Anahtar kelimeler: Akdedildiğini Getirdiğini Yaptıklarını Uymadığını Ret Borcun Temin Takibe Kendilerinin Şartı

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI
:███████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
:Esastan RetİLK DERECE MAHKEMESİ
:Ankara 10. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
:████████ Esas, ████████ KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan takip üzerine taraflar arasında takibe konu borcun ödenmesini temin için sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme koşullarını yerine getirdiğini ancak davalıların sözleşmeye uymadığını, bir kısım ödeme yaptıklarını kendilerinin de kabul ettiğini, müvekkilinin bakiye kısmın tahsili için takibe giriştiğini, davalılarca haksız olarak takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının yurt dışında ortak iş yapma ve işleri geliştirme konusunda anlaştıklarını, davacının bu kapsamda bir miktar para verdiğini, kendilerinin ise teminat olarak 2.000.000,00 TL tutarlı çek verdiklerini ancak ortaklığın yürümemesi üzerine son bulduğunu, davacı tarafından davalı şirket aleyhine takibe girişildiğini, müvekkilinin kefil olarak imzaladığı 12.01.2013 tarihli sözleşme ile borcun yapılandırılması yoluna gidildiğini, sözkonusu sözleşmenin haciz baskısı altında yapıldığını, aşırı menfaat sağlandığını, iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, bu anlamda sözleşmenin geçersiz olduğunu, bir kısım ödeme yaptıklarını ancak bunların davacının hesaba katılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile protokolde davalı ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer almakta ise de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583 ve devamı maddelerinde kefalet sözleşmesinin geçerliliği sıkı şekil şartlarına tabi tutulduğundan ve protokolde anılan davalının el yazısı ile yazılmış bir kefil iradesinin olmadığı sabit olduğundan, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatının geçerli bulunmadığı, önceki takip, protokol, ifa uğruna edim olarak değerlendirilen ödemeler ve dava konusu yabancı para üzerinden yapılan takip tarihi esas alınarak dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olarak hazırlanan raporun hükme esas alındığı, davacı alacağının 358.057,63 USD olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, davalı ... … Ltd. Şti’nin ....İcra Dairesi’nin ██████████ takip sayılı dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takibinin 358.057,63 USD üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi uygulanmasına, hüküm altına alınan alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20’sine isabet eden ve takip tarihindeki TL karşılığı olan 189.555,70 TL inkar tazminatının davalı ... … Ltd. Şti’nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı ve özellikle somut olayda TBK'nın 583. maddesi uyarınca geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığı, kaldırma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıya başlatışan takibe vaki itirazın iptali istemi, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.