Anahtar kelimeler: Hasarıyla Birikmesi Çökme Yükünden Statik Binadaki Çatısında Ziyade Halefiyet Aşırı

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
DAVA
: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) asıl ve birleşen davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI
:
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; Davacı --- Şirketi, sigortalısı olan---- ait ----- iş yerinin çatısında 27 Ocak 2022 tarihinde aşırı kar birikmesi sonucu meydana gelen çökme hasarıyla ilgili olarak; sigortalısına ödediği 1.575.687,48 Euro ve 306.800,00 TL tutarındaki tazminatın ardından yasal halefiyet hakkını kullanarak rücu davası açtığını, yapılan ekspertiz incelemeleri ve teknik raporlar sonucunda hasarın temel sebebinin kar yükünden ziyade binadaki statik hesap hataları olduğu ve bu hatalar nedeniyle davalılar ---- ile projeyi onaylayan----- Bölge Müdürlüğü' nün toplamda %40 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, bu doğrultuda davacı vekilinin arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması üzerine, davalıların kusuruna isabet eden toplam 630.274,99 Euro ve 122.720,00 TL' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca alacağın güvence altına alınması amacıyla davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati tedbir konulmasını dava ve talep etmiştir.
Birleşen ------ Esas, ---. Sayılı Dosyasında Davacı Vekili; Sigortalı firma tarafından sigortalanan işyeri, sigortalı işyeri----- hasarın █████/2022 tarihinde ------ ili genelinde başlayıp 10 gün boyunca etkili olan kar yağışı sırasında binanın çatısında biriken kar yükü sebebiyle █████/2022 günü yapıda yapmış olduğu gerilmelerden ve kolon kiriş birleşim noktalarının düşük taşıma kapasitesinden dolayı çelik kirişin guseden sıyrılması (gelen yükleri kolona aktaramaması) ve tüm çatı elemanlarının domino etkisi yaratarak çökmesi neticesinde meydana geldiği, hesap raporlarını hazırlayan firmaların ve bu rapora onayı veren kurumun %40 kusurlu olduğu tespit edildiğini, davalılardan ----- dava konusu hasara uğrayan binanın statik hesap raporunu hazırlayan firma olduğu söz konusu hesaplamanın hatalı olması nedeniyle dava konusu hasar önlenemez halde olduğunu, bu sebeple ----- sorumluluğunun açık olduğunu, davalı -----. Bölge olup söz konusu eksik rapora onay veren kurum olup yine diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, üçüncü davalı----- hesaplama olup tüm davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu eksper raporu ile sabit olduğunu, davalıların %40 kusuruna denk gelen toplam 986.582,73 EUR maddi tazminat alacağın ödeme tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan ve davalıya ait araç ve gayrimenkul kayıtları üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tebligat icra edilmeksizin ve teminatsız olarak HMK m. 389 ve m. 392 uyarınca ihtiyati tedbir konulmasını bununla beraber ---. Asliye Ticaret Mahkemesi -----Esas Sayılı dosya da aynı taraflar arasındaki aynı hasara ilişkin olduğndan usul ekonomisi açısından birleştirilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 06.10.2020 tarihinde, ---- Bölgesinde yer alan ------ ait mevcut yapılar üzerine, Çatı Uygulamalı GES Statik Raporu hazırladığı; hazırlamış bulunduğu