniden TESCİLİNE,
2-İhyasına karar verilen şirketin son tasfiye memuru olan ...'in (TCKN:...) TTK'nın 547/2 maddesi gereğince şirketi münferiden temsile yetkili olarak tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin son tasfiye memuru olması nedeni ile tasfiye memuru için takdiren ücret tayinine yer olmadığına,
3-İhya ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde TESCİL VE İLANINA,
4-Harç peşin ve yeterli alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-...'nün davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve yasal hasım konumunda olduğu anlaşıldığından bu davalı lehine yada aleyhine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 92,90-TL yargılama gideri ile 732,00-TL başvuru harcı, 732,00-TL peşin harç toplamı 1.556,90-TL yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın, karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra ilgili tarafa resen iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 341. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!