Anahtar kelimeler: Ekskavatörün Esaskarar Makinesinin Yazim Hmk Eksiklik Ankara Özetle Adet Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U NE S A S T A N R E D D İ)ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: Ankara 2. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2025ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████E., ████████K.DAVA
: AlacakKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili özetle
: Taraflar arasında 25.03.2023 tarihinde üç adet ekskavatörün (iş makinesinin) 3 aylık süre ile aylık 600.000 TL+KDV olmak üzere davalı şirketin Hatay ilindeki şantiyesinde çalıştırılmak üzere kiralanmasına dair sözleşme yapıldığını, söz konusu sözleşmenin 4.1. maddesi gereğince ‘’Kiracı Ekskavatörlerin aylık kira bedellerini her ay peşinen kiraya verenin banka hesabına nakden olarak ödeme yapacaktır.’’ hükmünün yer aldığını, ancak davalı şirket tarafından sadece kira sözleşmesinin başlangıç tarihi olan 25.03.2023 tarihinde 100.000,00 TL, 28.03.2023 tarihinde 200.000,00 TL, 06.04.2023 tarihinde 40.000,00 TL, 12.04.2023 tarihinde 200.000,00 TL olmak üzere kira bedelinden ve iş makinelerinin fazla çalıştırılmasından kaynaklı fazla mesai ücretlerinden sadece 540.000,00 TL (KDV dahil) ödendiğini, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, fesih gerekçesi olarak Hatay Valiliği (idare) tarafından iş verilmemesi olarak gösterildiğini, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında akdedilen makine kira sözleşmesinin 4.8.maddesinde iş makinelerine iş verilmemesi halinde kiracının kiraya verene tam kira bedelini ödemekle yükümlü olduğunu ve herhangi bir sebeple iş verilmemesi durumunda bu durumun kiraya verene karşı ileri sürülemeyeceğini, Türk Borçlar Kanunu uyarınca davalı şirketin erken ve haksız fesih nedeniyle tazminat sorumluluğu bulunduğunu, davalının kira sözleşmesini erken feshi nedeniyle iş makinelerinin boşta beklediğini, davalı şirketin talebi üzerine iş makinelerinin 18:00'dan sonra da haksız fesih tarihine kadar fazla çalıştırıldığını, fazla çalıştırılan sürelere ilişkin bedellerin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, iş makinelerinin kiraya verenin şantiyesine nakliye bedelinin kiraya veren tarafından karşılanacağını, ancak sözleşmenin kira süresi olan üç aydan önce feshedilmesi halinde hem gidiş hem de dönüş nakliye bedellerinin kiracı tarafından karşılanacağının belirtildiğini, davalı şirkete iş makinelerinin kira sözleşmesine uygun bir şekilde ve 3 adet iş makinesinin akaryakıt deposunun tam dolu (2.000 Litre/motorin) bir şekilde tesliminin sağlandığını, ancak davalı şirket tarafından hem kira sözleşmesinin erken feshedildiği hem de iş makinelerinin akaryakıt deposu boş bir şekilde bırakıldığını ve bu nedenle 3 adet iş makinesinin akaryakıt deposunun tam dolu bir şekilde müvekkili şirkete teslim edilmemesi nedeniyle iş makinelerinin akaryakıt bedellerinin davalıdan tahsilini talep ettiklerini öne sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla eksik ödenen kira bedellerinden şimdilik 10.000 TL, davalının sözleşmeyi haksız ve erken feshi nedeniyle şimdilik 10.000 TL, iş makinelerinin fazla çalıştırılmasından kaynaklı alacak olarak şimdilik 1.000 TL, iş makinelerinin akaryakıt bedelleri için şimdilik 1.000 TL, iş makinelerinin nakliye bedellerinden şimdilik 1.000 TL olmak üzere şimdilik toplam 23.000 TL'nin davalıdan temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili özetle
: Sözleşme konusu ekskavatörlerin Kahramanmaraş Türkoğlu'ndan Hatay'a getirtildiğini, daha sonra Hatay Valiliği tarafından iş verilmesi ile beraber müvekkili şirketin Hatay'da davacı şirketin araçları ve operatörleri ile işe başladığını, ancak daha sonraki süreçte Hatay Valiliği tarafından iş azaltımına gidildiğinden dolayı müvekkili şirketin mağdur olduğu ve iş yapamadığını, müvekkil şirketin, Hatay Valiliği tarafından iş verilmesi üzerine Hatay'da davacı şirketin araçları ve operatörleri ile işe başladığını, işe başladıktan sonra yaptırılan işin ardından parayı nakit olarak banka üzerinden davacı şirkete yatırdığını, davacı şirkete ait araçların 25.03.2023 tarihinde sözleşmenin imzalanması üzerine Hatay iline nakliye edildiğini, 20.04.2023 tarihine kadar çalıştığını, bu süreç için müvekkili şirket tarafından davacı şirkete toplam 540.