Rapora onay almak üzere, 27.10.2020 tarihinde---- Üniversitesi Rektörlüğüne başvurduğu ve 28.10.2020 tarihinde ise adı geçen Kurumdan onay aldığı ...910 m rakıma göre 130 kg / m2 olarak alınması gereken kar yükünün, olağandan fazla kar yağma ihtimalini de göz önünde bulunduran müvekkilin, kar yükünü 135 Kg / m2 almak suretiyle hesaplamaları yaptığı ... kaldı ki, 30.09.2021 tarihinde yayınlanan güncel yönetmelikte ise bölgede beklenen kar yükünün, 95 Kg / m2 olarak belirlendiğini, meydana gelen kar yağışının ise beklenen kar yağışının çok üstünde bulunmasına bağlı olarak meydana gelen zarardan, müvekkili şirkete kusur isnat edilemeyeceği ... 8 gün boyunca yağan kar ve süreleri incelendiğinde, 60 cm olarak ölçülen karın, 10 cm” sinin buz ve 50 cm”inin ise kar şeklinde bulunduğunun tespit edildiği ve bu durumda ise kar yükü etkisinin 190 Kg / m2 olarak hesaplamalarda dikkate alınması gerektiği hesaplamalarda dikkate alınan kar yükünün; davacı tarafından 148,7 Kg / m2 olarak belirlenen kar yükü ile yönetmelikle 130 KG / m2 olarak belirlenmiş kar yükünden daha yüksek olduğunu, benzer şekilde ilgili yönetmelik kar yüküne, GES yükü ilave edildiğinde ise 146,2 Kg / m2 ( > 130 Kg / m2 * 16,2 Kg / m2 ) ye ulaşıldığı ve bu değerin ise etkili kar yükünün altında bulunduğunu, sonuç olarak meydana gelen hasarın, beklenenden çok daha fazla yağan kar yağışından kaynaklandığı ... müvekkil şirketin, GES hesaplamalarını fabrikanın tamamı için ve ---- şartnamesine uygun bir şekilde yaptığı, meydana gelen hasarın ise fabrikanın sadece bir bölümünde meydana geldiği, dolayısıyla meydana gelen hasarın; müvekkili şirketten hesaplamalarından değil, imalattan kaynaklanan bir hatadan da kaynaklanmış olabileceğinin değerlendirilmesi gerektiğini haksız davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ---- cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ----önceden alacağı tedbirlerle, meydana gelen zararı önleyebilecek iken kendi kusurlu davranışı ile dava konusu zarara sebebiyet verdiğini, davacının iddialarının ise soyut beyanlardan ibaret olduğu, ayrıca iddia olunan kusur oranının ise nasıl ve neye dayanılarak verildiğinin belli olmadığını, davacı tarafından işbu davada, kusur oranını %40 olarak belirtmiş ise de, müvekkili şirkete gönderilen rücu yazısında ise müvekkili sorumluluk oranının, % 10 olarak belirtildiğini, belirli belirsiz aralıklarla yağan yoğun kar yağışının tek seferde birikmediği, yağan ilk karlar birikip donduktan sonra yağan karların da benzer şekilde birikerek donduğunu, kar birikmelerinin ilerleyişini durdurmaktan imtina eden ----- kendi kusurlu eylemi ile dava konusu hasarlara neden olduğu, savunmaları ile devamında ise yetkisizlik sebebiyle davanın, usulden reddini, aktif husumet yokluğu ve müvekkilin taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddini, harç ikmali yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın, dava şartı yokluğundan reddini talep etmiştir.
Davalı ----- Şirketi yasal süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
Poliçe ve hasar dosyası dosyaya celp edilmiştir. Davacının dayanak eksper raporları incelenmiştir.
Davalı ---- dayanak yaptığı ---- Mühendisliği Bölüm başkanlığının █████/2024 tarihli raporu dosyaya konmuştur.
