Anahtar kelimeler: Şantaj Kocaeli Süreç Edenin Görüşü Neticesinde Edilebilir Sonrasında İstanbul Mahkûmiyet
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Şantaj
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2016 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 27.01.2017 tarihli yerel mahkeme kararı kaldırılarak kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının gelen ihbar üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 23.09.2019 tarihli kararı ile açıklandığı kararının sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10.12.2024 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 03.02.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şantaj suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Suçun işlendiğine ilişkin somut delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık hakkında şantaj suçundan hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın isabetli olarak belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştirilen husus dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Mahkemesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!