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı şirket müvekkili şirketin ek mesai yaptırdığını ve mesai ücretinin bedelini ödemediğini iddia etmişse de davacı şirketin müvekkili şirket ile sözleşme yaptıktan sonra Hatay sınırlarında işe başlamasının ardından ... ile ayrıca bir anlaşma sağlayarak bu firmaya müvekkili şirket ile sözleşmede belirtmiş olduğu çalışma saatleri dışında ek mesai yaptığı ve ek mesai ücretlerini bu firmadan aldığını, davacı şirketin araçlarının müvekkili şirket tarafından belirli bir süre çalıştırıldıktan sonra Hatay Valiliği (İdare) tarafından iş azaltımına gidildiğinden müvekkili şirketin mağdur olduğunu, zira müvekkili şirketin araç ve operatörleri, personelleri ve cihazları ile beraber Hatay il sınırlarına gelerek burada en azından 3 ay iş yapacağını düşündüğünü ve sözleşmeyi de bu kapsamda 3 aylık olarak imzaladığını, idarece işte bir azaltıma gidileceği müvekkili tarafından öngörülemediği ve öngörülmesinin beklenemeyeceğini, müvekkil şirket tarafından ödenmiş olan bedelin sözleşmenin imzalanmasından (25.03.2023) Ramazan Bayramı arefesini (20.04.2023) kapsar şekilde olduğunu, zira araçların da bu süreçte çalıştırıldığını, daha sonrasında hem idarece iş azaltımına gidilmesi hem de araç operatörlerinin kendilerinin çalışmaması nedeni ile iş yapılamadığından dolayı araçların kullanılamadığı ve böylece müvekkili şirketin sözleşmeyi elinde olmayan ve önceden kestirilmesi mümkün bulunmayan nedenler ile feshetmek üzere davacı şirkete ihtar çektiğini, müvekkili şirketin fesih sebebinin tamamen önlenmesi ve öngörülmesi mümkün olmayan idarece iş azaltımına gidilmesi olduğunu ve bu durumun ne müvekkili şirketin kendisinden ne de herhangi bir personelinden kaynaklanmadığını, müvekkili şirketin idarenin kararı üzerine sözleşmeyi feshetmek için ihtar çektikten sonra davacı şirket ile görüşme sağlandığını ve araçların geldiği yere yani Kahramanmaraş Türkoğlu'na nakliyesi için anlaşmak üzere teklif sunduğunu, araçların Kahramanmaraş Türkoğlu'na nakliye bedeli 55.000 TL iken davacı şirketin araçları Ankara'ya nakletmelerini söylediğini, müvekkili şirketin bu teklifi kabul etmediğini, zira Ankara iline araçların nakliye edileceğine dair sözleşmede hüküm bulunmadığını, davacı şirketin hiçbir çözüm önerisine yanaşmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince
: "... taraflar arasında yazılı sürücülü iş makineleri kira sözleşmesi bulunduğu, davacının kira bedeli alacağı bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; aylık kira bedeli KDV dahil 708.000 TL olduğu 708.██████x 24 =566.400 TL davacının çalıştığı dönemde hak ettiği ücret olduğu, davacının ayrıca 31.03.2023 tarihli 18.172 TL mesai bedeline ilişkin fatura düzenlenmiş olup, bu bedel de davalı tarafça itiraza uğramadığından davacının çalıştığı döneme ilişkin 566.400+18.172= 584.572 TL davacının toplam hak ettiği ücret olduğu, davacıya yapılan toplam 540.000 TL'nin düşülmesiyle 44.572 TL bakiye kira bedeli alacağının bulunduğu, davacının erken fesih tazminat alacağı bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; davacının çalışamadığı ve kirasını alamadığı 2 ay için 708.000x2 = 1.416.000 TL kira bedeli hesaplanarak bu bedelden 307.740,00 TL operatör masrafı ve 60.000,00 TL makineler bakım ve onarım masrafı olmak üzere toplam 367.740,00 TL'nin düşülmesiyle 1.048.260 TL erken fesih tazminat alacağının bulunduğu, davacının akaryakıt bedeli alacağı bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; iş makineleri kira sözleşmesinin kiralama şartları bölümünde ''iş makinelerinin mazotu kiracıya aittir, iş bittiğinde yakıt deposu tutanaktaki veriler gibi teslim edilecektir.'' 27.03.2023 tarihli imza altına alınmış taraflarca imzalanmış makine teslim tutanağında '' 3 makine de Full geldi'' ibaresinin yer aldığı ancak dava dosyasında iş makinelerinin depolarının tam dolu olarak davacıya geri teslim edildiğine dair herhangi bir belge görülemediği, tanık anlatımlarıyla da bu hususun tam olarak tespit edilemediği, bu nedenle makinelerin teslim tarihi olan 27.03.2023 ile davalı tarafın sözleşmeyi sonlandırdığı 20.04.2023 tarihleri arasındaki Hatay ilindeki ortalama motorin fiyatının litresinin 21,15 TL olması dikkate alınarak 3 adet iş makinesinin akaryakıt deposunun tam dolu fiyatının 36.229,95 TL ( 21,15 TL x 1.713 litre) olduğu, böylelikle davacının akaryakıt bedeli alacağının 36.229,95 TL olduğu, davacının iş makinelerinden kaynaklı nakliye bedeli alacağı bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; davaya