Meteoroloji Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2022 yılı Ocak ayı ----- ilçesindeki kar yağışına ilişkin raporlar ile yoğun kar yağışının afet kapsamında olup olmadığı, o tarihlerde bölgenin kar yüksekliğinin ne olduğu hususları sorulmuş, gelen cevap dosyaya konmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE
:
Dava konusu, asıl ve birleşen davada TTK 1472 maddesine dayalı, sigortacı tarafından işyeri paket sözleşmesi kapsamında ödenen hasar tazminatının davalıların rücuen tazmin talepli olduğu görülmüştür.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalı işyeri--- hasarın █████/2022 tarihinde ---- ili genelinde başlayıp 10 gün boyunca etkili olan kar yağışı sırasında binanın çatısında biriken kar yükü sebebiyle █████/2022 günü yapıda yapmış olduğu gerilmelerden ve kolon kiriş birleşim noktalarının düşük taşıma kapasitesinden dolayı çelik kirişin guseden sıyrılması ve tüm çatı elemanlarının domino etkisi yaratarak çökmesi neticesinde meydana geldiğini, esap raporlarını hazırlayan firmalar ve bu rapora onayı veren kurumun %40 kusurlu olduğunu 1.575.687,48 Euro + 306.800,00 TL sigortalısına ödendiğini belirterek 630.274,99 Euro + 122.720,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ----Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Sayılı davada, tarafların aynı olduğu, aynı hukuki sebebe ve aynı olaya dayanarak sadece tazminat miktarının fazla istendiği, %40 kusura denk gelen 986.582,73 EUR maddi tazminat için dava açılarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı--- vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin hazırladığı proje için ------ Üniversitesinden onay alındığını, yağış sonrası 26.02.2024 tarihinde ----- Üniversitesinden alınan raporda projenin yönetmeliğe uygun ve taşıyıcı elemanların yeterli olduğu sonucuna ulaşıldığını, projenin tamamının müvekkili tarafından hazırlanmasına rağmen hasarın sadece bir kısımda meydana geldiğinden imalattan meydana gelebileceğini, illiyet bağı olmadığını, yağan karın 1960'lı yıllardan sonra ilk defa bu şekilde yağdığını, mücbir sebep de mevcut olduğundan kusur yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle, mahkemenin yetkisiz olduğunu, husumetlerinin bulunmadığını, mücbir sebebin mevcut olduğunu, davacının kendisinin önceden tedbir alması gerektiğini, müvekkiline gönderilen yazıda %10 kusur belirtilmesine rağmen dava ile %40 kusurun istendiğini, tek seferde birikmediğinden davacının kusurlu olduğunu, 54 yıl sonra ilk kez böyle bir yağışın görüldüğünü, illiyet bağının mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
03.03.2026 havale tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle, davacı şirketin dava dışı sigortalısı---- 22.04.2022 tarihinde 875.000,00 Euro ve 22.06.2022 tarihinde 226.228,86 Euro olmak üzere iki ayrı hasar ödemesi yapıldığını, şartnamelerde dahi öngörülmeyen ve taraflarca önceden öngörülebilmesinin ise mümkün olmadığı değerlendirilen çok kuvvetli kar yağışı nedeniyle dava konusu hasarın meydana geldiği anlaşılmakla davalıl--- Statik Raporunu hazırlayan firma) ve ---- Müdürlüğü ( statik raporuna onay veren) ile --- (projenin uygulamasını gerçekleştiren firma) sorumlu tutulamayacaklarını, gerek meteoroloji Genel Müdürlüğü gerekse ----- Üniversitesi Öğretim üyesinin teknik incelenmesinde meydana gelen kar yağışının meteorolojik karakterli doğal afet kapsamında bulunduğunun değerlendirildiğini, sigortalının tazminat dava hakkı bulunmadığından halefiyet şartlarının gerçekleşmediğini beyan ederek tespit yaptıkları görülmüştür.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 13.05.2025 tarihli yazıda, 19.01.2022 tarihinden ay sonuna kadar sürekli kar örtüsünün bulunduğu, 26.01.2022 tarihinde ise kar örtüsü kalınlığının 50 cm'ye ulaştığı, 26 Ocakta ulaşılan 50 cm yükseklikteki kalınlığın ise Ocak 1968'de kaydedilen kar kalınlığından sonra en yüksek kar yüksekliği değeri olduğu, Genel Müdürlük kayıtları da dikkate alındığında ---- 2022 yılının Ocak ve Şubat aylarında meydana gelen yağışların meteorolojik açıdan sonuçları itibariyle meteorolojik karakterli doğal afet kapsamında değerlendirilebileceği, ekte yer alan meteorolojik hasar raporunda kar kaynaklı olay şiddetinin 04 çok kuvvetli olarak belirlendiği, kar yağışı nedeniyle ölü ve yaralılar bulunduğunu, çatılarda biriken kar yükü nedeniyle ev - işyeri - fabrika ---- tesisleri ile ahır vb yapıların çatılarının çökmesi sonucu maddi hasarlı zararlar meydana geldiği belirtilmiştir.
Dosya kapsamındaki ---- Üniversitesi Mühendislik ve ----Fakültesi 22.02.2024 tarihli Teknik Raporunda, ---- belirlenen kar yükü değerinin 130 kg/m2 olarak belirlendiğini, bu raporda ise 135 kg/m2'nin esas alındığını, bu değerin statik projenin üniversite onayına sunulan tarihteki güncel kar yüküne tekabül ettiğini, ---- sayılı güncel bir yönetmelikle beklenen kar yükünün 95 kg / m2 olarak belirlendiğini, ekspertiz raporundaki kar yükü belirlemesinin doğru bir yöntem olmadığını, karın beklemesinin de göz önünde bulundurularak 60 cm olarak belirlenen kar yüksekliğinin 10 cm buz ve 50 cm'nin yerleşmiş kar olarak değerlendirildiğinde kar yükünün etkisinin 190 kg/m2 olabileceğini, bilirkişi tarafından belirlenen 148,7 kg/m2 veya yönetmelik kar yükü değeri olan 130 kg/m2'den daha yüksek olduğunu, ayrıca yönetmeliğe 16,2 yükü eklendiğinde ulaşılan 146,2 kg/m2'nin de kar yükü değerinden düşük olduğunu, projenin yönetmelik ve şartnamelere uygun olduğunu, hasarın kar yağışı ile meydana geldiğini beyan ederek tespit yaptıkları görülmüştür.
Dosya kapsamında Eksperiz Raporunda özetle; özetle, çatının göçtüğü gün ve çökme anından 5 saat sonra yapılan hesaplamada, net kar yükünün 148,7 kg / m2 olduğu, anılan kar yükünün ise ---- şartnamesinde belirtilen 130 kg / m2 kar yükünden fazla olması nedeniyle çökmenin en etken nedeninin kar yükü olduğu, şartnamelerde verilen yüklerin karekteristik yükler olduğu, ancak hesap raporunda ise karekteristik değerler yerine, tasarım değerlerinin kullanılması gerektiği, tasarım yükünün ise :'--- tanımlandığı gibi, F = 1.4 x ölü yük + 1.6 x canlı yük formülü ile hesaplandığı, bu durumda hesap raporunda tasarım yükünün; 1.6 x 130 Kg / m2 = 208 Kg / m2 alınması gerekir iken, hesap raporunda bunun çok altında bir kar yükünün alınmış olması nedeniyle, proje firmasının da sorumluluğunun bulunduğu, olayın sebebinin, % 60' ının kar ağırlığı ve % 40 kusurun ise sorumlulukları oranında --- ( % 25 ) + ----( % 10 ) + % 5 ( -- statik hesap raporunu hazırlayan----olduğu belirtilmiştir.TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Dosya kapsamında davacı sigortacı tarafından sigortacının sigortalısı ----- 22.04.2022 tarihinde 875.000,00 Euro ve 22.06.2022 tarihinde 226.228,86 Euro olmak üzere iki ayrı hasar ödemesi yapıldığının dosya kapsamında bilirkişi raporuyla da tespit edildiğinden davacı sigortacının husumetinin mevcut olduğu görülmüştür.
Davacının sigortalı işyeri ---- hasarın █████/2022 tarihinde ---- ilinde 10 gün boyunca etkili olan kar yağışı sırasında binanın çatısında biriken kar yükü sebebiyle █████/2022 günü çökmesi sonucu oluşan hasar nedeniyle sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle asıl davada 630.274,99 Euro + 122.720,00 TL tazminat, birleşen davada bu tutarı arttırarak 986.582,73 EUR tazminat talep etmiştir.Davalılar ise kusurlarının olmadığını, mücbir sebebin mevcut olduğunu, yönetmelik ve şartnamelere uygun hesaplama ve üretimin yapıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı tarafından bilirkişi raporunda eksper raporunun incelenmediği ve değerlendirilmediği ileri sürülmüşse de raporda eksper raporuna, ----- raporuna ve ---- Üniversitesi teknik raporuna yer verilerek teknik olarak ---- Raporuna bilirkişilerce katılınmış olup mücbir sebep değerlendirmesi yapılmıştır. Bu kapsamda eksper raporunun incelenmediğine ilişkin davacı itirazı yerinde görülmemiştir.