konu kira sözleşmesinin kiralama şartları bölümünde ''ekskavatörlere 3 aydan az iş verildiği takdirde hem gidiş hem dönüş dönüş nakliyeleri kiracıya aittir'' hususunun yer aldığı, davacının nakliye bedelini davalıdan almamış olduğu, belge sunulmaması halinde davalının cevap dilekçesindeki kabulü nazara alınarak 55.000 TL'nin nakliye bedeli alacağı olarak kabul edilmesinin isabetli olacağının belirtildiği, davacının fazla çalışmadan kaynaklı alacağı bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; davacının davalının talebiyle fazla mesai yaptığını kanıtlayamadığı sadece 18.172 TL bedelli fatura kapsamında yaptığı fazla mesai ücretine itiraz olmadığı bu bedelinde kira bedeli alacağına dahil edildiğinden bu alacak kalemi yönünden alacağının bulunmadığının belirlendiği, neticeten davacının talep artırım dilekçesi, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporları dikkate alınarak davanın kira bedeli, erken fesih tazminatı, akaryakıt bedeli, nakliye bedeli alacakları yönünden kabulüne, fazla çalışmadan kaynaklı alacak talebi yönünden ise reddine..." karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Feshin mücbir sebebe dayanmadığı, tamamen davalının menfaatine dayalı gerekçelerle müvekkili zarara uğratılarak sözleşmenin feshedildiği, mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporunda; iş makinelerinin çalışma süresinin 24 gün üzerinden hesaplandığı, bilirkişi raporundaki bu şekildeki değerlendirmeye davalı tarafından tek taraflı olarak tutulan tutanaktaki ifadeler ile yine davalı tarafından tanzim edilen ihtarnamedeki ifadelerin esas alındığı, iş makinelerilerinin taraflarına fesih bildiriminin yapıldığı 11 Mayıs 2023 tarihine kadar davalının tasarrufunda olduğu, diledikleri şekilde kullandıkları, bu hususta her ne kadar eksik kira bedellerinin ve erken fesih nedeniyle alacaklarının hesaplanmasında köklü bir fark oluşturmasa da ilk derece mahkemesi kararına ve bilirkişi raporuna karşı bu yönüyle itirazlarının bulunduğu, mahkemece alacaklarının yapılan mahsuplar nedeniyle eksik hesaplandığı, taraflar arasında akdedilen ve bilirkişi raporuyla tespit olunduğu üzere davalının haksız fesih nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığı, sözleşme gereği uygulanması gereken hükmün bilirkişi raporuyla da açıkça ortaya konduğu, bilirkişi raporunda mahsup edilen miktarların esas alındığı operatör maaşları ve müvekkiline maliyetinin çok yüksek tutulduğu, makinelerin aylık bakımı yönünden mahsup edilen miktarlar ile iş makinelerinin operatörleri için mahsup edilen miktarlar yönünden raporu kabul etmedikleri, mahsup edilecek olan tutarların asgari düzeyde tutulması suretiyle hesaplama yapılması gerektiği, davalının iş makinelerini fazla çalıştırdığını ve bedelini ödemediğini, dolayısıyla bu yönüyle de gerek mahkemenin kararını gerekse de bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davalının da ikrarında olan müvekkilinin iş yerinin bulunduğu Ankara iline yapılacak olan nakliye bedeli olan 150.000 TL üzerinden davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Cevap dilekçesindeki hususları tekrar ederek, sözleşmede herhangi cezai şart ya da sözleşme feshi sebebiyle tazminata ilişkin şart konulmamasına rağmen mahkemece erken fesih tazminatına hükmedildiği, bu yönde kurulan hüküm için bir gerekçelendirme dahi yapılmadığı, hesaplamanın hatalı olduğu, ifa edilmemiş hizmet karşılığında davacının sebepsiz zenginleşeceği, mahkemece sözleşmenin tamamındaki bedelden müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğu, davacı şirketin ek mesaiyi kanıtlayamadığı, depoların boş olduğuna ilişkin dosyada hiçbir delil bulunmadığı, müvekkilinin davacı tarafça düzenlenen faturayı reddettiği, idarece iş azaltımına gidilmesi durumunun davacı tarafça kabul edildiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, iş makinesi çalıştırılmasına dair hizmet alım sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkindir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ile davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-) Davacı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,2-) a)Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.b)Alınması gereken 80.883,27 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 20.220,81 TL harcın düşümü ile kalan 60.662,46 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan Üye Üye Katip