Meteoroloji Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkereye istinaden gelen cevapta 26.01.2022 tarihinde ise kar örtüsü kalınlığının 50 cm'ye ulaştığı, 26 Ocakta çatı çökmesinden bir gün önce ulaşılan 50 cm yükseklikteki kalınlığın ise Ocak 1968'de kaydedilen kar kalınlığından sonra en yüksek kar yüksekliği değeri olduğu, Genel Müdürlük kayıtları da dikkate alındığında --- 2022 yılının Ocak ve Şubat aylarında meydana gelen yağışların meteorolojik açıdan sonuçları itibariyle meteorolojik karakterli doğal afet kapsamında değerlendirilebileceği belirtildiğinden illiyet bağı kapsamında değerlendirmenin yapılarak kar yağışının mücbir sebep veya beklenmeyen hal kapsamında bulunup bulunmadığının incelenerek sonuca varılması gerekmektedir. Mücbir sebep kapsamında kabul edilmesi halinde projenin yapımı - onaylanması - uygulanması fiili ile çatının çökmesi neticesi arasında illiyet bağı kalmayacağından davalıların sorumluluğuna gidilemeyecektir.
İlliyet bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında illiyet bağının mevcut olması, zararın eylemin bir neticesi olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın meydana gelmeyeceğinin kesin olarak bilinmesidir. Hiçbir hukuk düzeni mantık yasalarına göre mevcut olmayan illiyet yaratamaz. Mantık bakımından bu illiyete sonsuz zincir halinde neticeler bağlanabilir. Hukuki netice olarak zararın tazmin sorumluluğunun kabulü için, bir sebebe illi olarak bağlanan neticeler silsilesinin içinde hangi kesimin gerekli ve yeter olacağını belirlemek yine hukuk düzeninin görevidir---
Kusur sorumluluğunda, üç hâlde illiyet bağı kesilebilir. Bunlar, mücbir sebep ile zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurudur. Öğretide, illiyet bağını kesen nedenlerin bütün sorumluluk hâlleri için geçerli olduğu vurgulanmaktadır.
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.3.1987 tarih ve --- Esas, ---- Karar sayılı kararı da aynı doğrultudadır. İlliyet bağını kesen nedenler arasında gösterilen mücbir sebep sorumlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, borcun ihlaline mutlak olarak kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır ( ----. Mücbir sebep çoğunlukla yıldırım düşmesi, kasırga, deprem gibi bir doğa olayı olabileceği gibi bazen savaş, ihtilal, isyan gibi beşeri ya da sosyal bir olay, hatta ithal yasağı, kamulaştırma gibi hukuki bir olay da olabilir --- Beklenmeyen hâl ise sorumlu şahsın irade veya davranışından bağımsız olarak, herkese ödev yükleyen genel bir davranış kuralının veya sözleşmeden doğan bir borcun kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle kaçınılmaz surette ihlal edilmesine neden olan olaylardır--- Öğretide beklenmeyen hâl kavramı tesadüfe bağlı hâl, umulmayan hâl, kaza, kazara, fevkalade hâl olarak da adlandırılmaktadır (---
Görüldüğü üzere mücbir sebep ve beklenmeyen hâl kavramları, kusurdan bağımsız olmaları, önlenemez olaylar sonucu ortaya çıkmaları ve sorumluluğu etkilemeleri nedeniyle benzer iseler de birbirlerinden farklı kavramlardır. Öncelikle mücbir sebep yıldırım, kasırga, savaş vb. daha güçlü olaylar sonucu borcun ihlaline sebep olurken beklenmeyen hâl de bu derece güçlü ve yoğun olaylar söz konusu değildir. Diğer taraftan mücbir sebep illiyet bağının kesilmesi nedeniyle borçlunun sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırırken, beklenmeyen hâl her zaman borçlunun sorumluluğunu tümden ortadan kaldırmamakta bazı durumlarda kısmen sorumluluktan kurtarmaktadır. Mücbir sebep ile beklenmeyen hâl arasında öğretide yapılan diğer bir ayrım ise kaçınılmazlık üzerinedir. Gerçekten de mücbir sebep ve beklenmeyen hâl tanımlarından da anlaşılacağı üzere kaçınılmazlık her iki kavramın da birer unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak öğretide mücbir sebep için aranan kaçınılmazlığın mutlak olduğu beklenmeyen hâl için aranan kaçınılmazlığın ise nispi olduğu genel görüştür. Kaçınılmazlığın genel bir tanımı yapılacak olursa denilebilir ki kaçınılmazlık, önüne geçmenin imkânsız olduğu veya hangi önlem alınırsa alınsın, hangi boyutta dikkat edilirse edilsin oluşması engellenemeyen fiiller ve olaylardır. Genel olarak nitelendirmek gerekirse, kaçınılmazlık demek, vuku bulan olaya karşı koyulmazlık hâli ve her türlü tedbirin alınmasına rağmen gerçekleşmesi önlenemeyen ve objektif bir durumunun söz konusu olmasıdır. Öğretide belirtilen mutlak kaçınılmazlık hiç kimsenin ne kadar özen gösterirse göstersin, hangi tedbiri alırsa alsın borcun ihlalinin önlenemeyeceği bir durumu ifade ederken, nispi kaçınılmazlık aynı şartlar altında bulunması muhtemel, normal ve makul bir şahıstan beklenebilecek özen gösterilse, alınması gereken tedbirler alınsa dahi borcun ihlalinin meydana gelmesinin önlenmeyeceği bir durumu ifade etmektedir. Umulmayan hâlde söz konusu kaçınılmazlık sadece borçlu, sorumlu kişi yönünden olup, nisbî bir nitelik taşır. Oysa, mücbir sebepteki kaçınılmazlık borçlu da dâhil herkes yönünden mutlak bir nitelik taşır --
Dava konusu zarara sebebiyet verdiği ileri sürülen projenin yapımı tarihinde uygulanan standart niteliğindeki ----- Elemanlarının Boyutlandırılmasında Alınacak Yüklerin Hesap Değerlerine göre çatının yapıldığı yerde kar yükünün 130 kg/m2 olarak hesaplanarak buna göre çalışma yapılması gerektiğinin belirtildiği, davalı --- tarafından 135 kg/m2 olarak standardın üzerinde hesaplama yapılarak inşaa edildiği sabittir. Somut olayda sunulan teknik raporda belirtildiği üzere 190 kg/m2 kar yükü meydana geldiği anlaşılmaktadır. Eksper raporundaki hesaba göre 148,7kg7m2 kar yükü oluştuğu, her halükarda --- yönetmeliğine göre beklenen kar yükü ağırlığı olan 95 kg7m2 ve ---- için hazırlanmış statik projede kullanılan ---- yönetmeliğinde esas alınacak 130 kg/m2 lik sınırın çok üstünde kar yağışı olduğu anlaşılmıştır. Meteoroloji genel müdürlüğünün cevabi yazısı, standartların çok üzerinde bir kar yağışının meydana gelerek can ve mal zararlarına sebebiyet vermesi de gözetilerek davalılar tarafından projeye ilişkin aşamalarda yönetmelik, şartname ve standartlara göre öngörülmesi mümkün olmayan kar yükünün ve doğal afet niteliğindeki kar yağışının sadece davalılar yönünden değil bu işleri gerçekleştirenler tarafından da öngörülmesi mümkün olmadığından mücbir sebep kapsamında kabul edilerek statik projenin yapımı - onaylanması - uygulanması fiili ile çatının çökmesi neticesi arasında illiyet bağının kesildiği anlaşılmış; davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceğinden asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen ---Asliye Ticaret Mahkemesi ----. Sayılı davanın ayrı ayrı REDDİNE,
Asıl Dava Yönünden;
1-Alınması gerekli 732,00-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 364.934,05-TL'den mahsubu ile bakiye kalan 364.202,05-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından sarfedilen 37.426,00 TL' lik yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
5-Davalı ---- Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- Şirketi' ne verilmesine,
6-Davalı ---- Müd kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı --- Müd verilmesine,
Birleşen ----ATM' nin -----Dosyası Yönünden;
1-Alınması gerekli 732,00-TL harcın davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 589.692,84 TL' den mahsubu ile bakiye 588.960,84-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı vekili tarafından yatırılan 12,00 TL' lik yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
5-Davalı ----- Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----Şirketi' ne verilmesine,
6-Davalı ------ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine,
7-6325 sayılı Kanunun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile e-duruşma yolu ile katılan davalı --- vekili ile davalıa ----- vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!